KÜNYE
1. Ceza Dairesi 2025/5454 E., 2025/6466 K.
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/412 E., 2021/247 K
- Suç
- Kasten yaralama İNCELEME KONUSU
- Karar
- Ceza verilmesine yer olmadığına dair KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Detayı
357 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Ödemiş
1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.02.2021 tarihli ve 2019/412 Esas, 2021/247 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 32/1, 57... sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/3-a maddeleri uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına ve yüksek güvenlikli sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 06.04.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 08.07.2025 tarihli ve 2024/20781 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2025 tarihli ve KYB-2025/89323 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2025 tarihli ve KYB-2025/89323 sayılı kanun yararına bozma isteminin. "Ödemiş
1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2021 tarihli kararının, sanığa 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150/2. maddesi uyarınca atanan zorunlu müdafiine 31/05/2023 tarihinde tebliğ edilmek suretiyle kesinleştirildiği anlaşılmış ise de, Dosya kapsamına göre, Mahkemesince sanığın akıl hastası olduğunun kabul edilmiş olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150. maddesinin 2. fıkrasındaki 'Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık;
çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir.' şeklindeki düzenleme karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 32/1. maddesi kapsamında akıl hastalığı bulunan sanığa zorunlu müdafii tayininin gerektiği gözetilmeden, savunma hakkının kısıtlanması suretiyle yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
İnceleme konusu dava dosyasında akıl hastası olan hükümlünün savunmasının alındığı talimat duruşmasında kendisine müdafii atandığı, hükümden sonra atanan müdafiiye gerekçeli kararı usûlüne uygun şekilde tebliğ edildiği hâlde hükmün istinaf edilmediği belirlenmekle, hükümlünün savunma hakkı kısıtlanmadığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Özgün Analiz
Olay Özeti
Olay Özeti: Akıl hastası olduğu kabul edilen sanık hakkında kasten yaralamadan ceza verilmesine yer olmadığına ve yüksek güvenlikli sağlık kurumunda koruma-tedavi altına alınmasına karar verilmiş; savunma hakkının kısıtlandığı ileri sürülmüştür.
Hukuki İlke
Hukuki İlke: CMK 150/2 uyarınca akıl hastası sanığa istem aranmaksızın zorunlu müdafii atanır; ancak savunmanın alındığı talimat duruşmasında müdafii atanmış ve gerekçeli karar müdafiiye usulünce tebliğ edilmişse savunma hakkı kısıtlanmış sayılmaz.
Uygulama Sonucu
Uygulama Sonucu: ret (kanun yararına bozma isteminin reddi)
Dava Strateji Notu
Dava Strateji Notu: Zorunlu müdafiinin hangi aşamada atandığı belirleyicidir; savunma alınırken müdafii hazırsa ve karar müdafiiye tebliğ edilmişse savunma hakkı ihlali iddiası kabul görmez.