Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2025/4906 E. , 2025/6195 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İnfaz Hakimliği SAYISI : 2023/6479 (E), 2023/6874 (K) İNCELEME KONUSU KARAR : Açık Ceza İnfaz Kurumuna İade KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2025/4906 E. , 2025/6195 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İnfaz Hakimliği SAYISI : 2023/6479 (E), 2023/6874 (K) İNCELEME KONUSU KARAR : Açık Ceza İnfaz Kurumuna İade KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçundan Fethiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.09.2022 tarihli ve 2022/813 Esas, 2022/989 Karar sayılı kararı ile 1 yıl 8 ay hapis cezasına hükümlü ...'ın, bu cezasının açık ceza infaz kurumunda infazı sırasında, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un Geçici 9/5. maddesi gereğince Covid-19 iznine ayrılmasını takiben, 5275 sayılı Kanun'un Geçici 10/2. maddesi gereğince cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına dair Fethiye İnfaz Hâkimliğinin 10.05.2023 tarihli ve 2023/2589 Esas, 2023/2595 Karar sayılı kararını müteakip, hükümlünün anılan kararın tebliğine rağmen yasal süre içerisinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurmadığından bahisle açık ceza infaz kurumuna iade edilmesine ilişkin Fethiye İnfaz Hâkimliğinin 21.09.2023 tarihli ve 2023/6479 Esas, 2023/6874 Karar sayılı kararı ile ilgili olarak; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 02.06.2025 tarihli ve 94660652-105-48-21063-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.06.2025 tarihli ve 2025/71306 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü; I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.06.2025 tarihli ve 2025/71306 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, Fethiye İnfaz Hâkimliğinin 10.05.2023 tarihli kararı ile Covid-19 izninde olan hükümlü hakkında, 5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesi gereğince cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına dair gıyabında karar verildiği, anılan kararda hükümlüye Covid-19 izninin bitim tarihi olan 31.07.2023 tarihinden itibaren beş iş günü içerisinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurması gerektiğine yönelik ihtara da yer verildiği ve Fethiye İnfaz Hâkimliğinin 21.09.2023 tarihli kararı ile de hükümlünün süresi içerisinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurmadığı gerekçesiyle açık ceza infaz kurumuna iade edilmesine karar verildiği anlaşılmış ise de, 5275 sayılı Kanun'un geçici 9/5. maddesi gereğince, Covid-19 izninde bulunan, açık ceza infaz kurumlarında bulunanlar ile kapalı ceza infaz kurumunda bulunup da açık ceza infaz kurumlarına ayrılmaya hak kazanan hükümlüler, anılan Kanun'un 105/A maddesi kapsamında denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infazına karar verilen hükümlüler ve anılan Kanun'un 106. madde veya diğer kanunlar uyarınca denetimli serbestlik tedbirinden yararlanan hükümlülerin anılan Kanun'un geçici 10/1. maddesinde bulunan düzenleme uyarınca 01.08.2023-15.08.2023 tarihleri arasında infaz işlemlerinin yürütüldüğü ceza infaz kurumuna dönmek zorunda olduğu, 5275 sayılı Kanun'un geçici 10/1. maddesine istisna getiren anılan Kanun'un geçici 10/2. maddesi gereğince 31.07.2023 tarihi itibarıyla anılan Kanun'un geçici 9/5. maddesi uyarınca Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle izinde bulunan ve ilgili mevzuat uyarınca cezalarının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına beş yıl ve daha az süre kalan hükümlülerin talebi aranmaksızın, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına, infaz hakimi tarafından karar verilen hükümlülerin, infaz kurumuna dönüp dönmeyeceği, infaz hâkimliği tarafından verilen kararın tebliğ edilip edilmeyeceğinin inceleme konusunu oluşturduğu anlaşılmakla, 5275 sayılı Kanun'un 105/A-6. maddesinde bulunan, ''..Hükümlünün; a) Ceza infaz kurumundan ayrıldıktan sonra, talebinde belirttiği denetimli serbestlik müdürlüğüne beş gün içinde müracaat etmemesi..,hâlinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine, koşullu salıverilme tarihine kadar olan cezasının infazı için açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine, denetimli serbestlik müdürlüğünün bulunduğu yer infaz hâkimi tarafından karar verilir..'' şeklindeki düzenleme nazara alındığında, Fethiye İnfaz Hâkimliğinin 10.05.2023 tarihli kararı ile hükümlünün açık ceza infaz kurumunda infazı devam ediyorken denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle statü değişikliğine uğradığı, hükümlünün kendisine sorumluluk yükleyecek kararları hukuki olarak bilme hakkı olduğu, 5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesi hükümleri uygulanarak verilen kararların hükümlülere 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca tebliğ edilmesini takiben ilgili denetimli serbestlik müdürlüğüne başvuru yapmasının beklenilmesi gerektiği, anılan kararın hükümlünün mernis adresine doğrudan 7201 sayılı Teblihat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca tebliğ edildiğinden usulsüz olduğu, hükümlüye usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinin anlaşılması karşısında, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları; (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar. 2. 7201 sayılı Kanun'un "Bilinen adreste tebligat" başlıklı 10 uncu maddesinin birinci ve fıkralarına göre; "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. (Ek fıkra: 11.1.2011-6099/3 md.) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 7201 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği öncelikle, hükümlünün bilinen en son adresi esas alınarak kararın tebliği yoluna gidilmesi, 7201 sayılı Kanun'un "Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina" başlıklı 21 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca bu adrese tebligat çıkarılıp söz konusu tebligatın bila tebliğ iade edilmesi hâlinde, aynı Kanun'un 10 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereği en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca MERNİS adresi esas alınarak tebliği yoluna gidilmesi gerekmektedir. 4. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 20.11.2020 tarihli ve 2019/2 Esas, 2020/3 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere; 7201 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereği gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsendiği, muhatabın bilinen en son adresine çıkarılan tebligatın iade edilmesi veya MERNİS adresinin bilinen adresten farklı olması hâlinde MERNİS adresine “MERNİS” şerhi düşülerek 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca doğrudan tebligat çıkartılması gerekmektedir. 5. Somut olayda, hükümlünün yokluğunda verilen İnfaz Hakimliğinin 10.05.2023 tarihli ve 2023/2589 Esas, 2023/2595 Karar sayılı kararın, hükümlünün bilinen son adresi esas alınarak tebliğe çıkartılması, adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması durumunda, tebligata “tebligat çıkartılan adresin, muhatabın adres kayıt sisteminde kayıtlı olan adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda iade edilmeyerek 7201 sayılı Kanun'un 21 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bu adrese yapılması gerektiğine” ilişkin şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerekirken, hükümlünün izne ayrıldığı sırada bildirdiği bilinen son adresine doğrudan Tebligat Kanunu’nun 21 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca “mernis adresi” şerhi düşülerek çıkarılan tebligatın usûlüne uygun olmadığı anlaşılmıştır. 6. Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından düzenlenen 22.08.2023 tarihli ve 2023/567 NKL sayılı tutanakta, "hükümlünün izin bitim tarihinden sonra nakil dilekçesinde bildirdiği cep telefonundan arandığı ve kendisine SMS gönderildiği buna rağmen hükümlünün Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne müracaat etmediği" yazılı olmasına göre, hükümlünün UYAP sisteminde kayıtlı GSM numarasına cezasının infaz durumu ile ilgili SMS gönderilip gönderilmediği, gönderildi ise hangi tarihte gönderildiği ve gönderilen mesajın içeriğinin ne olduğu ayrıca bildirdiği cep telefonundan arandığına ilişkin varsa kayıtlar araştırılıp, denetime imkan verecek şekilde dosya içerisine alınmaksızın eksik inceleme sonucu verilen karar Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi açıklanan bu nedenlerle yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Fethiye İnfaz Hâkimliğince verilen 21.09.2023 tarihli ve 2023/6479 Esas, 2023/6874 Karar sayılıkararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.09.2025 tarihinde karar verildi.