İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2025/4504 Karar: 2025/5535 Tarih: 2025

Yargıtay 1. Ceza Dairesi — Kasten Öldürme Kararı (E.2025/4504 K.2025/5535)

1. Ceza Dairesi 2025/4504 E. , 2025/5535 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/2039 Değişik İş SUÇ : Kasten yaralama KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine dair TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması ... Cumhuriyet Başsavcılığının 13.02.20

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2025/4504 E. , 2025/5535 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/2039 Değişik İş SUÇ : Kasten yaralama KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine dair TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması ... Cumhuriyet Başsavcılığının 13.02.20

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2025/4504 E. , 2025/5535 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/2039 Değişik İş SUÇ : Kasten yaralama KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine dair TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması ... Cumhuriyet Başsavcılığının 13.02.2024 tarihli ve 2023/46690 Soruşturma, 2024/4950 Karar numaralı evrakı ile şüpheli hakkında kasten yaralama suçundan, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, anılan karara yönelik şikâyetçi vekili tarafından yapılan itirazın reddine dair merci ... 3. Sulh Ceza Hakimliğinin, 16.04.2024 tarihli ve 2024/2039 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin olmakla 16.04.2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2025 tarihli ve 2024/15956 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.06.2025 tarihli ve KYB-2025/64919 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.06.2025 tarihli ve KYB-2025/64919 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, müşteki ... ile şüphelinin bir dönem arkadaşlık yaptıkları, şüphelinin müştekinin evinde bulunduğu sırada aralarında başlayan tartışma sırasında şüphelinin tornovida ile müştekiyi yaraladığı olay nedeniyle başlatılan soruşturma sonunda, müştekinin olay tarihinden 4 ay sonra şikayette bulunduğu ve taraflar arasında çok sayıda soruşturma dosyası bulunduğundan bahisle şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; olay sırasında evde bulunan müştekinin annesinin beyanı ile oluşa uygun olan doktor raporu karşısında, şüphelinin eylemi ile ilgili olarak mevcut delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un, Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının görevi başlıklı 160. maddesinde yer alan; "(1) Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. (2) Cumhuriyet Savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." Kamu davasını açma görevi başlıklı 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan; "(1) Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet Savcısı tarafından yerine getirilir. (2) Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler." Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar başlıklı 172/1. maddesinde yer alan; "(1) Cumhuriyet Savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir." Cumhuriyet savcısının kararına itiraz başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili bölümlerinde yer alan; "(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3) (Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. " şeklindeki düzenlemeler uyarınca Cumhuriyet savcısı kendisine yapılan suç duyurusu veya şikâyet üzerine suçun gerçekten işlenip işlenmediğinin tespiti için hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı ve maddi gerçeğin ortaya çıkmasına yarayan tüm kanunî yöntemlere başvurmalıdır. Toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaşıldığında iddianame düzenleyerek kamu davası açılması, aksi hâlde ise 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verilmesi gerekmektedir. 2. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyasının değerlendirilmesinde; Cumhuriyet Başsavcılığınca şüpheli hakkında şikâyetçiye yönelik kasten yaralama suçundan “...şüphelinin savunmasında üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği, müştekinin soyut iddiası dışında şüphelinin üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin her hangi bir delil elde edilemediği, müştekinin ve şüpheli arasında birden fazla şikayet ve soruşturma dosyasının bulunduğu, müştekinin, şüphelinin kendisini olay tarihinden yaklaşık 4 ay sonra yaraladığı iddiası üzerine başlatılan soruşturmada müştekinin iddialarını doğrulayacak delil elde edilemediği...”nden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, anılan karara itirazın da merci tarafından reddedildiği anlaşılmıştır. Oysa şikâyetçinin şüphelinin kendisini tornavida ile yaraladığına dair beyanı ile adlî muayene raporundaki yaralanma bulguları, tanık ...'ın anlatımlarına göre şüpheli hakkında şikâyetçiye yönelik kasten yaralama suçundan kamu davası açılması için yeterli şüphe oluştuğu dikkate alınmadan kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın bu nedenle kabulü yerine reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. ... 3. Sulh Ceza Hakimliğinin, 16.04.2024 tarihli ve 2024/2039 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.07.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Bir dönem arkadaşlık yapan taraflar arasında müştekinin evinde çıkan tartışmada şüphelinin tornavida ile müştekiyi yaraladığı iddiasıyla soruşturma yapılmış; savcılık, şikâyetin olaydan yaklaşık 4 ay sonra yapılması ve taraflar arasında çok sayıda dosya bulunması gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiş, itiraz da reddedilmiştir.

Hukuki İlke: Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itirazda ölçüt, dava açmaya yeterli şüphe bulunup bulunmadığıdır. Olay sırasında evde bulunan tanığın (müştekinin annesi) beyanı ile oluşa uygun adli muayene raporu birlikte değerlendirildiğinde kamu davası açmaya yeterli şüphe oluşuyorsa delillerin takdiri mahkemeye aittir; itiraz merciince itirazın kabulü gerekir.

Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma isteminin kabulü; itirazın reddine dair kararın bozulması.

Dava Strateji Notu: KYOK itirazında oluşa uygun adli rapor ve olay yerinde bulunan tanık anlatımı, yeterli şüphenin varlığı için güçlü dayanaktır. Şikâyetteki gecikme veya taraflar arasında başka dosyaların bulunması tek başına kovuşturmasızlık gerekçesi yapılamaz; delillerin yargılama aşamasında değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmalıdır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla