İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2025/3275 Karar: 2025/6845 Tarih: 2025

Yargıtay 1. Ceza Dairesi — Kasten Öldürme Kararı (E.2025/3275 K.2025/6845)

1. Ceza Dairesi 2025/3275 E. , 2025/6845 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2290 E., 2025/312 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Ad

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2025/3275 E. , 2025/6845 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2290 E., 2025/312 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Ad

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2025/3275 E. , 2025/6845 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2290 E., 2025/312 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.03.2009 tarihli ve 2009/2-43 Esas, 2009/56 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından suç vasfına yönelik aleyhe temyiz edildiğinden temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, temyiz incelemesinin Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının suç vasfına ilişkin aleyhe temyiz istemi ile sınırlı olarak yapılmasına karar verilerek, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Malatya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.05.2022 tarihli ve 2022/67 Esas, 2022/190 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 87/1-son, 29/1, 53/1, 58/6. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi karar verilmiştir. 2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 23.01.2025 tarihli ve 2022/2290 Esas, 2025/312 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; sanığın kazanılmış hakkı korunarak haksız tahrik uygulanmaksızın kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Dosya kapsamına göre; olay günü katılanın, işçi olarak çalıştığı inşaatın önünde sanık ve eşinin tartıştığını görmesi üzerine o tarafa baktığı, sanığın katılana tepki göstererek ve kolundan tutarak içeri girmesini söylediği, sanık ve eşinin inşaatın önünden uzaklaştıkları, bir süre sonra sanığın tüfeği ile gelerek inşaatın balkonunda çalışan katılanı hedef alarak ateş ettiği, katılanın boyun, batın ve sağ skapula altına isabet eden saçma taneleri sonucunda yaralandığı, batın sağdaki yaralanmasının ince bağırsakta perforasyona ve hayati tehlikeye neden olduğu anlaşılan olayda; 1. Suç aletinin elverişliliği, hedef alınan vücut bölgeleri, isabet yerleri, birden fazla saçma isabeti sonucunda katılanda meydana gelen yaralanmanın ağırlığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eyleme bağlı ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu anlaşıldığından, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 81/1. ve 35/2. maddelerinde düzenlenen kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde kasten yaralama suçundan hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Katılandan sanığa yönelen haksız söz veya davranış bulunmadığı anlaşıldığından, sanık lehine koşulları oluşmadığı halde, haksız tahrik indirimi uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen suç vasfına ilişkin temyiz sebebi yerinde görüldüğünden, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 23.01.2025 tarihli ve 2022/2290 Esas, 2025/312 Karar sayılı kararının suç vasfı ve haksız tahrik indirimi yönünden 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, aleyhe istinaf bulunmadığından ceza miktarı açısından aynı Kanun'un 307/5. maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Malatya 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2025 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Sanık ve eşinin tartışması sırasında olay yerinde bulunan ve bir inşaatta çalışan katılanın tartışmaya müdahil olması sonucu sanık ve katılan arasında bir tartışma yaşandığı, tartışmanın akabinde olay yerinden uzaklaştıktan bir süre sonra tekrar inşaatın önüne gelen sanığın inşaatın balkonunda bulunan katılana yönelik av tüfeğiyle yaptığı atış sunucu katılanın yaralandığı olayda sanığın öldürme değil yaralama kastıyla hareket ettiği kanaatiyle bu karşı oy yazısı yazılmıştır. 5237 sayılı TCK’nın 21/1. maddesine göre, suçun kanuni tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesi olan ve failin iç dünyasını ilgilendiren kast, dış dünyaya yansıyan davranışlara bakılarak, daha açık bir ifadeyle, failin olay öncesi, olay sırası ve olay sonrası davranışları ölçü alınarak belirlenmelidir. İlkeleri, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun istikrar bulunan ve süregelen kararlarında açıklandığı üzere, bir eylemin kasten öldürmeye teşebbüs mü, yoksa kasten yaralama mı sayılacağının belirlenmesinde; fail ile mağdur arasında husumet bulunup bulunmadığı, varsa husumetin nedeni ve derecesi, failin suçta kullandığı saldırı aletinin niteliği, darbe sayısı ve şiddeti, mağdurun vücudunda meydana getirilen yaraların yerleri, nitelik ve nicelikleri, hedef seçme imkânı olup olmadığı, failin fiiline kendiliğinden mi, yoksa engel bir nedenden dolayı mı son verdiği gibi ölçütler esas alınmalıdır. Kastın belirlenmesi açısından her bir olayda kullanılması gereken ölçütler farklılık gösterebileceğinden, tüm bu olguların olaysal olarak ele alınması gerekmektedir. Bu bağlamda; 1. Daha önce birbirlerini tanımayan sanık ile katılan arasında olay öncesinde yaşanan tartışma nedeniyle bir husumet oluştuğu, ancak söz dalaşı şeklinde gerçekleşen tartışmanın öldürmeyi gerektirecek nitelikte olmaması, 2. Balkonda katılanı görünce doğrudan ateş etmemesi veya inşaata girerek sanığa yakından ateş etme girişiminde bulunmaması, aksine katılanı görmesine rağmen yolun karşısına geçtikten sonra, yani katılandan uzaklaştıktan sonra katılana doğru tüfeği ateşlemiş olması, 3. Katılanın beyanına göre 4. Katta bulunana sanığa katılanın atış yaptığı mesafenin 150 metre olduğu, 4. Sanığın tek atış yaptığı, 5. Herhangi bir engelle karşılaşmayan failin eylemini kendisinin sonlandırması, 6. Katılan boyun ve karın bölgesinden yaralanmış olsa da, üç saçma tanesinin isabet etmiş olması ve atış yapılan mesafe dikkate alındığında, söz konusu saçmaların hayati bölgelerin nişan alınması sonucu değil, havada dağılan saçmaların isabet etmesinden kaynaklandığının kabulünün zorunlu olduğu, aksi takdirde vücudunda çok sayıda saçma girişinin bulunması gerektiği, Hususları dikkate alındığında, sanığın dış dünyaya yansıyan davranışlarına göre suçu işlerken sahip oldukları kasta bakılmaksızın sadece fiilin öldürmeye elverişli olduğu ve verdiği zarar nazara alınarak ve bundan fiili bir karine oluşturularak, yaralama kastıyla hareket ettiği hususunda şüphe bulunmayan sanığın fiilinin, adam öldürme olarak nitelendirilmesinin maddi gerçeğe ve hukuka aykırı olduğu kanaatiyle sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla