İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2025/2447 Karar: 2026/3731 Tarih: 2026

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2025/2447 K.2026/3731

1. Ceza Dairesi 2025/2447 E. , 2026/3731 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/5 E., 2025/119 K. SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün on

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2025/2447 E. , 2026/3731 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/5 E., 2025/119 K. SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün on

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2025/2447 E. , 2026/3731 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/5 E., 2025/119 K. SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması Sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan hüküm yönünden; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ile bu suça yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. Sanık hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hüküm yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.10.2024 tarihli ve 2024/322 Esas, 2024/382 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 82/1-f, 35, 29, 62, 53, 58. maddeleri uyarınca 11... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.01.2025 tarihli ve 2025/5 Esas, 2025/119 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; bir kısım tanıklar dinlenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, kararın gerekçesiz olduğuna, sanığın öldürme kastı olmadığına, eylemin neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama olduğundan bahisle suç vasfına, haksız tahrikin derecesine, ceza miktarına ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükme esas alınan adlî raporların yeterli olduğu, eksik incelemenin bulunmadığı, kararın denetime elverişli şekilde yeterli gerekçe içerdiği, eylemin sanık tarafından kasten gerçekleştirildiğinin saptandığı, suçta kullanılan aletin nitelik ve elverişliliği, hedef alınan vücut bölgesi ve yaralanmanın boyutu, mağdurun kaçması ve yolda yaşanan kovalamacayı görmeleri üzerine duran tanıkların aracına binmesi üzerine sanığın eylemini devam ettirememesi hususları nazara alındığında eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı hususundaki şüphenin sanık lehine yorumlanmasıyla sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli, 2002/238 Esas ve 2002/ 367 Karar sayılı kararı ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren uygulamalarına göre haksız tahrik indiriminin asgari oranda yapılmasında isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR A. Sanık Hakkında 6136 Sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Hakkında Nitelikli Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.01.2025 tarihli ve 2025/5 Esas, 2025/119 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanık hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından istinaf başvuruları esastan reddedilmiştir. Mağdurun kaçması ve tanıkların araca binmesi üzerine sanığın eylemini sürdürememesiyle öldürme fiili teşebbüs aşamasında kalmıştır. Sanık müdafii öldürme kastı bulunmadığını, eylemin ağırlaşmış yaralama olduğunu ve haksız tahrikin derecesini ileri sürerek temyiz etmiştir.

Hukuki İlke: 6136'ya muhalefet suçundan kurulan hükmün, ceza tür ve miktarı ile esastan ret kararı gözetildiğinde CMK 286/2-a uyarınca temyize tabi olmadığı belirtilmiştir. Teşebbüs suçunda ise TCK 82/1-f, 35, 29, 62 uygulanmış; kullanılan aletin niteliği, hedef alınan vücut bölgesi ve mağdurun kaçarak kurtulması nedeniyle eylemin öldürmeye teşebbüs olarak doğru nitelendirildiği, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı hususundaki şüphenin sanık lehine yorumlanarak haksız tahrik indiriminin asgari oranda uygulanmasının isabetli olduğu; bu değerlendirmede Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli ve 2002/238 Esas, 2002/367 Karar sayılı kararına dayanılmıştır.

Uygulama Sonucu: 6136 suçundan temyiz istemi CMK 298/1 uyarınca reddedilmiş; öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hüküm ise temyiz istemi esastan reddedilerek CMK 302/1 uyarınca onanmıştır.

Dava Strateji Notu: Öldürmeye teşebbüs ile neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama ayrımında; kullanılan aletin öldürmeye elverişliliği, hedef alınan bölge ve failin eylemi kendi iradesiyle mi yoksa engelle mi tamamlayamadığı belirleyicidir. Haksız tahrik indiriminin asgari oranda uygulanması yerleşik içtihada dayandığından, daha yüksek oran talebinin güçlü somut gerekçe gerektirdiği gözetilmelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla