İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2025/7042 Karar: 2026/793 Tarih: 2026

Yargıtay 1. Ceza Dairesi — Kasten Öldürme Kararı (E.2025/7042 K.2026/793)

1. Ceza Dairesi 2025/7042 E. , 2026/793 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/223 E.,2025/124 K. SUÇLAR : Azmettiren sıfatıyla nitelikli kasten öldürme, azmettiren sıfatıyla nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs, kasten öldürme, kasten yaralama, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma HÜKÜM

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2025/7042 E. , 2026/793 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/223 E.,2025/124 K. SUÇLAR : Azmettiren sıfatıyla nitelikli kasten öldürme, azmettiren sıfatıyla nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs, kasten öldürme, kasten yaralama, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma HÜKÜM

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2025/7042 E. , 2026/793 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/223 E.,2025/124 K. SUÇLAR : Azmettiren sıfatıyla nitelikli kasten öldürme, azmettiren sıfatıyla nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs, kasten öldürme, kasten yaralama, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İncelenmeksizin iade, ret, onama, bozma Dairemizin 02.10.2023 tarihli ve 2023/2738 Esas, 2023/5843 Karar sayılı bozma ilâmı ile sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün de "haksız tahrikin derecesi" yönünden bozulmasına karar verildiği, Mahkemece bozma ilâmına uyulmasına karar verilmesine rağmen anılan suç ile ilgili hüküm kurulmadığı, aynı ilâmda temyiz dışı sanık ... hakkında katılanlar ..., ..., ... ve temyiz dışı katılan ...'ye yönelik azmettiren sıfatıyla silahla tehdit suçlarından açılan kamu davası ile ilgili olarak hüküm kurulmadığı ve her zaman hüküm kurulabileceği belirtilmesine rağmen, bozma ilâmı üzerine yapılan yargılama sonucu da hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama, sanık ... hakkında katılanlar ..., ..., ... ve temyiz dışı mağdur ...'ye yönelik azmettiren sıfatıyla silahla tehdit suçlarından mahallinde her zaman hükümler kurulması mümkün görülmüştür. Sanıklar ..., ... ve ...'ın katılan sıfatıyla temyiz edebilecekleri bir hüküm bulunmadığından, katılan sıfatıyla yaptıkları temyiz istemleri inceleme dışı bırakılmıştır. 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 25 ve geçici 2. maddeleri uyarınca kurulan Bölge Adliye Mahkemelerinin, 07.11.2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan karar uyarınca tüm yurtta 20.07.2016 tarihinde göreve başladığı, Mahkemece sanık ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan ilk defa 23.11.2018 tarihinde kurulan mahkumiyet hükmünün sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 19.10.2022 tarihli ve 2022/8 81... /190 Karar sayılı kararı ile incelenerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi üzerine kesinleştiği, anılan karara yönelik 5271 sayılı Kanun'un 308/A maddesi uyarınca sanık lehine yapılan itirazın Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 10.01.2023 tarihli ve 2022/37 15... /74 Karar sayılı kararı ile kabul edilerek, hükmün bozulmasına ve yeniden karar verilmek üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, bu nedenle sanık ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan istinaf bozması üzerine kurulan mahkûmiyet hükmünün 5271 sayılı Kanun'un 272.maddesi uyarınca istinaf kanun yoluna tabi olduğu anlaşıldığından, mercide yanılma nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 264/1. maddesi gözetilerek sanık ... müdafinin isteminin istinaf olarak kabulüyle, esası incelenmeyen bu hüküm yönünden dosyanın İlk Derece Mahkemesince yetkili ve görevli Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere, temyiz istemi inceleme dışı bırakılmıştır. Gerekçeli kararın katılanlar ... ve ... vekiline 30.03.2025 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, anılan katılanlar vekili tarafından 5271 Kanun'un 291/1. maddesinde belirlenen kanunî süre geçtikten sonra 21.04.2025 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmakla, temyiz isteminin süresinde olmadığı belirlenmiştir. Sanık ... müdafii tarafından kararın duruşmalı olarak temyiz istemi üzerine duruşma günü belirlenerek sanık müdafine meşruhatlı davetiye çıkarılmasına rağmen, belirlenen gün ve saatte hazır bulunmadığı ve geçerli bir nedene dayanan mazeret de bildirmediği anlaşıldığından, mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hükümlerin temyiz incelemesinin duruşmasız olarak yapılmasına karar verilmiştir. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında maktul ...'ya yönelik kasten öldürme, sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçlarından bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260/1 maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... hakkında maktuller ... ve ...'e yönelik azmettiren sıfatıyla nitelikli kasten öldürme ile katılan ...'a yönelik azmettiren sıfatıyla nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 02.10.2023 tarihli ve 2023/2738 Esas, 2023/5843 Karar sayılı ilâmı ile "kesin hukuka aykırılık, haksız tahrikin dereceleri, temel cezanın belirlenmesi, vekâlet ücreti" yönlerinden bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. B. Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.02.2025 tarihli ve 2024/223 Esas, 2025/124 Karar sayılı kararı ile ; 1. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında maktul ...'ya yönelik kasten öldürme suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun ( 5237 sayılı Kanun ) 81/1, 29/1, 62/1 ve 53/1. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, 2. Sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 87/1-c, 87/1-d-son, 29/1, 62/1 ve 53/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 3. Sanık ... hakkında: a. Maktuller ... ve ...'e yönelik azmettiren sıfatıyla nitelikli kasten öldürme suçlarından, 5237 sayılı Kanun'un 38/1, 220/5 delaletiyle 82/1-a, 53/1 ve 58/9. maddeleri uyarınca 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, B. Katılan ...'a yönelik azmettiren sıfatıyla nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 38/1, 220/5 delaletiyle 82/1-a, 35/2, 53/1 ve 58/9. maddeleri uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, meşru savunmaya, suça iştirak şartlarının oluşmadığına, mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, sanıklar hakkında kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle suç niteliğine, haksız tahrikin derecesine, ilişkindir. 2. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; meşru savunmaya, suça iştirak şartlarının oluşmadığına, sanık hakkında kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle suç niteliğine, ilişkindir. 3. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; gerekçeye, kesin hukuka aykırılık nedeni bulunduğuna, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, suça iştirak şartlarının oluşmadığına, ilişkindir. III. GEREKÇE A. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında maktul ...'ya yönelik kasten öldürme suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine ilişkin temyiz istemleri yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, hükme esas alınan raporların yeterli olduğu, eksik incelemenin bulunmadığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, somut olayda meşru savunmaya veya sınırın aşılmasına ilişkin yasal koşulların oluşmadığı, kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçunun unsurlarının oluşmadığı, sanıkların maktule yönelik eylemlerine uyan suç vasfının ve suça iştiraklerinin niteliklerinin doğru biçimde belirlendiği, maktulden sanıklara yönelen ve haksız tahrik teşkil eden davranışların ulaştığı boyut gözetildiğinde haksız tahrik nedeniyle yapılan indirim oranında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne ilişkin temyiz istemi yönünden 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, hükme esas alınan raporların yeterli olduğu, eksik incelemenin bulunmadığı, eylemin sanık ... tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, somut olayda meşru savunmaya veya sınırın aşılmasına ilişkin yasal koşulların oluşmadığı, sanık ...'in katılan ...'a yönelik eylemine uyan suç vasfının ve suça iştirakinin niteliğinin doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Dosya kapsamına göre; Dairemizin 02.10.2023 tarihli ve 2023/2738 Esas, 2023/5843 Karar sayılı bozma ilamında, sanık hakkında neticeye etki edecek biçimde temel ceza belirlenmesi ve haksız tahrik nedeniyle azami oranda indirim yapılması gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verildiği, Mahkemece bozma ilâmına uyulmasına karar verilmesine rağmen bozma ilâmını etkisiz kılacak şekilde yazılı biçimde temel cezanın 1 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi ve haksız tahrik nedeniyle makul oranda indirim yapılması hukuka aykırı bulunmuştur. C. Sanık ... hakkında hakkında maktuller ... ve ...'e yönelik azmettiren sıfatıyla nitelikli kasten öldürme ile katılan ...'a yönelik azmettiren sıfatıyla nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine ilişkin temyiz istemi yönünden 1. Dosya kapsamına göre; olay tarihinden önce sanık ... ile suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme ile sair suçlardan hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri kesinleşen sanık ...'un ticari alışveriş ile başlayan tanışıklıklarının dostluğa dönüştüğü, sanık ...'un örgüt faaliyeti kapsamında işlediği bir kısım eylemlerden sanık ...'nin haberdar olduğu ve eylemlerde zaman zaman diğer örgüt üyeleriyle irtibatı sağladığı, somut olayda ise iletişimin tespit ve dinlenmesine ilişkin tutanaklar, teknik takip ve izleme tutanakları ile bunlarla uyumlu temyiz dışı sanık ... 'in yazılı ve sözlü anlatımları ve bir kısım sanıkların anlatımları ile dosya içeriği uyarınca sanık ...'nin maktuller ve katılana yönelik yapılan plandan en başından itibaren haberdar olduğu, örgüt lideri ...'un yanında bulunduğu ve suç sonrası örgüt liderini Antalya ilinde sakladığının anlaşılması karşısında; sanık ...'nin maktullere ve katılana yönelik eylemlere 5237 sayılı Kanun'un 39. maddesi uyarınca örgüt lideri olan sanık ...'un suç işleme kararını kuvvetlendirmek ve öncesinden haberdar olduğu fiilin işlenmesinden sonra yardımda bulunmak suretiyle yardım eden sıfatıyla iştirak ettiği halde, suçlara iştirakinin niteliğinde yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı biçimde uygulamalar yapılması suretiyle fazla cezalara hükmolunması, Kabule ve uygulamaya göre de; sanık ...'nin, sanık ...'un olaydan sonra saklanmasına yardımcı olduğu değerlendirilmesine rağmen, aynı zamanda suçların azmettireni olduğu da zikredilerek gerekçenin kendi içerisinde çelişmesine neden olunması ve 14.07.2015 tarihli iddianamede sanık hakkında anılan suçlardan 5237 sayılı Kanun'un 39. maddesi uyarınca yardım eden sıfatıyla cezalandırılması istenmesine, bozma öncesi ve sonrası mütalaaların ise 5237 sayılı Kanun'un 37. maddesi uyarınca fail sıfatıyla cezalandırılması yönünde olmasına rağmen, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan 5237 sayılı Kanun'un 38/1 ve 220/5. maddeleri ile uygulamalar yapılarak 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesine aykırı davranılması, 2. Mahkemece sanık ...'nin suç örgütü üyesi olduğu kabulüyle hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan mahkûmiyetine karar verildiği halde, örgüt yöneticisi/lideri olan sanık/lar hakkında örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan dolayı ayrıca fail olarak cezalandırılmalarını öngören ve sanık hakkında uygulama olanağı bulunmayan 5237 sayılı Kanun'un 220/5. maddesi ile uygulamalar yapılması, 3. Sanık ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan mahkumiyetine ilişkin hükmün Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılacak istinaf incelemesi sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58/9. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, yönlerinden hükümlerde hukuka aykırılık bulunmuştur. IV. KARAR A. Katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz istemi yönünden Gerekçeli kararın katılanlar ... ve ... vekiline 30.03.2025 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, anılan katılanlar vekili tarafından 5271 Kanun'un 291/1. maddesinde belirlenen kanunî süre geçtikten sonra 21.04.2025 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmakla, temyiz isteminin süresinde olmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında maktul ...'ya yönelik kasten öldürme suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden Gerekçe bölümünün (A) paragrafında açıklanan nedenlerle Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.02.2025 tarihli ve 2024/223 Esas, 2025/124 Karar sayılı kararında sanıklar ... ve ... müdafii ile sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar ... ve ... müdafii ile sanık ... müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, C. Sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden Gerekçe bölümünün (B-2) paragrafında açıklanan nedenlerle Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.02.2025 tarihli ve 2024/223 Esas, 2025/124 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükmün, "temel ceza ve haksız tahrikin derecesi" yönlerinden 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, D. Sanık ... hakkında maktuller ... ve ...'e yönelik azmettiren sıfatıyla nitelikli kasten öldürme ile katılan ...'a yönelik azmettiren sıfatıyla nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden Gerekçe bölümünün (C) paragrafında açıklanan nedenlerle sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden, Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.02.2025 tarihli ve 2024/223 Esas, 2025/124 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği "suça iştirakin niteliği, gerekçe ile hüküm arasındaki çelişki, uygulama maddesindeki hata ile tekerrür hükümleri açısından eksik inceleme" yönlerinden, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.02.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Suç örgütü lideri ile bağlantılı sanık hakkında azmettiren sıfatıyla iki nitelikli kasten öldürme, azmettiren sıfatıyla nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs, ayrıca diğer sanıklar hakkında kasten öldürme ve kasten yaralama suçlarından bozma sonrası mahkumiyet kurulmuş; iletişim tespiti, teknik takip ve sanık anlatımlarıyla failin planlardan haberdar olduğu saptanmıştır.

Hukuki İlke: Örgüt liderinin suç işleme kararını kuvvetlendirmek ve fiil sonrası saklamak suretiyle katılan sanık, azmettiren (TCK 38) değil yardım eden (TCK 39) sıfatıyla iştirak eder; iddianame ile mütalaadaki sıfat çeliştiğinde sanığa CMK 226 uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan uygulama yapılamaz. Örgüt yöneticisi olmayan sanığa TCK 220/5 uygulanamaz; bozma ilamına uyulduktan sonra makul indirimi etkisiz kılan yeniden ceza tayini de hukuka aykırıdır.

Uygulama Sonucu: Kasten öldürme hükümleri onama; kasten yaralama hükmü ve azmettiren sıfatıyla kurulan hükümler bozma; süresinde olmayan katılan temyizi ret

Dava Strateji Notu: Müvekkile azmettiren yerine yardım eden sıfatı biçilmesi cezayı ciddi düşürür; iştirak katkısının niteliğini (karar kuvvetlendirme + sonraki saklama) ortaya koyup TCK 39'a geçiş ve ek savunma hakkı ihlali (CMK 226) itirazını birlikte yapın.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla