Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2025/6062 E. , 2025/6765 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/695 E., 2025/51 K. SUÇ : Kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Basit yargılama usûlü uygulanması suretiyle verilen ilk karara hükümlü müdafi
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2025/6062 E. , 2025/6765 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/695 E., 2025/51 K. SUÇ : Kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Basit yargılama usûlü uygulanması suretiyle verilen ilk karara hükümlü müdafii tarafından itiraz edilmesi üzerine genel hükümlere göre duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda verilen İstanbul 29. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2025 tarihli ve 2024/695 Esas, 2025/51 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 29, 62, 52/2. maddeleri gereğince 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezanın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 272/3-a maddesi uyarınca kesin olmakla 28.01.2025 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 21.08.2025 tarihli ve 2025/16436 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.09.2025 tarihli ve KYB - 2025/100918 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.09.2025 tarihli ve KYB - 2025/100918 sayılı kanun yararına bozma isteminin; Mahkemenin kabul ve uygulamasına göre hükümlünün kasten yaralama eyleminin uzlaşma kapsamında kaldığı dikkate alınarak uzlaşma usûlünün uygulanması gerektiği ve hatalı gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un "Uzlaştırma" başlıklı 253. maddesinin birinci fıkrasında ve aynı fıkrasının (a) bendinde yer verilen; "(1) Aşağıdaki suçlarda, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulur: a) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar," şeklindeki düzenleme karşısında, uzlaştırma kurumunun, şikâyet şartına bağlı suçlar yönünden uygulanabileceği ön koşul olarak belirlenmiştir. Aynı hükmün (b) bendinde şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın 5237 sayılı Kanun'da yer alan bazı suçlar yönünden de uzlaştırma hükümlerinin uygulanması öngörülmüş ise de hükümlünün katılana yönelik yargılama konusu yaralama eylemini, 5237 sayılı Kanun'un, "Tanımlar" başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin dördüncü cümlesinde yer alan; "Saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyler," kapsamında silahtan sayılan taş ve kemik ile gerçekleştirdiği iddiası ile kamu davası açılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun'un 86. maddesinin ikinci fıkrasında ve üçüncü fıkrasının ilgili bölümlerinde; "(2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine,... (3) Kasten yaralama suçunun; ... e) Silahla, İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, ...." şeklinde düzenleme yapılmıştır. 3. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlünün, yargılama konusu eylemini silahtan sayılan bir cisim ile gerçekleştirdiği iddiası ile kamu davası açılmış ise de; Mahkemece, hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun'un 86/2. maddesine göre belirlenen temel ceza üzerinden aynı Kanun'un 86/3-e maddesi uyarınca artırım uygulanmadığı tespit edilmiştir. Bu hâli ile hükümlünün eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 86/2. maddesi kapsamında kaldığı ve aynı Kanun'un 73. maddesi uyarınca soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlardan olduğu, bu itibarla uzlaştırma hükümleri kapsamında bulunduğu anlaşılmıştır. 4. 5271 sayılı Kanun'un 254/1. maddesinde yer verilen; “(1) Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, hükümlü ile katılan arasında uzlaştırma işleminin yapılması için dava dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre hükümlünün hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması, Kanun’a aykırı olup (1) numaralı kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. 5. 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinde düzenlenen Hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanabilmesi için, a) Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde, hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezasından ibaret olması, b) Suçun 5271 sayılı Kanun'un 231/14. maddesinde yazılı suçlardan olmaması, c) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, d) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesine ilişkin koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu açıklamalar ışığında inceleme konusu dava dosyasının değerlendirilmesinde; hükümlü hakkında önceden verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar bulunduğundan bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiği belirlenmiştir. Oysa hükümlünün adlî sicil belgesine göre sabıkasız olduğu anlaşılmıştır. Adlî sicil kaydı bulunmayan hükümlü hakkında, diğer koşullar değerlendirilmeden, katılanın adlî sicil belgesindeki kayıt gerekçe gösterilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup (2) numaralı kanun yararına bozma talebi de yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Hükümlü ... hakkında kasten yaralama suçundan verilen İstanbul 29. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2025 tarihli ve 2024/695 Esas, 2025/51 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.10.2025 tarihinde karar verildi.