Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2025/3659 E. , 2025/6159 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/263 E., 2023/321 K. Hizmetler Bakanlığı SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürme, suç delillerini yok etme, gizleme ve değiştirme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, temyiz istemlerinin es
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2025/3659 E. , 2025/6159 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/263 E., 2023/321 K. Hizmetler Bakanlığı SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürme, suç delillerini yok etme, gizleme ve değiştirme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZA KONU KARAR : Onama İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 20/03/2025 tarihli ve 2023/5702 Esas, 2025/2281 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26/05/2025 tarihli ve 1 - 2023/34743 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308. maddesinde belirtildiği şekilde sanık ... aleyhine itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Uyuşmazlık konusu olan husus sanık ...'in eşi ...'i tasarlayarak öldürme suçunun sabit olup olmadığına ilişkindir. Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; Sanık ... ile maktul ...'in 2007 yılından beri evli oldukları ve müşterek 4 çocuklarının bulunduğu, itiraz dışı sanık ...'in sanık ...'in akrabası ve arkadaşı olduğu, sanık ...'in başka kadınlarla birlikte olduğu yönündeki söylentiler nedeniyle maktul ile aralarında uzun süredir huzursuzluk bulunduğu, olaydan bir kaç gün önce sanık ...'in eşi olan maktül ...'nın cep telefonunda ikamet ettikleri .... mahallesindeki okulda öğretmenlik yapan ve aynı zamanda kendi çocuğunun da öğretmeni olan kişinin askere gitmesi sebebiyle whatsapp grubundan "hayırlı tezkereler" şeklindeki mesajlaşmasını görmesi sebebiyle maktul ...'yı kendisini aldatmakla suçladığı, bu sebeple maktül ile sanık arasında tartışma yaşandığı, sanığın kendisini aldattığına ilişkin ithamları nedeniyle maktul ...'nın moralinin çok bozuk olduğu ve sürekli ağladığının kardeşleri tarafından bilindiği, Sanık ... ile maktul ...'nın müşterek kızı olan ... beyanında belirttiği üzere 12/08/2020 günü sabah sanık ... ile kızı ... süt sağdığı, sanık ile müşterek çocukların hep birlikte kahvaltı yaptıkları, daha sonra sanığın işe gittiği, bu sürede maktul ...'nın yataktan kalkmadan uyumaya devam ettiği, uyandığında üzgün olduğu, sürekli duvara baktığı, çocukları babaannelerinin evine gönderdiği, çocukların babaannelerinin evinden bir kaç saat sonra geldikleri, maktul ...'nın çocuklara neden erken geldiklerini sorduğu, oğlu .... annesinin bulunduğu odaya olaydan önce girdiğinde sürekli duvarın üstünde asılı vaziyette bulunan tüfeği dolabın içinde kılıfı çıkartılmış vaziyette gördüğü, bunun üzerine maktul ...'nın çocukları odadan çıkardığı ve odayı kilitlediği, Sanık ...'in saat 17:30 sıralarında işten eve gelerek gün içinde sağılan sütü sütçüye götürdüğü, saat 19.00 sıralarında eve geldiği, maktul ...'nın müşterek çocuklarını yeniden babaannelerinin evine göndermek istediği, çocukların hazırlandığı esnada kızı .... "ben ölürsem kardeşlerine iyi bak" dediği, saat 21:00 sıralarında ...'in maktul ile sanık ...'in yaşadığı eve geldiği, kısa bir süre sonra maktul ...'nın ölüm olayının gerçekleştiği anlaşılan olayda; Olay yerine giden jandarma ekipleri tarafından yapılan incelemede evin giriş kapısının sol tarafında bulunan pencerede herhangi bir zorlama ve alet izine rastlanılmadığı, ölüm olayının meydana geldiği odanın kapısının ahşap yapıda olduğu, kapı üzerinde 2 adet darbe sonucu olduğu değerlendirilen kırılma ve hasar olduğu, anahtarın kapının dış kısmında takılı olduğu, odanın orta kısmında bulunan maktül ...'nın sırtüstü yatar vaziyette olduğu, maktülün sağ tarafında tüfeğin bulunduğu, maktülün göğüs orta kısmında bir adet ateşli silah yaralanmasının mevcut olduğu, maktülün baş kısmı kuzeyi gösterir şekilde sırtüstü, kolları iki yana açık, sol ayağı sağ ayağına doğru katlanmış halde bulunduğu, kuzey istikametindeki pencereye takılı perdenin alt kısmında kan lekelerinin mevcut olduğu, oda içerisindeki av tüfeğinin namlusunun içerisinde biri boş biri dolu av fişeğinin olduğu, odanın giriş kapısının sağ tarafında malzeme sandığı üzerinde yeşil kaplı bir müzik defteri içerisinde "ben çocuklarımı canımdan çok seviyorum, seni aldatmadım, aldatsaydım kendimi vurmazdım, senin yüzünden vurdum, ailemi bana düşman ettin, öldürürüm aileni dedin" yazılı not bulunduğunun tespit edilmiştir. Sanık ... savunmasında suçlamayı kabul etmediğini, eşi ile arasında kıskançlık olayı nedeniyle tartışma meydana geldiğini, ancak bu olayın üstünde çok durmadığını, olay günü saat 19:00 sıralarında eve geldiğini, çocuklara annelerinin durumunu sorduğunda annelerinin sabahtan beri yatıp kendilerine yemek bile vermediğini söylediklerini, daha sonra eşinin çocukları babaannelerine gönderdiğini, saat 21:00 sıralarında akrabası ...'in eve geldiğini, kendisinin ... yanına aşağıya indiğini, eşinin bu sırada kapıda kendisi ile bir süre beklediğini ve daha sonra içeriye girdiğini, sanık ... ile evinin balkonuna çıktıklarını, burada kendisinin cama vurarak eşine çay demlemesini söylediğini, daha sonra amcası ile konuşurken evin içerisinden silah sesinin geldiğini, kapıyı zorladığını, ancak kapı kilitli olduğu için kapının yanındaki pimapen pencereye tekme attığını ve içeriye girdiğini, içerideki odanın kapısının arkasında bir takım eşyalar olduğunu, bu nedenle odayı tekmeleyerek içeriye girdiğini, eşinin kendisine dair ruhsatlı av tüfeği ile yerde gördüğünü, şok anında ne yaptığını net olarak hatırlamadığını, ancak silaha temas etmediğini, sadece eşinin başörtüsünü açtığını, elinde atış artık izlerinin nasıl meydana geldiğini bilmediğini, eşini kesinlikle öldürmediğini beyan etmiştir. İtiraz dışı sanık ...'in savunmasında ...'in ağabeyinin oğlu olduğunu, ...'in ise dayısının kızı olduğunu, .. ile .... arasında sebebini bilmediği huzursuzlukların olduğunu bildiğini, olay günü ... evinin önüne gittiğini, kornaya bastığını, kapıya kimse çıkmayınca .. aradığını, .... kendisine yorgun olduğunu söyleyince kendisinin ısrar ettiğini ve ... ile .... evlerinin merdivenin başına çıktıklarını, ... yanına geldiğini, ... ise içeriye gittiğini, ... yanına geldikten sonra onunla birlikte evin giriş kısmındaki balkona geçtiklerini, .... evin camına tıklatarak "kız çay koy" dediğini, bu sırada içeriden ses geldiğini, ... kapıyı zorladığını, kapı açılmayınca pencereye tekme atarak girdiklerini, evin sağ kısmındaki odanın kapısını da yine .... ile birlikte tekmelediklerini, odaya girdiklerinde ... sırtüstü şekilde uzanmış olduğunu ve üzerinde tüfeğin bulunduğunu, kendisinin tüfeği kaldırıp kenara koyduğunu, olaydan sonra ellerini yıkamadığını, sadece Jandarma tarafından ikram edilen kolonyayı sürdüğünü beyan etmiştir. 04/122020 tarihli uzmanlık raporunda, olay yerinde bulunan nottaki yazıların maktulün elinden çıktığının tespit edildiği, 05/10/2020 tarihli uzmanlık raporunda defter üzerindeki el yazılarının ... eli ürünü olmadığının belirtildiği, 02/10/2020 tarihli uzmanlık raporunda, bıçaklar, av tüfeği, kartuş ve fişek üzerinde yapılan parmak izi incelemesinde, bahse konu bulgular üzerinde herhangi bir iz olmadığının belirtildiği, 22/09/2020 tarihli uzmanlık raporunda, maktul ... ile ... ve ...'den alınan svaplar üzerinde yapılan incelemeler sonucunda, ...'e ait svaplar üzerinde atış artıklarına rastlanılmadığı, ...'e ait tüm svaplar üzerinde atış artıklarının tespit edildiği, ...'e ait sağ el svabı üzerinde atış artıklarının tespit edildiğinin belirtildiği, Antalya Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen otopsi raporunda, atışın bitişiğe yakın atış mesafesinden, önden arkaya doğru olduğunun belirtildiği, 04.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda ölen kişinin her iki eli ile tüfeğin namlusunu tutarak sol ayak baş parmağını tetiğe dayaması şeklinde gerçekleşebileceğinin belirtildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamında bulunan yukarıda ayrıntıları belirtilen deliller ve beyanlar karşısında somut olayın değerlendirilmesinde; Sanık ...'in başka kadınlarla birlikte olduğu yönündeki söylentiler ve maktulün yabancı bir erkekle mesajlaşması nedeni ile aralarında uzun süredir huzursuzluk bulunduğu, bu durumun ifadelerle doğrulandığı, her ne kadar itiraz dışı sanık ..., sanık ... ile aynı doğrultuda ve onu doğrular nitelikte ifade vererek kendileri dışarıda bulundukları sırada içeriden bir silah sesi duyduklarını ve içeriye kapının kilitli olması nedeniyle kapının yanındaki pencereyi tekmeleyerek girdiklerini beyan etmiş ise de, hem Sarayönü Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen olay yeri inceleme raporunda hem de kolluk ekiplerince düzenlenen olay yeri raporunda, bahse konu pencerede herhangi bir zorlama izninin bulunmadığı tespit edilmiş olup, tekmelenerek açılan bir pencerede herhangi bir iz bulunmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, Olay yeri inceleme tutanağına göre ile olay mahallinde 2 adet ekmek bıçağı ve bir adet çakı bıçağı bulunduğu ve odanın dağınık olduğunun tespit edildiği, evde yaşı küçük 4 çocuk bulunmasına rağmen maktulün ölü bulunduğu odada çok sayıda bıçak olmasının ve odanın dağınık olmasının maktulün, kendisine yönelik bir eylemin gerçekleştirileceğini tahmin ettiğinden bıçakları tedbiren olay yerinde bulundurduğuna ve maktul ile eşi sanık ... arasında bir arbedenin yaşandığına delil teşkil ettiği, İtiraz dışı sanık ...'in ifadesinde, maktulü ilk gördüğünde sağ elinin kafasına doğru kıvrık olduğu belirtilmiş ise de, olay yerine gidildiğinde maktulün her iki kolunun yanlara doğru açık olduğunun görülmesi ve her iki sanığın maktulün üzerinde bulunan tüfeğe dokunan kişinin .... olduğunu ifade etmelerine rağmen henüz ateşlenmiş bir tüfeğe dokunduğunu iddia eden ...... elinde hiçbir atış artığına rastlanılmadığı halde sadece maktulün başörtüsüne dokunduğunu iddia eden sanık ...'in elinde atış artığı tespit edilmesinin de çelişkili hususlar olduğu, maktulün her iki elinde atış artığı, sanık ...'in ise sağ elinde atış artığı tespit edilmesinin, maktulün kendisine doğrultulan tüfekten kurtulmak için namluyu her iki eli ile tutmuş olduğunu gösterdiği, Olayda kullanılan tüfek ve fişekler üzerinde hiçbir parmak izi bulunmamasının da, tüfeğin olaydan sonra temizlenmiş olduğunu gösterdiği, her ne kadar olay yerinde bir intihar notu bulunmuş ise de, bahse konu notun yazıldığı tarihin belirlenemediği, notun ölüm olayının meydana geldiği gün yazılarak akabinde intihar olayının gerçekleştiğine ilişkin somut bir delilin bulunmadığı, olayın intihar olduğuna inandırmak için sanık tarafından maktule olaydan önce yazdırıldığı, Aynı şekilde dosya içerisinde mevcut maktul ... tarafından ablasına yazılmış "aba seni de sıkın dırdım aba, hayırlı günler aba, neyapan, seni engelledi, küstünmü bana, beni odaya kilitledi, eline tüfeği almış seni de buracam senin herkesi vuracam diy" şeklindeki mesaj içeriğinin de olayın intihar olmadığını kanıtladığı, ...'in eve gelmesi ile silah sesi duyarak eve girip 112'yi araması arasındaki geçen sürenin HTS kayıtları ile yaklaşık 5-6 dakika olarak tespit edildiği, dosya kapsamındaki ifadelerden ve sanık ...'in ifadesinden, daha önce hiç silah kullanmadığı anlaşılan maktulün odada asılı bulunan ve içi boş olan çift kırma av tüfeğini alarak ayrı bir yerden aldığı fişekleri bahse konu tüfeğin çalışma mekanizmasını çözerek tüfeğe koyması ve aynı zamanda odaya girişi engellemek amacıyla oda içerisinde bulunan iki adet komodini üst üste koyarak kapıya dayaması eylemlerinin bahse konu 5 dakikalık zaman diliminde yapılmasının mümkün olmadığı, Dosya kapsamındaki fotoğraflardan ve vekil dilekçelerinden maktulün sağlak olduğunun anlaşıldığı, otopsi raporuna göre, atışın maktulün sağ akciğerini tamamen parçalamasının sol akciğere ise daha az hasar vermesinin, atışın açısının maktulün vücudunun sağına doğru olduğunu gösterdiği, bu açıda bir atışın ise ancak maktulün solak olması durumunda mümkün olabileceği ya da sağlak olan bir başka kişi tarafından gerçekleştirildiğini gösterdiği, Tanık sıfatıyla ifadesi alınan maktulün kızının, annesinin bütün gün üzgün olduğunu ve kardeşleri ile kendisini gün içerisinde babaannesine gönderdiğini, burada en az 1-2 saat kaldıktan sonra eve geldiklerini beyan etmesi karşısında, intihar düşüncesi olan bir kişinin gün içerisinde saatlerce yalnız kalmasına rağmen akşam eşinin eve geldiği zamanda intihar etmesinin izahının da mümkün olmadığı, Buna göre sanık ... ile ...'in aşamalardaki olayın intihar olduğu yönündeki istikrarlı ve birbiriyle uyumlu beyanlarının olayın oluş şekline ve hayatın olağan akışına uygun olmadığından itibar edilmeyeceği, sanığın aralarında uzun süredir geçimsizlik bulunan ve kendisini aldatmakla suçladığı eşi ...'i olay günü evde kimsenin bulunmadığı sırada av tüfeği ile ateş etmek suretiyle öldürdükten sonra olaya intihar süsü vermek üzere intihar notu hazırladığı ve arkadaşı olan ...'i ile birlikte olayın intihar olduğu yönünde gerçeğe aykırı beyanlarda bulundukları dolayısıyla sanık ...'in eşini tasarlayarak kasten öldürme suçunun sabit olduğu kanaatine varıldığından; Bu durumda sanık ...'in eşi ...'i tasarlayarak öldürme suçunu işlediği yönünde aleyhine mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delillerin varlığı karşısında, atılı suçtan 5237 sayılı TCK'nın 82/1-a-d maddesi gereğince cezalandırılması yerine beraatine karar verilmesi hukuka aykırı olduğundan bahisle onama ilamının kaldırılmasına ve hükmün bozulmasına, karar verilmesi talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Dosya kapsamına göre; ilk derece mahkemesince sanık ... hakkında maktul ...'ya karşı nitelikli kasten öldürme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne ilişkin temyiz istemlerinin reddi ile hükmün onanmasına dair Dairemizce verilen 20/03/2025 tarihli ve 2023/5702 Esas, 2025/2281 Karar sayılı kararının usul ve yasaya uygun olması nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy çokluğu ile REDDİNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi uyarınca Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 20/03/2025 tarihli ve 2023/5702 Esas, 2025/2281 Karar sayılı kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2025 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Konya Cumhuriyet Başsavcılığı 25.05.2021 tarihli 2021/6842 Esas sayılı İddianamesiyle; Şüpheli ...'in, Maktul ...'i tasarlayarak öldürdüğünü belirterek TCK 81/1-a,d maddesi uyarınca cezalandırılmasını talep etmiştir. Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesi 16.11.2021 tarihli ve 2021/268 Esas, 2021/545 Karar sayılı kararı ile; Sanık ... hakkında maktul ...'ya yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar vermiştir. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 01.02.2023 tarihli ve 2023/263 Esas, 2023/321 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan ... vekili ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 01.02.2023 tarihli ve 2023/263 Esas, 2023/321 Karar sayılı Esastan Red kararı, katılanlar tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin oy çokluğuyla kararın onanmasına katılmadığımı karşı oy yazarak ortaya koymuştum. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Maktul ile sanık ...'in aralarında aldatma mevzusu nedeniyle huzursuzluğun mevcut olduğu, bu durumun ifadelerle doğrulandığı, her ne kadar diğer sanık ..., sanık ... ile aynı doğrultuda ve onu doğrular nitelikte ifade vererek kendileri dışarıda bulundukları sırada içeriden bir silah sesi duyduklarını ve içeriye kapının kilitli olması nedeniyle kapının yanındaki pencereden girdiklerini beyan etmiş ise de, hem Sarayönü Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen olay yeri inceleme raporunda hem de kolluk ekiplerince düzenlenen olay yeri raporunda, bahse konu pencerede herhangi bir zorlama izninin bulunmadığı tespit edildiğinden, tekmelenerek açılan bir pencerede herhangi bir iz bulunmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, maktulün ölü bulunduğu odada evde yaşı küçük 4 çocuk bulunmasına rağmen çok sayıda bıçak olmasının nedeninin maktul ile kocası arasındaki olası bir kavga olayına delil teşkil ettiği, diğer sanık ...'in ifadesine göre, maktulün sağ elinin kafasına doğru kıvrık olduğu belirtilmiş ise de, olay yerine gidildiğinde maktulün her iki kolunun yanlara doğru açık olduğunun görülmesi ve yine sanıkların her ikisi de maktulün üzerinde bulunan tüfeği dokunan şahsın sanık ... olduğunu ifade etmiş iseler de, ateşlenmiş bir tüfeği dokunduğunu iddia etmesine rağmen sanık ...'in elinde hiçbir atış artığına rastlanılmayarak sadece maktulün başörtüsüne dokunduğunu iddia eden sanık ...'in elinde atış artığı tespit edilmesinin de çelişkili hususlar olduğu, maktulün her iki elinde atış artığı, sanık ...'in ise sağ elinde atış artığı tespit edilmesinin, maktulün namluyu her iki eli ile tutmuş olma ihtimalini güçlendirdiği, aynı şekilde tüfek ve fişekler üzerinde hiçbir parmak izi bulunmamasının da, tüfeğin temizlenmiş olma ihtimalini gösterdiği, her ne kadar olay yerinde bir intihar notu bulunmuş ise de, bahse konu notun yazıldığı tarihin belirlenemediği, taraflar arasında olay tarihinden önceki 1 hafta boyunca devam eden kavganın bulunması nedeniyle notun ölüm olayının meydana geldiği gün yazılarak akabinde intihar olayının gerçekleştiğine ilişkin somut bir delilin bulunmadığı, aynı şekilde dosya içerisinde maktul ... tarafından ablasına yazılmış "aba seni de sıkın dırdım aba, hayırlı günler aba, neyapan, seni engelledi, küstünmü bana, beni odaya kilitledi, eline tüfeği almış seni de buracam senin herkesi vuracam diy" şeklindeki mesajı bulunmasının olayın intihar olmadığı yönündeki şüpheleri artırdığı, ...'in eve gelmesi ile sesi duyarak eve girip 112'nin aranması arasındaki sürenin HTS kayıtları ile yaklaşık 5-6 dakika olarak tespit edildiği, dosya kapsamındaki ifadelerden ve sanık ...'in ifadesinden, daha hiç silah kullanmadığı anlaşılan maktulün odada asılı bulunan ve içi boş olan çift kırma av tüfeğini alarak ayrı bir yerden aldığı fişekleri bahse konu tüfeğin çalışma mekanizmasını çözerek tüfeğe koyması ve aynı zamanda odaya girişi engellemek amacıyla oda içerisinde bulunan iki adet komodini üst üste koyarak kapıya dayaması eylemlerinin bahse konu 5 dakikalık zaman diliminde yapılmasının mümkün olmadığı, dosya kapsamındaki resimlerden ve katılan ... vekilinin 17.02.2023 tarihli temyiz dilekçesinden sağlak olduğu anlaşılan maktulün yaralanmasının otopsi raporuna göre sağ akciğeri tamamen parçalanmasının sol akciğere ise daha az hasar vermesinin, yapılan atışın maktulün vücudunun sağına doğru açılı olduğu ve bu açıda bir atışın solak olması gereken maktul tarafından ya da sağlak olan bir başka kişi tarafından gerçekleştiği sabittir. Kaldı ki, tanık sıfatıyla ifadesi alınan maktulün kızının annesinin bütün gün üzgün olduğunu ve kendisini gün içerisinde babaannesine gönderdiğini, burada en az 1-2 saat kaldıktan sonra eve geldiklerini beyan etmesi karşısında, intihar düşüncesi olan bir kişinin gün içerisinde saatlerce yalnız kalan maktulün akşam eşi eve geldiği zamanda intihar ettiği düşüncesinin hayatın olağan akışına uygun değildir. Sanıkların istikrarlı ve birbiriyle uyumlu beyanları, olayın oluş şekline ve hayatın olağan akışına uygun olmadığı, kesinlikle itibar edilmemesi, Olay yerinde olan intihar notunu, sanığın maktule olaydan önce yazdırdığı ve olayın intihar olduğuna inandırmak için yaptırdığı, Açıklanan gerekçelerle sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit olmakla TCK 82/1-a,d maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaatiyle çoğunluğun onama yönündeki görüşüne katılmadım için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatindeyim.