İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2025/748 Karar: 2026/2607 Tarih: 2026

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2025/748 K.2026/2607

1. Ceza Dairesi 2025/748 E. , 2026/2607 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U D U R U Ş M A V E T A H L İ Y E T A L E P L İ MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2311 E., 2024/2127 K. SUÇLAR : Kasten yaralama, nitelikli yağmaya teşebbüs HÜKÜMLER :İstinaf başvurularının esastan reddi kararı, istinaf başvurularının düzeltilere

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2025/748 E. , 2026/2607 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U D U R U Ş M A V E T A H L İ Y E T A L E P L İ MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2311 E., 2024/2127 K. SUÇLAR : Kasten yaralama, nitelikli yağmaya teşebbüs HÜKÜMLER :İstinaf başvurularının esastan reddi kararı, istinaf başvurularının düzeltilere

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2025/748 E. , 2026/2607 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U D U R U Ş M A V E T A H L İ Y E T A L E P L İ MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2311 E., 2024/2127 K. SUÇLAR : Kasten yaralama, nitelikli yağmaya teşebbüs HÜKÜMLER :İstinaf başvurularının esastan reddi kararı, istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması, bozma İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.06.2024 tarihli ve 2023/267 Esas, 2024/270 Karar sayılı kararı ile; a) Sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 36. maddesi delaletiyle 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 62, 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b) Sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a-d, 62, 53. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. 2. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 18.10.2024 tarihli ve 2024/2311 Esas, 2024/2127 Karar sayılı kararı ile; a) Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik lehe istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine, b) Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağma suçundan kurulan hükme yönelik lehe istinaf başvurularının "hükmün (B) kısmında temel cezanın belirlendiği 1. paragraftan sonra 'Suçun teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilerek TCK'nın 35/2. maddesi gereğince sanığın cezasından takdiren 1/4 oranında indirim yapılarak 9 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,' paragrafının eklenmesi ve devamında TCK'nın 62. maddesinin uygulandığı paragraftaki '10 YIL HAPİS CEZASI' ibaresinin hükümden çıkarılarak, yerine '7 YIL 6 AY HAPİS CEZASI' ibaresinin yazılması ile sonuç cezanın bu şekilde 7 Yıl 6 Ay hapis cezası olarak belirlenmesi" suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a ve 303/1. maddeleri uyarınca düzeltilerek esastan reddine, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın yağma ve öldürme kastının bulunmadığına, yaralama eyleminin yağma nedeniyle gerçekleşmediğine, kendisine söylenen hakaret sözleri nedeniyle gerçekleştiğine, yaralama eylemini ağır tahrik altında işlediğine, yağma suçunu işlediğine dair delil bulunmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına, yağma suçundan beraat kararı verilmesi gerektiğine, üst sınırdan ceza verilmesinin kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE 1.Nitelikli Yağmaya Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden a) 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinde yer alan "Etkin Pişmanlık" hükmünün uygulanabilmesi için, suçun işlenmesi ve failin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi gerektiği, bu açıklama ışığında 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinde yer alan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasının isabetli olduğu anlaşıldığından, Tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir. b) Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükme esas alınan adlî raporun yeterli olduğu, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin dosya kapsamı ile saptandığı, yağma suçunun unsurlarının oluştuğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, birden fazla nitelikli halin ihlâli ile 5237 sayılı Kanun'un 3. maddesinde düzenlenen cezada orantılılık ilkesi göz önüne alınarak belirlenen temel ceza miktarında isabetsizlik bulunmadığı, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasının isabetli olduğu anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden a) Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükme esas alınan adlî raporun yeterli olduğu, eylemin sanık tarafından öldürme kastıyla gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanığın katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs eylemini yağma suçunun işlenmesini kolaylaştırma amacıyla gerçekleştirdiği ancak gönüllü vazgeçme nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 36. maddesi delaletiyle suç vasfının kasten yaralama olarak doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının düzeltme nedeni dışında yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, sanığın kastının yoğunluğu, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ile 5237 sayılı Kanun'un 3. maddesinde düzenlenen cezada orantılılık ilkesi göz önüne alınarak belirlenen temel ceza miktarında isabetsizlik bulunmadığı, katılandan kaynaklanan ve haksız tahrik oluşturan söz veya davranış bulunmadığı anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. b) Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 87/1-d maddeleri uyarınca belirlenen "6 yıl 24 ay" hapis cezasından, anılan Kanun'un 62. maddesi uyarınca yapılan indirim sonrası "5 yıl 20 ay" hapis cezasına hükmolunması gerekirken, hesap hatası sonucu yazılı biçimde "6 yıl 8 ay" hapis cezası belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. IV. KARAR 1.Nitelikli Yağmaya Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe başlığı altında (1) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 18.10.2024 tarihli ve 2024/2311 Esas, 2024/2127 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, 2.Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe başlığı altında (2-b) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 18.10.2024 tarihli ve 2024/2311 Esas, 2024/2127 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereği hüküm fıkrasında 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan uygulamaya ilişkin mahsus bölümünden "6 yıl 8 ay" ibaresinin çıkarılarak yerine "5 yıl 20 ay" ibaresinin eklenmesi suretiyle Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarları ve tutuklulukta geçen süreler göz önüne alındığında, sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.04.2026 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla