İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Ceza Dairesi

YARGITAY · 1. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Ceza Dairesi — Kasten Öldürme Kararı (E.2025/7587 K.2025/8678)

Burdur

Esas2025/7587Karar2025/8678Tarih8 Aralık 2025Okuma7 dk · 1.304 kelime

KÜNYE

1. Ceza Dairesi 2025/7587 E., 2025/8678 K.

Karar tarihi
8 Aralık 2025
Konu
Ceza Hukuku
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Sayısı
2022/470 E., 2022/612 K
Suç
Kasten yaralamaya teşebbüs İNCELEME KONUSU
Karar
Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet
Tebliğname görüşü
İlgili kararın kanun yararına bozulması

Karar Detayı

1.304 kelime·7 dk okuma·3 bölüm

Burdur

1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.09.2022 tarihli ve 2022/470 Esas, 2022/612 Karar sayılı kararı ile hükümlünün, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile hükümlü hakkında kasten yaralamaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 86/3-a, 35, 29, 62, 52/2. maddeleri uyarınca 1.680,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezanın türü ve miktarı itibarıyla,

5271 sayılı Kanun’un 272/3-a maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle 13.09.2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 14.10.2025 tarihli ve 2025/21088 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.10.2025 tarihli ve KYB - 2025/121323 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.10.2025 tarihli ve KYB - 2025/121323 sayılı kanun yararına bozma isteminin.

"1) Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 11.06.2015 tarihli kararın, 26.06.2015 tarihinde sanığa tebliğ edildiği anlaşılmış ise de, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesinde yer alan 'Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.' şeklindeki düzenleme ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında,

öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'a göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek,

merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, 'Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması' gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği halde, sanığın bilinen son adresi ve aynı zamanda mernis adresi olan adresine doğrudan 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre yapılan tebliğin usulsüz olduğu,

bu haliyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği ve denetim süresinin başlamayacağı, dolayısıyla denetim süresi içerisinde kasıtlı suçun işlendiği gerekçesiyle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde, 2) Kabule göre de. Dosya kapsamına göre, sanığın denetim süresi içerisinde 11.06.2016 tarihinde işlemiş olduğu kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, Burdur

1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.09.2022 tarihli ve 2022/470 esas, 2022/612 sayılı kararı ile hakkındaki hükmün açıklanmasına ve sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de. Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay

12. Ceza Dairesinin 05.06.2024 tarihli ve 2020/5115 esas, 2024/2989 karar sayılı ilamında yer alan, '...Dosya içeriğine göre; sanığın 2018 yılında işlediği iddia olunan hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma suçu nedeniyle hakkında iddianame düzenlenmesi üzerine kamu davasının açıldığı ve açılan davanın derdest olduğundan, sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işleyip işlemediğinin tespitinin yargılamanın sonuçlanmasına bağlı olduğu,

sanığın anılan suçtan mahkûm olup kararın kesinleşmesi halinde hükmün açıklanması mümkün olacağı aksi durumda ise düşme kararı verilebileceği, sanık hakkındaki karar kesinleştiğinde, mahkemece re‘sen ya da talep üzerine düşme şartlarının oluşup oluşmadığı yeniden değerlendirileceğinden sanık hakkında inceleme tarihi itibarıyla düşme şartları henüz oluşmadığı anlaşılmakla, itiraz mercii olan Ankara 11.Ağır Ceza Mahkemesi'nin itirazın reddi yönündeki kararı yerinde olduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir…' şeklindeki açıklamalara nazaran, Burdur

1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.06.2015 tarihli ve 2014/480 esas, 2015/361 sayılı kararının 06.07.2015 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 11.06.2016 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum edildiğine ilişkin ihbara konu Antalya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.06.2022 tarihli ve 2020/212 esas, 2022/413 sayılı kararının, istinaftan feragat nedeniyle kesinleşmesini takiben, anılan kararın Yargıtay

7. Ceza Dairesinin 03.12.2024 tarihli ve 2023/10592 esas, 2024/10704 sayılı ilamı ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına veya ertelemeye engel bir durum bulunmadığından bahisle 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozulduğu ve bahse konu dosyanın Antalya

3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2025/237 esasına kayden derdest olduğunun, diğer yandan sanığın adli sicil kaydından denetim süresi içerisinde işlenmiş başkaca bir suçtan mahkumiyet kaydının da bulunmadığının anlaşılması karşısında, ihbara konu davanın sonucunun beklenip, anılan dosya kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi durumunda sanık hakkındaki hükmün açıklanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1. 5271 sayılı Kanun’un, “Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması” başlıklı 231. maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan beşinci fıkrası, sekizinci fıkrasının birinci cümlesi ve onbirinci fıkrasının birinci cümlesi; “(5) (Ek: 6.12.2006-5560/23 md.) Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir.

Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder. (8) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. ...

(11) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. ...” şeklinde düzenlenmiştir. Denetim süresi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usûlüne uygun olarak kesinleşmesi üzerine başlar.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanık, bu karar usûlüne uygun bir şekilde kesinleştikten sonra, beş yıl süreyle denetime tabi tutulacak ve tabi tutulduğu denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirlerine riayet etmemesi hâlinde hüküm açıklanacaktır.

2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlünün savunmasının alındığı 20.01.2015 tarihinden itibaren 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin de gerçekleşmiş olduğu anlaşılmış ise de; hükmün açıklanmasına esas olan Burdur

1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.06.2015 tarihli ve 2014/480 Esas, 2015/361 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın tebliğ işleminin 7201 sayılı Tebligat Kanunu (7201 sayılı Kanun) hükümlerine uygun olmadığı anlaşılmıştır. Şöyle ki 7201 sayılı Kanun'un, "Bilinen adreste tebligat" başlıklı 10. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan. "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır.

(Ek fıkra: 11/1/2011-6099/3 md.) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." şeklindeki hüküm gereği yapılan inceleme neticesinde; hükümlünün ihbar öncesi yargılama aşamasında Merkezi Adres Kayıt Sisteminde (MERNİS) kayıtlı adresinin dava dosyasında bilinen adres ile aynı olduğu belirlenmiştir.

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 20.11.2020 tarihli ve 2019/2 Esas, 2020/3 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere.

7201 sayılı Kanun'un 10/2. maddesi hükmü gereği gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsendiği, muhatabın bilinen en son adresine çıkarılan tebligatın iade edilmesi veya MERNİS adresinin bilinen adresten farklı olması hâlinde MERNİS adresine “MERNİS” şerhi düşülerek 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca doğrudan tebligat çıkartılması gerekmektedir.

Ancak, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, hükümlü adına 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesi uyarınca tebligat yapılmadan“MERNİS” şerhi düşülerek 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca doğrudan tebliğe çıkarıldığı, bu itibarla hükümlü adına çıkarılan tebligatın usûlüne uygun olmadığı belirlenmiştir.

3. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usûlüne uygun olarak kesinleşmemesi dikkate alınmadan hükümlünün tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine dosyanın ele alınarak hükmün açıklanmasına karar verilmesi Kanun’a aykırı olup (1) numaralı kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. 4. Bununla birlikte bozma nedenine göre bu aşamada (2) numaralı kanun yararına bozma talebi inceleme dışı bırakılmıştır.

III. KARAR

1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Hükümlü hakkında kasten yaralamaya teşebbüs suçundan verilen Burdur

SONUÇ / HÜKÜM

1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.09.2022 tarihli ve 2022/470 Esas, 2022/612 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.12.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. I. İstem
  4. II. Gerekçe
  5. III. Karar
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2025/7587
Karar No
2025/8678
Tarih
8 Aralık 2025
Konu
Ceza Hukuku

İlgili Rehberler

  • Ceza Hukuku Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 1. Ceza Dairesi — Yargıtay 1. Ceza Dairesi — Kasten Öldürme Kararı (E.2025/7584 K.2026/2266)
  • 1. Ceza Dairesi — Yargıtay 1. Ceza Dairesi — Kasten Öldürme Kararı (E.2025/7581 K.2026/887)
  • 1. Ceza Dairesi — Yargıtay 1. Ceza Dairesi — Kasten Öldürme Kararı (E.2025/7580 K.2025/9596)
  • 1. Ceza Dairesi — Yargıtay 1. Ceza Dairesi — Kasten Öldürme Kararı (E.2025/7579 K.2026/2354)
  • 1. Ceza Dairesi — Yargıtay 1. Ceza Dairesi — Kasten Öldürme Kararı (E.2025/7578 K.2026/1810)
  • 1. Ceza Dairesi — Yargıtay 1. Ceza Dairesi — Kasten Öldürme Kararı (E.2025/7577 K.2026/1232)

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.