İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2025/273 Karar: 2025/6046 Tarih: 2025

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2025/273 K.2025/6046

1. Ceza Dairesi 2025/273 E. , 2025/6046 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/312 E., 2022/236 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Ka

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2025/273 E. , 2025/6046 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/312 E., 2022/236 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Ka

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2025/273 E. , 2025/6046 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/312 E., 2022/236 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Adana 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.04.2016 tarihli ve 2014/274 Esas, 2016/292 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 15.09.2020 tarihli ve 2020/6730 Esas, 2020/10755 Karar sayılı ilâmı ile özetle; kısa kararın açıklandığı celsede Adana Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılan ve savunmasının alındığı 05.01.2016 tarihli celsede duruşmadan bağışık tutulmak isteyip istemediği sorulmayan sanığın son celseye getirtilmeden ya da SEGBİS sistemi aracılığıyla duruşmada hazır edilmeksizin hakkında mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, müştekinini yaralanmasının yüzünde sabit ize neden olup olmadığı hususunda ek rapor aldırılmadan, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken en ağır cezayı içeren mahkûmiyet hükmünün tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, sanığın adli sicil kaydında yer alan ve daha az cezayı içeren mahkûmiyet hükmünün tekerrüre esas alınması,5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedenleriyle bozulmasına ve sanığın kazanılmış hakkının, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca dikkate alınmasına karar verilmiştir. 2. Adana 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.02.2022 tarihli ve 2020/312 Esas, 2022/236 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 62, 53, 58. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; dava zamanaşımı süresinin dolduğuna, eksik araştırma ile karar verildiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükme esas alınan adlî raporun yeterli olduğu, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 87/1-d-son maddesi kapsamında kalması, aynı Kanun'un 66/1-d maddesi uyarınca olağan dava zamanaşımı süresinin 15 yıl, 67/4. maddesi uyarınca olağanüstü dava zamanaşımı süresinin 22... ay olması karşısında, sanık hakkında olağan ve olağanüstü dava zamanaşımı sürelerinin dolmadığı anlaşıldığından hükümde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanık hakkında bozma öncesi kurulan hükümde adlî sicil kaydında bulunan Adana 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.10.2007 tarihli ve 2007/462 Esas, 2007/711 Karar sayılı 1 yıl 11... gün hapis cezasına ilişkin ilâmının tekerrüre esas alındığı, sanığın daha ağır cezayı içerir Adana 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.11.2007 tarihli ve 2007/575 Esas, 2007/725 Karar sayılı ilâmı ile verilen 3 yıl hapis cezasının tekerrüre esas alınması gerektiği belirtilerek 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkı gözetilerek hükmün bozulmasına rağmen bozma sonrası kurulan hükümde tekerrüre esas alınacak ceza süresi yönünden sanığın kazanılmış hakkının gözetilmemesi hukuka aykırı ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. IV. KARAR Gerekçe başlığı altında (2) nolu paragrafta açıklanan nedenle Adana 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.02.2022 tarihli ve 2020/312 Esas, 2022/236 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulandığı paragrafın hükümden çıkartılarak yerine "Sanığın, tekerrüre esas mahkumiyetlerinden en ağır ceza hükmünü içeren Adana 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.11.2007 tarihli ve 2007/575 Esas, 2007/725 Karar sayılı ilamı ile hükmolunan 3 yıl hapis cezasına ilişkin mahkûmiyetinin tekerrüre esas alınmasına, sanık hakkında hükmolunan cezanın 5237 sayılı Kanun'un 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca da, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.06.2011 tarihli ve 2011/2-60 Esas, 2011/126 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği üzere, 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesi uyarınca mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverme süresine eklenecek miktar bakımından, Adana 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.10.2007 tarihli ve 2007/462 Esas, 2007/711 Karar sayılı ilâmındaki 1 yıl 11... gün hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün dikkate alınmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla