İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2025/6053 Karar: 2025/6754 Tarih: 2025

Yargıtay 1. Ceza Dairesi — Kasten Öldürme Kararı (E.2025/6053 K.2025/6754)

1. Ceza Dairesi 2025/6053 E. , 2025/6754 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/467 E., 2024/609 K. SUÇ : Kasten yaralama TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.09.2024 tarihli ve 2024/467 Esas, 2024/609 Karar sayılı kararı ile sanık hakkın

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2025/6053 E. , 2025/6754 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/467 E., 2024/609 K. SUÇ : Kasten yaralama TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.09.2024 tarihli ve 2024/467 Esas, 2024/609 Karar sayılı kararı ile sanık hakkın

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2025/6053 E. , 2025/6754 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/467 E., 2024/609 K. SUÇ : Kasten yaralama TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.09.2024 tarihli ve 2024/467 Esas, 2024/609 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında basit yargılama usûlü uygulanması suretiyle verilen ilk karara katılan vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine genel hükümlere göre duruşmalı yapılan inceleme neticesinde sanığın kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 86/3-a, 62, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251/3, 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddeleri gereğince 3.920,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın netice ceza miktarı itibariyle 5271 sayılı Kanun'un 272/3-a maddesi uyarınca kesin olmakla 25.09.2024 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 08.07.2025 tarihli ve 2024/31835 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.09.2025 tarihli ve KYB - 2025/94259 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.09.2025 tarihli ve KYB - 2025/94259 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Katılan ... vekilinin 25.09.2024 tarihli celsede davaya katılma talebinde bulunması üzerine, aynı tarihli karar celsesinde davaya katılan olarak kabul edilmesine karar verilmesini müteakip, sanığın mahkumiyeti ile katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmiş ise de, Katılan ...'in soruşturma aşamasında alınan 19.10.2023 tarihli ifadesinde sanıktan şikayetçi olduğu, ancak adı geçen katılanın 06.12.2023 tarihli ek ifadesinde şikayetinden vazgeçtiğinin anlaşılması karşısında, ...'in davaya katılma hak ve yetkisinin ortadan kalkmış olduğu, bu itibarla katılma kararının hukuka aykırı olup lehe vekalet ücretine hükmedilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un, Kanun yararına bozma başlıklı 309. maddesinin inceleme konusu ile ilgili birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında yer alan; "(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenlemeler uyarınca, hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddi hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi hâlinde karar veya hüküm kanun yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir. Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hâkim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlar ve esasa etkili usul yanılgılarının, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır. Bununla birlikte kanun yararına bozma yoluna, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilebilmesi nedeniyle kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun, 26.10.1932 tarihli ve 1932/29 Esas, 1932/12 Karar sayılı kararı esas alınarak verilen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 07.06.1971 tarihli ve 497-209; 07.02.1972 tarihli ve 447-72; 24.02.1975 tarihli ve 37-32; 14.06.2005 tarihli ve 66-65; 07.02.2006 tarihli ve 172-10; 22.10.2013 tarihli ve 2012/11-1322-2013/421 sayılı kararlarında da açıkça vurgulandığı üzere, vekâlet ücreti şahsî hakka ilişkin kararlardandır. Olağanüstü kanun yolu olması nedeniyle, her türlü hukuka aykırılık iddiası kanun yararına bozma konusu yapılamayacak, bu kapsamda şahsî hakka ilişkin kararların denetlenmesine ilişkin başvurular, istinaf ve temyiz yolundan farklı olarak kanun yararına bozma konusu yapılamayacağından, bu yolla denetlenemeyecektir. 2. Bu açıklamalar ışığında inceleme konusu dava dosyasının değerlendirilmesinde; sanık hakkında verilen kararda kanun yararına bozmaya konu edilen hukuka aykırılığın vekâlet ücreti ile ilgili olması ve vekâlet ücretinin yargılama giderlerinden olmasının şahsî hak olma niteliğini değiştirmeyeceği de dikkate alındığında şahsî hakka ilişkin olarak yapılan hukuka aykırılıkların olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.10.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla