Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2025/3 E. , 2025/7311 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/219 E. 2024/317 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürme HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1 ve 307
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2025/3 E. , 2025/7311 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/219 E. 2024/317 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürme HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1 ve 307/3. maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 /1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1.maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1.maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanıklar ... ve ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Bozma üzerine; Silifke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2022 tarihli ve 2021/395 Esas, 2022/200 Karar sayılı kararının katılanlar , ..., ....... vekili, sanıklar ... ve ... müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 15.02.2024 tarihli ve 2022/11245 Esas, 2024/997 Karar sayılı kararı ile; sanıklar hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiği yönünden bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir 2.Silifke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.09.2024 tarihli ve 2024/219 Esas, 2024/317 Karar sayılı kararı ile; sanıklar ... ve ... hakkında maktul ...'e karşı nitelikli kasten öldürme suçundan ayrı ayrı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 37, 82/1-a, 62, 53. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıklar müdafiinin ve sanık ...'ın temyiz sebepleri özetle; eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye, sanıkların atılı suçları işlediklerine dair kesin ve somut delil olmadığına, sübuta, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirdiklerinin saptandığı, dosya kapsamında eksik incelemenin söz konusu olmadığı, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelemesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Silifke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.09.2024 tarihli ve 2024/219 Esas, 2024/317 Karar sayılı kararında sanık ... ve sanıklar müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarları ve tutuklulukta geçirilen süreler dikkate alınarak sanık ... ve sanıklar müdafiinin tahliye taleplerinin REDDİNE Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Silifke 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.10.2025 tarihinde karar verildi. (Karşı Oy) K A R Ş I O Y 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda suça iştirakte, faillik ve şeriklik ayrımı öngörülmüş, azmettirme ve yardım etme şeriklik kavramı içinde değerlendirilmiştir. Kanun’un 37 nci maddesindeki; "(1) Suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her biri, fail olarak sorumlu olur. (2) Suçun işlenmesinde bir başkasını araç olarak kullanan kişi de fail olarak sorumlu tutulur. Kusur yeteneği olmayanları suçun işlenmesinde araç olarak kullanan kişinin cezası,üçte birden yarısına kadar artırılır" şeklindeki hüküm ile maddenin birinci fıkrasında müşterek faillik, ikinci fıkrasında ise dolaylı faillik düzenlenmiştir. Kanun’da suç olarak tanımlanan fiilin, birden fazla suç ortağı tarafından iştirak hâlinde gerçekleştirilmesi durumunda TCK’nın 37/1 inci maddesinde düzenlenen müşterek faillik söz konusu olacaktır. Öğretideki görüşler de dikkate alındığında müşterek faillik için iki şartın birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir: 1- Failler arasında birlikte suç işleme kararı bulunmalıdır. 2- Suçun işlenişi üzerinde birlikte hâkimiyet kurulmalıdır. Müşterek faillikte, birlikte suç işleme kararının yanı sıra fiil üzerinde ortak hâkimiyet kurulduğu için her bir suç ortağı “fail” konumundadır. Fiil üzerinde ortak hâkimiyetin kurulup kurulmadığının belirlenmesinde suç ortaklarının suçun icrasında üstlendikleri rolleri ve katkılarının taşıdığı önem göz önünde bulundurulmalıdır. "Yardım etme" ise 5237 sayılı TCK'nın 39 uncu maddesinde; "(1) Suçun işlenmesine yardım eden kişiye, işlenen suçun ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirmesi hâlinde, onbeş yıldan yirmi yıla; müebbet hapis cezasını gerektirmesi hâlinde, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hâllerde cezanın yarısı indirilir. Ancak, bu durumda verilecek ceza sekiz yılı geçemez. (2) Aşağıdaki hâllerde kişi işlenen suçtan dolayı yardım eden sıfatıyla sorumlu olur: a) Suç işlemeye teşvik etmek veya suç işleme kararını kuvvetlendirmek veya fiilin işlenmesinden sonra yardımda bulunacağını vaat etmek. b) Suçun nasıl işleneceği hususunda yol göstermek veya fiilin işlenmesinde kullanılan araçları sağlamak. c) Suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak" şeklinde, "Bağlılık kuralı" da aynı Kanun'un 40 ıncı maddesinde; "(1) Suça iştirak için kasten ve hukuka aykırı işlenmiş bir fiilin varlığı yeterlidir. Suçun işlenişine iştirak eden her kişi, diğerinin cezalandırılmasını önleyen kişisel nedenler göz önünde bulundurulmaksızın kendi kusurlu fiiline göre cezalandırılır. (2) Özgü suçlarda, ancak özel faillik niteliğini taşıyan kişi fail olabilir. Bu suçların işlenişine iştirak eden diğer kişiler ise azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulur. (3) Suça iştirakten dolayı sorumlu tutulabilmek için ilgili suçun en azından teşebbüs aşamasına varmış olması gerekir" biçiminde düzenlenmiştir. Suçun icrasına iştirak etmekle birlikte, işlenişine bulunduğu katkının niteliği gereği kanuni tanımdaki fiili gerçekleştirmeyen diğer suç ortaklarına “şerik” denilmekte olup, 5237 sayılı TCK’da şeriklik, azmettirme ve yardım etme olarak iki farklı şekilde düzenlenmiştir. Buna göre, kanuni tanımdaki fiili gerçekleştirmeyen veya özel faillik vasfını taşımadığı için fail olamayan bir suç ortağı, gerçekleşen fiilden 5237 sayılı Kanun’un 40 ıncı maddesinde düzenlenen bağlılık kuralı uyarınca sorumlu olmaktadır. TCK’nın 39/2 nci maddesindeki düzenlemeye göre, yardım etme; maddi yardım ve manevi yardım olarak ikiye ayrılmaktadır. 1- Bir suçun işlenmesine maddi yardımda bulunma çok çeşitli şekillerde ortaya çıkmakla birlikte anılan maddede maddi yardım; a) Suçun işlenmesinde kullanılan araçları temin etmek, b) Suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında maddi yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak, Olarak sayılmıştır. 2- Manevi yardım ise; a) Suç işlemeye teşvik etmek, b) Suç işleme kararını kuvvetlendirmek, c) Suçun işlenmesinden sonra yardımda bulunmayı vaad etmek, d) Suçun nasıl işleneceği konusunda yol göstermek, Şeklinde belirtilmiştir. Kişinin eyleminin, bir suça katılma aşamasına ulaşıp ulaşmadığı, ulaşmışsa da suça katılma düzeyinin belirlenmesi için, eylemin bir aşamasındaki durumun değil, eylemin yapılması için verilen kararın, bu kararın icra ediliş biçiminin, olay öncesi, sırası ve sonraki davranışların da dikkate alınıp tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekir. Zira "yardım etme"yi müşterek faillikten ayıran en önemli unsur, kişinin suçun işlenişi sırasında fiil üzerinde ortak hâkimiyetinin bulunmamasıdır. Uyuşmazlık konusunun isabetli bir şekilde çözümlenebilmesi için müşterek faillik için gereken şartlardan birisi olan "suçun işlenişi üzerinde birlikte hâkimiyet kurma" unsurunun ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmesinde fayda bulunmaktadır. Suç tarihi olan 20.10.2012 gece saat 23.00 civarı öldürülen ... ile ...ailesi arasında ... oğlu ... .......un oğlu olan ...un bu olaydan yaklaşık 4 ay önce ...'in oğlu ... tarafından öldürülmesi nedeniyle husumet olduğu ve o dosyada maktul ...'in de şüpheli olarak yargılandığı ve bir süre tutuklu kaldığı bu nedenle ...ailesinin maktul ... ile oğullarının öldürülmesi nedeniyle husumet oldukları, sanık ...'ın sanık ... oğlu ... .......'un kardeşiyle ablasının evli olduğu ve yine diğer sanık ...'ün de ...'ın kız kardeşi ile evli oldukları, bu şekilde bir akrabalık ilişkisi zinciri oluştuğu, bu kapsamda olay tarihinde dosyada mevcut... kayıtlarına göre olaydan bir gün önce sanıklar ..., ... ve ... oğlu ... .......'un öldürülme tarihinden bir gün önce maktulün iş yeri olan ...Salonunun karşısındaki belediye parkında buluştukları ve maktulün iş yerini gözetledikleri, bu durumun dosyada mevcut ... kayıtları, ... kayıtlarını yorumlayan rapor düzenleyen bilirkişi raporu, müşteki ...'in olaydan bir gün önce ...ailesinin iş yerlerini gözetledikleri yönündeki beyanı ve gizli tanık ...'ün beyanı ile sabit olduğu, böylelikle olaydan bir gün önceden başlayarak maktulü takip etmeye başladıkları, olay günü olan 20.10.2012 tarihinde ise sanığın çocuklarından ... oğlu ... ...ile ... ve ...'ın kullandıkları telefonlar ile maktulün kullandığı telefonun yakın mesafede olduklarının anlaşılması, yine sanık ... ile ...'ın baz kayıtlarının ve saatlerinin ... ile ...'ın beraber hareket ettiğini gösterdiği ve her iki sanığın da baz kayıtlarının maktulü takip ettiğinin görülmesi, olay tarihinde sanıklar ... oğlu ... ...ve ... ...'un .......... merkez de bulundukları ve sinyal aldıkları baz kayıtlarının maktul ...'in faydalandığı baz kaydı ile aynı olduğu veya yakın olduğu, bu kapsamda olay günü ...köyüne odun kesmek için giden maktul ...'in şehir merkezinden ayrılıp köye gittiği alana kadar faydalandığı baz istasyonlarının sanıklar ... ve ...'ın baz istasyonu ile benzer olduğu ve özellikle sanık ... ile çok fazla görüşme yapan ...'nın kullandığı 05...99 nolu hattın baz trafiğinin maktulün baz trafiği ile uyuştuğu ve tanık ...ın ...ailesinin tüm fertleri ile görüşme yaptığı bu itibarla tanık ...ın devamlı haberleştiği ... ...üzerinden maktulün bulunduğu yerleri bildirmiş olabileceği baz kayıtlarının da bunu doğruladığı, ...ailesindeki tüm sanıkların tanık... ile görüşmesinin de bu olayla ilgili olduğu düşünüldüğü, bu kapsamda olay tarihinde ...köyünden işlerini bitirip dönen maktul ...'in yanında kamyonette bulunan oğlu ... ...ve müşteki ...ın ........'a doğru dönerken ... yoluna yaklaşık 150 metre kala pusu kurularak ateş edildiği ve bu ateş etme sonucunda ...'in öldürüldüğü, ... ...'ün hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı, ...'nun ise.........ile giderilemeyecek şekilde yaralandığı, bu pusu kurulan yerin sanık olan ...ailesinin evine 1400 metre uzaklıkta olduğu ve maktulün gidip geri döneceğinin daha önceden görülerek dönüşünün beklenildiği, sanıkların evinin oradan çok rahat bir şekilde takip edilebileceği ve her beş sanığın da daha önceden anlaşmış gibi cinayet saatinden bir iki saat öncesinden başlayarak telefonlarının kapatıldığı, hiç baz kaydı almadığı, görüşme yapılmadığı ve cinayetten sonra da uzun bir süre telefonların kullanılmadığı, böylelikle her beş sanığın daha önceden planlayarak hareket ettiğinin anlaşıldığı, olay nedeniyle atış artığı için numune alınan ... oğlu ... ...ile ...'un gömleklerinde atış artığının tespit edildiği ve ...'un sağ el bölgesinde de atış artığı tespit edildiği, gizli tanık ...'ün beyanında geçtiği üzere birden fazla kişinin ateş ettiğini beyan ettiği ve olay yerinde ele geçirilen tüfek fişeklerinde yapılan incelemenin gizli tanık ...'ün beyanına doğruladığı, çünkü olay yerindeki fişeklerin iki ayrı tüfekten atıldığının rapor edildiği, olaya karışan ... ve ...'ın atılı suçu nasıl işlediğini ...'ün ayrıntılı olarak gizli tanık olarak beyanında anlattığı ve ...'ün bu beyanlarının somut bilgi ve belgeler ile uyuştuğu, ...'ün sanık ... ve ...'ın arasındaki ilişkiyi akrabalık durumunu tam olarak bilmediği, bu nedenle iftira atması için bir sebep olmadığı, yine sanık ...'ün amcası ...'ün Anamur Asliye Ceza Mahkemesinde iftira suçundan yargılandığı dosyada amcası ... ile aralarında bir husumet olmadığını beyan ettiği, ...'ün de sanık ... ile arasında bir husumet olmadığını beyan ettiği, bu beyanlarında ... ve ... oğlu ... ...'un maktul ve müştekilere ateş ettiğini söylediği, ...'ün maktulün aracına ışık tuttuğunu söylediği, bu durumun da müşteki ... ...'ün olay günü ateş etmeden önce birisi kamyonumuza doğru bir tarafa işaret verir şeklinde ışık tuttu şeklindeki beyanını doğruladığı, yine sanık....... ve ... ...üzerindeki atış artıkları ile ilgili olarak oluşan ihtilaf üzerine olay yeri inceleme uzmanı bilirkişiler tarafından mahkemeye sunulan tutanak şeklindeki raporda "atış artıklarının kurşun stifnat, baryam nitrat, antimon sülfür elementlerinin üçünün de aynı anda bir arada bulunmasıyla oluşabileceği, bu elementlerin üçünün ayrı ayrı yerlerde başka faktörlerden dolayı bulunabileceği, ancak üçünün bir arada bulunabilmesi için mutlaka ve mutlaka kimyasal bir patlama olayının meydana geleceği, Mevcut uzmanlık raporu şüphelilerin kesinlikle ateşli silahla ateş ettiğinin, ateşli silahla temas ettiğinin veya ateş edilen bir ortamın yakınında bulunduklarını açıkladığı dolayısıyla şüphelilerin gübre, zirai ilaçla temas halinde bulunmasının rapora etkisi yoktur" şeklinde kanaat bildirdiği ve olay günü olan 20.10.2012 tarihinde sanıkların nerde bulunduğu konusunda ...ailesi üyesi olan tüm sanıkların ve tanıkların birbirlerinden farklı ifadeler vererek tutarsız ifadeler verdikleri ve bu çelişkilerin giderilemediği, evde olduğunu söyleyen ...'ın evde olduğu saatte Anamur'da olduğunun baz kayıtlarından anlaşıldığı, veya ... oğlu ... ...'un olaydan bir gün önce seferde olduğunu köye hiç gelmediğini beyan etmiş olmasına rağmen olay gününden bir gün önce ve sabahında köyde olduğunun anlaşılması, akşam sanıkların baba ... oğlu ... ...'un evinde beraber oturup oturmadıkları yönünde birbirlerini yalanlayan çelişkili beyanları ve benzeri şekilde bir çok çelişkiler sanıkların beyanlarının doğru olmadığını gösterdiği, müşteki ...'in ...ailesi tarafından dükkanlarının etrafında tehdit edildikleri ve devamlı takip altında olduklarını beyan etmiş olması, olay sonucu yaralanan ... ...'ün ...ailesinden şüphelendikleri, başka hasımlarının olmadığını beyan etmiş olması, olaydan sonra ...ailesinin daha önce öldürülen oğlu ... ...adına kayıtlı 05...22 nolu numaranın cinayet sabahı saat 04.41'de görüşme yaptığı ve bu görüşmedeki sinyal alan baz kaydının maktulün evinin bulunduğu baz kaydı ile aynı olduğu zira ölü olan ...un numarasını kuvvetle muhtemel ...ailesinden birinin kullandığı ve o gün maktul ve ailesinin takip edildiğinin bu telefon görüşmesi ile anlaşıldığı, yine sanık ...'ün öldürme olayından sonra sabah 07.56'da kullanmış olduğu 05...26 nolu hat ile diğer sanık ... adına kayıtlı 05...29 nolu hat ile erken saatlerde görüştüğü bu durumun da öldürme olayından sonra sanıkların birbiriyle haberleşerek bilgi aldıkları sonucuna varıldığı, yine olay yerinin sanık ... ailesine evine çok yakın olması dikkate alındığında pusu kurulacak yerleri daha önceden belirleyebilme ve bu kapsamda hazırlık yapma imkanlarının olduğunun görüldüğü ve olay günü de maktulün Anamur'dan çıktığı andan itibaren ...köyüne gidip yeniden döndüğü ana kadar bir çok baz kaydını maktul ...'in sanıklar tarafından veya tespit edilemeyen bir takım şahıslar tarafından takip edilerek sanıklara güzergahın bildirildiğinin görüldüğü anlaşılmış ve yine ...'un evlerine gelen jandarma görevlilerinin olay günü giydikleri giysileri vermelerini istedikleri sırada sehpanın üzerine bırakılan ve üzerinde atış artığı bulunan gömleğini jandarma görevlilerine fark ettirmeden sehpanın üzerinden alarak giymesi ve bu gömleğin üzerine de yeniden kazak giymesi sanığın delili saklamaya çalıştığı, ne olduğunu bildiğini anladığından korku ile gömleği saklamaya çalıştığının anlaşıldığı, böylelikle kriminal raporları, adli tıp raporları, yapılan keşif, keşif sonucu düzenlenen ayrıntılı bilirkişi raporu, tib kayıtlarının çözümlemesini yapan ayrıntılı raporlar, grafikler, maktul ... ve oğlunun ...un öldürülmesi olayı ile ilgili olarak yargılandığı dosyanın örnekleri, gizli tanık ...'ün beyanları, bu beyanlarını doğrulayan olay yeri bulguları, tib kaydı bulguları, diğer tanık beyanları, olay yeri inceleme uzmanının atış artığı konusunda düzenlemiş olduğu ayrıntılı rapor, Dosya içerisinde 20.10.2012 tarihli olay yeri inceleme raporuna göre de; olayın 20.10.2012 günü saat 22.30 sıralarında meydana geldiği, olay yerinde cam kırıklarının olduğu, kan lekelerinin bulunduğu, olayda saldırıya uğrayan ve içinde maktul ve katılanların bulunduğu 33... plakalı aracın 23 m güney istikametinde yoldan yaklaşık 7 m yükseklikte bulunan 2 adet top çalı arasında 2 adet av fişeği kartuşunun görüldüğü, ayrıca 1 m batı istikametinde 3 adet av fişeği kartuşunun olduğunun görüldüğü, üzerinde 12 ibarenin bulunduğu av fişeği kartuşlarının bulunduğu bölümde aracın önünün rahatlıkla görülebildiği, kartuşların bulunduğu alana asfalt yol tarafından yaya olarak çıkmanın zor olduğu, dik yamaç olduğu şeklinde rapor tanzim edildiği, Mahkûmiyetlerine karar verilen sanıklar ..., ... ...(... oğlu 1981 doğumlu), ... ... (... oğlu 1945 doğumlu), .......ve ... ile suça sürüklenen çocuk ... ...'un maktul ...'e yönelik tasarlayarak kasten öldürme suçunu planladıkları, sanık ...'ün maktul ...'in kullandığı aracı ve kendisini el feneri ile yoklaması sonucunda belirlemesi üzerine telefonla ellerinde silahlar bulunan ve plan gereği atışlar yapacak olan ... oğlu ... ...ile sanık ...'a telefonla bilgi verdiği, sanık ...'ün bu belirlemeyi yaptığı yer ile maktulün kullandığı araca atışlarının yapıldığı yer arasındaki mesafenin net bir şekilde belirlememekle birlikte en az 300 metre olduğu, buradaki yolun dönemeç sebebi ile kavisli olup sanık ...'ün bulunduğu yerden olay yerinin görünememesi, silah kullanmaması ve kullanabilecek durumda olmaması sebebiyle aracı belirleme ve bildirme dışında bir fonksiyonun bulunmadığı, sanık ...'ün geceleyin farları yanan aracın şoför mahallindeki maktul ... dışında ayrıcı katılanlar ..., ...ve ...'nu gördüğü veya görmesi gerektiği hususunda bir netlik bulunmadığı, Sanık ...'ın eylemin planlanması ve olaydan önceki gün maktul ...'in gözetlenmesi dışında maktulün araçla hareketlerini takip ettiği, eylemi yapacak asıl sanıklara telefonla bilgi verdiği hususunda aleyhine yeterli delil bulunmadığı, olay yerinde olmadığı, Yine ... oğlu 1981 doğumlu sanık ... ile Suça sürüklenen çocuk ... ...'unda yine eylemin planlaması aşamasında bulundukları, başkaca eylemlerinin belirlenemediği, Bu itibarla tüm sanıkların maktul ...'e yönelik kasten öldürme suçunu planladıkları, maktul ... öldürülürken onun aracında ... ve ...ında bulunacağı ve onlarında yaralanacaklarını önceden bilebilecek durumda olmadıkları için ... ve ...a yönelik asıl failler sanıklar ... oğlu 1945 doğumlu sanık ... ...ile ...'un diğer sanıkların iradeleri dışında bu mağdurları yaraladıkları için katılan ...'ya yönelik verilen 3 er yıl 14 er ay hapis cezaları aleyhe temyiz sebebiyle 4 er yıl 2 şer ay hapis cezaları olarak düzeltilmeleri gerektiği için temyizi kabil olmaları sebebiyle yine suça sürüklenen çocuk ... hakkındaki katılan ...'ya yönelik düzeltilen mahkûmiyet hükmünden dolayı, Yani sanıklar ..., ... oğlu ... ...ve ... ile suça sürüklenen çocuk ... .......un katılan ...'e yönelik olası kastla yaralama suçlarından beraatlerine karar verilmesi gerektiği (Yargıtay 1. Ceza Dairesinin genel uygulaması olası kasta iştirakin olmayacağı yönündedir), Olay yerine yakın olup bizzat olay yerinde bulunmayan silahı olmayan, silah kullanmayan sanık ...'ün maktulün aracını el feneri ile tespit edip asıl faillere bilgi vermesi eyleminin suça doğrudan fiili hakimiyet olarak değerlendirilemeyeceği, kara yoluna 7 metre mesafede bulunan asıl faillerin maktulün aracını bulundukları yerden tespit edebilecekleri gibi, başka bir yerde başka bir zamanda da öldürme fiilini işleyebilecekleri göz önüne alındığında, Yine olay yerinde bulunmayan planlama aşamasında eyleme katılan sanık ...'ın ... oğlu ... ...ile suça sürüklenen çocuk ... ...un eylemleri aynı mahiyette bulunduğundan sanıklar ... oğlu ... ...ile ... ...hakkında TCK'nın 39 uncu maddesi tatbik edildiğinden suçun işlenişi üzerinde birlikte hâkimiyet kuramayacak kadar uzakta bulunan sanık ... hakkında ve ayrıca sanık ... hakkında da TCK'nın 39 uncu maddesinin tatbiki gerektiği görüşündeyim.