Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2025/5457 E. , 2025/6759 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/779 E., 2020/103 K. SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kahramanmara
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2025/5457 E. , 2025/6759 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/779 E., 2020/103 K. SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kahramanmaraş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.02.2020 tarihli ve 2019/779 Esas, 2020/103 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 86/3-a, 87/3, 62, 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara yönelik itirazın sıfat yönünden reddine karar verilmekle, 08.05.2024 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 12.06.2025 tarihli ve 2024/22593 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2025 tarihli ve KYB - 2025/85072 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2025 tarihli ve KYB - 2025/85072 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Kahramanmaraş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.02.2020 tarihli kararına karşı müşteki Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin Kahramanmaraş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.07.2020 tarihli ve 2020/1029 değişik iş sayılı kararını müteakip, yeniden yapılan yargılama sonucunda, sanığın mahkumiyetine dair Kahramanmaraş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.11.2021 tarihli ve 2020/516 esas, 2021/889 sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine, suçtan zarar gören kurumun duruşmalara katılmadığı ve katılma talebinde bulunmadığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara itiraz hakkının da bulunmadığı cihetle, Kahramanmaraş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.07.2020 tarihli ve 2020/1029 değişik iş sayılı karara karşı kanun yararına bozma yoluna gidilmesi hususunun değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle verilen Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 11.07.2023 tarihli ve 2022/113 esas, 2023/1600 sayılı tevdi kararını takiben, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 05.02.2024 tarihli ve 2023/9541 esas, 2024/657 karar sayılı ilamı ile Kahramanmaraş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.07.2020 tarihli ve 2020/1029 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesi uyarınca bozulmasına hükmedilerek, Kahramanmaraş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.02.2020 tarihli ve 2019/779 esas, 2020/103 sayılı kararına karşı kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğu gözetilerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesinde yer alan '(Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir...' ve aynı Kanun'un 231/6. maddesindeki 'Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması... gerekir.' şeklinde yer alan düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde; Dosya kapsamına göre; 1) Sanığa ait adlî sicil kaydında 16.05.2018 tarihinde işlemiş olduğu kasten yaralama suçu nedeniyle Kahramanmaraş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.03.2019 tarihli ve 2018/461 esas, 2019/196 sayılı kararı ile verilen ve 11.06.2019 tarihinde kesinleşen mahkûmiyet kaydı bulunduğu gibi, Somut olayda Kahramanmaraş Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 30.01.2020 tarihli ve 2020/122 sayılı bilirkişi raporuna göre müştekinin yaşamını tehlikeye sokacak şekilde yaralandığı, meydana gelen birden fazla kırığın hayat fonksiyonlarını orta (3) derecede etkileyecek nitelikte olduğu nazara alındığında, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/1, 86/3-a ve 87/1-d. maddeleri uyarınca belirlenecek cezanın 87/3 ve 87/2-son cümlesi delaletiyle 5 yıldan az olamayacağı, işbu cezadan aynı Kanun'un 62. maddesi gereğince takdiri indirim uygulanması durumunda dahi neticeten en az 4 yıl 2 ay hapis cezasına hükmedilebileceği cihetle, 5271 sayılı Kanun'un 231/5 ve 231/6. maddeleri uyarınca sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2) Kahramanmaraş Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 30.01.2020 tarihli ve 2020/122 sayılı bilirkişi raporunun sonuç bölümünün 1. nolu kısmında yaralanmanın müştekinin yaşamını tehlikeye sokacak şekilde olduğunun belirlenmesine karşın, 3. nolu kısmında meydana gelen birden fazla kırığın hayat fonksiyonlarını orta (3) derecede etkileyecek nitelikte olduğunun belirlenmesi suretiyle çelişkili bir tespit yapıldığının anlaşılması karşısında, çelişkinin giderilmesi bakımından ek rapor aldırılması ya da çelişkiye rağmen verilen kararın gerekçelendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un, “Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması” başlıklı 231. maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan altıncı fıkrasına göre; “(6) (Ek: 6.12.2006-5560/23 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekir. (Ek cümle: 22/7/2010 - 6008/7 md.) Sanığın kabul etmemesi hâlinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez.” 2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyasının değerlendirilmesinde; Mahkemece sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de; sanığın adlî sicil belgesinde sabıka kaydı olduğu belirlenmekle, Mahkemece 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. 3. Ayrıca talepnamenin (2) numaralı kanun yararına bozma talebinde belirtilenin aksine mağdurun adlî muayene raporunda çelişkili tespit bulunmamakla, incelenen dava dosyasında; sanığın annesi olan mağdura yumruk atarak adlî muayene raporuna göre posterior etmoid kemik kırığına neden olduğu, mağdurun yaralanması neticesinde hayati tehlike geçirdiği ve kırığın hayat fonksiyonlarına etki derecesinin orta (3.) derece olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece mağdurun yaralanmasının niteliğine göre birden fazla nitelikli hal ihlali nedeniyle temel cezanın sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi ve sanığın sadece en ağır sonuç olan hayati tehlikeye neden olacak şekilde yaralama eyleminden 5237 sayılı Kanun’un 86/1, 86/3-a, 87/1-d maddeleri uyarınca sorumlu olacağı gözetilmeden sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-a ve 87/3. maddelerinin uygulanması ve fakat aynı Kanun'un 87/1-d maddesinin uygulanmaması da, Kanun'a aykırıdır. 4. Bununla birlikte, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 11.03.2014 tarihli ve 2014/14-103 Esas, 2014/128 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; kurulan hükmün sanık hakkında hukuksal bir sonuç doğurmamasını ifade eden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı davayı sonuçlandıran ve uyuşmazlığı çözen bir hüküm değildir. Bunun sonucu olarak, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar 5271 sayılı Kanun'un 223/1. maddesinde sayılan hükümlerden olmadığından, bu tür kararların kanun yararına bozulması durumunda yargılamanın tekrarlanması yasağına ilişkin kurallar uygulanamayacağı gibi davanın esasını çözen bir karar bulunmadığı için verilecek hüküm veya kararlarda lehe ve aleyhe sonuçtan da söz edilemeyeceği gözetilmelidir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Kahramanmaraş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.02.2020 tarihli ve 2019/779 Esas, 2020/103 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.10.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Anasına yumruk atarak kemik kırığı ve hayati tehlike oluşturan neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunda sanık hakkında HAGB kararı verilmiş; sanığın adli sicilinde önceden kesinleşmiş kasten yaralama mahkûmiyeti bulunmaktadır.
Hukuki İlke: HAGB için sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması şarttır (CMK 231/6-a); sabıkalı sanığa HAGB verilemez. Ayrıca nitelikli yaralamada en ağır sonuçtan (TCK 87/1-d) sorumluluk ve temel cezanın alt sınırdan uzaklaştırılması gerekir.
Uygulama Sonucu: kanun yararına bozma (mahallinde işlem yapılmak üzere)
Dava Strateji Notu: HAGB talebinde sanığın sabıka kaydı ön koşuldur; sabıka varsa HAGB hükümsüz kalır; yaralamada birden çok nitelikli hâl varsa en ağır sonuç esas alınıp temel ceza alt sınırdan uzaklaştırılmalı.