İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2025/3907 Karar: 2025/7580 Tarih: 2025

Yargıtay 1. Ceza Dairesi — Kasten Öldürme Kararı (E.2025/3907 K.2025/7580)

1. Ceza Dairesi 2025/3907 E. , 2025/7580 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/844 E., 2023/29 K. SUÇLAR : Kasten öldürmeye teşebbüs, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi ret, kısmi temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2025/3907 E. , 2025/7580 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/844 E., 2023/29 K. SUÇLAR : Kasten öldürmeye teşebbüs, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi ret, kısmi temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2025/3907 E. , 2025/7580 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/844 E., 2023/29 K. SUÇLAR : Kasten öldürmeye teşebbüs, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi ret, kısmi temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Diyarbakır 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.03.2022 tarihli ve 2021/141 Esas, 2022/104 Karar sayılı kararı ile; a. Sanıklar hakkında mağdurlara karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37/1, 81/1, 35/2, 62/1, 53/1. maddeleri uyarınca ayrı ayrı iki kez 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, b. Sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, 6136 sayılı Kanun'un 13/2, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 52/2-4, 53/1. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 8.320 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve adli para cezasının 10 eşit taksit halinde ödenmesine, Karar verilmiştir. 2. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 09.01.2023 tarihli ve 2022/844 Esas, 2023/29 Karar sayılı kararı ile; a. Sanıklar hakkında mağdurlara karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesinin uygulanması sırasında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi suretiyle sanıklara az ceza tayini hususu eleştirilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine, b. Sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun infazı kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezanın hapse çevrileceğinin ihtar edilmesi hususu eleştirilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğüne, atılı suçu işlemediği sabit olan sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, 2. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, eksik inceleme ile karar verildiğine, delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğüne, sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, sanık ...'ın adli yargılanma hakkının ihlal edilmediği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükümlere esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eylemlerine uyan suçların vasfının doğru biçimde belirlendiği, sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen hüküm yönünden yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerince ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde Bölge Adliye Mahkemesince eleştirilen hususlar dışında hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 09.01.2023 tarihli ve 2022/844 Esas, 2023/29 Karar sayılı kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak kasten öldürmeye teşebbüsten kurulan hükümler yönünden oy birliğiyle, 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hüküm yönünden oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Diyarbakır 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2025 tarihinde karar verildi. (Karşı oy) KARŞI OY Sanık ...’ün 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan beraatine karar verilmesi ve hükmün bu nedenle bozulması gerektiğinden bahisle mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar veren Yargıtay Birinci Ceza Dairesinin 2025/3907 E. 2025/7580 K. sayılı kararının çoğunluk görüşüne katılmamaktayım. Çınar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sanıklar ... ve ...’ün mağdurlar ... ve ...’ın içinde bulundukları seyir halindeki araca doğru ele geçirilemeyen ancak olay yerinde ele geçirilen kovanlardan yola çıkılarak kaleşnikof tüfekle ateş ettiklerinden bahisle kasten yaralama (iki kez) ve 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçlarından cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmış, haklarında soruşturma yapılan diğer şüpheliler ...ve ... hakkında ise mağdurlar ... ve ...’ın içinde bulunduğu araca ateş eden araçta olduklarına ve suça iştirak ettiklerine dair kamu davası açmayı gerektirecek delil elde edilemediğinden kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin ek karar verilmiştir. Görevsizlik kararı sonrasında yapılan yargılamada mahkemece sadece sanık ...’ın ateşli silah kullandığı kabul edilmiş, bu nedenle sanık ...’ın 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan mahkûmiyetine, sanık ...’ın ise anılan suçtan beraatine karar verilmiş, her iki sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüsten ise mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur. Olay ile ilgili beyanı alınan mağdur ..., olay tarihinde kendi aracı ile hareket halindeyken ...’nın oğlunun (sanık ...’ın) kullandığı 21... plakalı araçtan kendisinin bulunduğu araca doğru seri şekilde ve tek tek olmak üzere iki ayrı silah şeklinde ateş edilmeye başlandığını, silah seslerinden bir tanesinin uzun namlulu diğerinin ise tabanca olduğunu düşündüğünü, kendisinin ve şoförünün yaralandığını belirtmiş, mağdur ... olay sırasında seri atım silah sesi geldiğini aracı durdurarak ellerini başının arasına alıp başını ayaklarına doğru yaklaştırdığını, şahısların yüzlerini ve kaç kişi olduklarını görmediğini ifade etmiş, tanık ... ise olaydan yaklaşık bir saat önce 21... plakalı aracı gördüğünü, şoför koltuğunda ..., ön sağ koltukta ... arka koltukta ise ...ü gördüğünü, arka sol koltukta bir erkek şahsın daha oturduğunu ancak yüzünü tam olarak göremediğinden şahsı tanıyamadığını söylemiştir. Mağdurların tedavileri sırasında, mağdur ...’ın vücudundan saçma taneleri, mağdur ...’nın vücudundan ise bir adet nüve çıkartılmıştır. Olay yeri inceleme raporuna göre; olay yerinde 7 adet 7.62 mm çaplı boş kovan, olay yerinde duvar dibinde bir adet mermi çekirdeği gömlek parçası, 5 adet de mağdur ...’nın tabancasından atılan 9 mm çaplı boş kovan ele geçirilmiş, ekspertiz raporlarında 7.62 mm çaplı kovanların çapına uygun tek bir silahtan atıldığı, mağdur ...’nın vücudundan çıkartılan nüvenin üzerinde karakteristik iz olmadığından mukayeseye elverişli olmadığı, olay yerinde ele geçirilen mermi çekirdeği gömlek parçasının ise içerisinde yiv-set bulunan bir silahtan atıldığı ancak tespit ve teşhise elverişli iz bulunamadığından mukayeseye elverişli olmadığı bildirilmiştir. Mahkemenin kabulüne göre; sanık ... otomobili kullandığından ateşli silah kullanmamış, sanık ... ise hem av tüfeği hem de kaleşnikof silah ile aynı anda ateş ederek mağdurları yaralamıştır. Bu kabul olayın oluş şekline, silahların niteliği dikkate alındığında silahların kullanılabilme biçimine ve hayatın olağan akışına aykırıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarında da belirtildiği üzere ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden birisi de, insan haklarına dayalı, demokratik rejimle yönetilen ülkelerin hukuk sistemlerinde bulunması gereken, öğreti ve uygulamada; "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" şeklinde, Latincede ise "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi açısından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlak surette sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği ya da suçun niteliğinin belirlenmesi hususunda herhangi bir şüphe belirmesi hâlinde uygulanabilecektir. Ceza mahkûmiyeti, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate veya herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı, bu ispat, hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkân vermemelidir. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir. Yukarıda delilleri özetlenen ve iki ayrı silah kullanıldığı sabit olan olayda 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak niteliğe haiz silahı kimin kullandığı noktasında kesin bir kanaate varılamamakta olup, yasak silahı sanık ...’ün kullandığına ilişkin mahkûmiyetine yeter, kesin bir delil bulunmamaktadır. Başka bir ifadeyle sanık ...'ın av tüfeği ile ateş etmesi de mümkündür. Bu nedenle 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün bozulması gerektiği görüşünde olduğumdan çoğunluk görüşüne katılmamaktayım.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanıklar, seyir halindeki araçta bulunan iki mağdura kaleşnikofla ateş etmiş; kasten öldürmeye teşebbüs ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefetten mahkum edilmişlerdir. Olay yerinde 7,62 mm kovanlar ve mermi parçaları ele geçmiş, mahkeme yasak silahı sanıklardan birinin kullandığını kabul etmiştir.

Hukuki İlke: Kasten öldürmeye teşebbüs bakımından silahın elverişliliği, hedef bölge ve mağdurdaki yaralanma birlikte değerlendirilerek kast belirlenir. 6136 yönünden ise iki ayrı silah kullanılan olayda yasak nitelikteki silahı kimin kullandığı kesin saptanamıyorsa, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği mahkumiyet kurulamaz (karşı oyun görüşü).

Uygulama Sonucu: onama (temyiz istemlerinin esastan reddi); 6136 suçu yönünden oy çokluğu

Dava Strateji Notu: Birden fazla ateşli silahın kullanıldığı çatışmalarda, 6136'dan mahkumiyet için yasak silahı hangi sanığın kullandığının kesin delille ortaya konması gerekir; ekspertizde kovan/çekirdek mukayeseye elverişli değilse müdafi şüpheden yararlanma ilkesini işleyerek beraat savunması yapabilir (karşı oy bu yönde).

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla