İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2025/734 Karar: 2025/3218 Tarih: 2025

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2025/734 K.2025/3218

1. Ceza Dairesi 2025/734 E. , 2025/3218 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/475 E., 2024/2302 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi, düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelem

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2025/734 E. , 2025/3218 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/475 E., 2024/2302 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi, düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelem

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2025/734 E. , 2025/3218 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/475 E., 2024/2302 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi, düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.03.2009 tarihli ve 2009/2-43 Esas, 2009/56 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere katılan vekili tarafından suç vasfına yönelik aleyhe temyiz edildiğinden temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, temyiz incelemesinin katılan vekilinin suç vasfına ilişkin aleyhe temyiz istemi ile sınırlı olarak yapılmasına karar verilerek, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Küçükçekmece 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.11.2023 tarihli ve 2022/217 Esas, 2023/371 Karar sayılı kararı ile; a) Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 86/3-e, 87/1-c, 29/1, 53/1, 58/6. maddeleri uyarınca 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, b) Suça sürüklenen Kaan hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 87/1-c, 29/1, 31/3. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 11.07.2024 tarihli ve 2024/475 Esas, 2024/2302 Karar sayılı kararı ile sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kasten yaralama suçundan kurulan hükümlere yönelik katılan vekili, sanık müdafii ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuk ... yönünden esastan reddine, sanık ... hakkındaki hükümden tekerrüre ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanık ve suça sürüklenen çocuğun kasten öldürmeye teşebbüs suçundan üst hadden cezalandırılmaları gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Dosya kapsamına göre; olay tarihinde katılan ve tanık İbrahim ile sanık ... ile suça sürüklenen çocuk ... arasındaki tartışmanın kavgaya dönüştüğü, sanık ...'nin katılanı ustura ile boyun sol tarafında yaklaşık 8x1 cm'lik, sol yanakta 2x1 cm'lik yaralar oluşacak ve çehrede sabit eser meydana gelecek basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaraladığı olayda: 1. Kabule göre de; a) Sanık ...'nin fail olarak işlediği eyleme hareketleriyle suçun işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştıran, eylemleri 5237 sayılı Kanun'un 37. maddesi kapsamında doğrudan doğruya birlikte işleme seviyesine ulaşmayan suça sürüklenen çocuğun "yardım eden" sıfatıyla aynı Kanun'un 39. maddesi uyarınca cezalandırılması yerine, iştirakin derecesinde yanılgıya düşülerek, yazılı biçimde 5237 sayılı Kanun'un 37. maddesi uyarınca fail sıfatıyla cezalandırılmalarına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. b) Adli sicil belgesine göre suç tarihi itibariyle tekkürre esas sabıkası bulunmayan sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması, hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Sanığın hedef aldığı vücut bölgeleri, darbe sayısı, yara yerleri itibarıyla tehlikenin ağırlığı, kullanılan aletin elverişliliği hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eyleme bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu anlaşıldığından, sanık ...'nin ve suçun işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştıran suça sürüklenen çocuk Kağan'ın 5237 sayılı Kanun'un 81/1 ve 35/2 maddelerinde düzenlenen kasten öldürmeye teşebbüs ve kasten öldürmeye teşebbüse yardım etme suçlarından cezalandırılmaları gerektiği gözetilmeksizin, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde kasten yaralama suçundan hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, katılan vekili tarafından öne sürülen suç vasfına ilişkin temyiz sebebi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 11.07.2024 tarihli ve 2024/475 Esas ve 2024/2302 Karar sayılı kararının suç vasfı, suça sürüklenen çocuk yönünden iştirakin derecesi, sanık yönünden tekerrür hükümlerinin uygulanması yönlerinden 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Küçükçekmece 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla