KÜNYE
1. Ceza Dairesi 2025/618 E., 2025/6276 K.
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/799 E., 2024/706 K
- Suç
- Kasten yaralama
- Hüküm
- Düşme
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Detayı
380 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında verilen hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu,
1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2016 tarihli ve 2015/1083 Esas, 2016/547 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında verilen kararın, katılan vekili ve sanık müdafi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 16.04.2024 tarihli ve 2021/23428 Esas, 2024/4813 Karar sayılı ilâmı ile özetle, ''yetersiz rapor ile hüküm kurulması ve basit yargılama usulünün değerlendirilmesi'' nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 2.Kayseri
5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.10.2024 tarihli ve 2024/799 Esas, 2024/706 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakkında kasten yaralama suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca olağan zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle düşme kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesi ile düşme kararının hatalı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 86/3-b,d maddeleri uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zaman aşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 67/2-d maddesi uyarınca zaman aşımı süresini kesen son işlemin bozma öncesi 28.06.2016 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu, bu tarihten sonra bozma ilamı sonrası mahkemenin karar tarihine kadar geçen sürede olağan zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle verilen düşme kararında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından,
ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri