İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2025/8363 Karar: 2026/967 Tarih: 2026

Yargıtay 1. Ceza Dairesi — Kasten Öldürme Kararı (E.2025/8363 K.2026/967)

1. Ceza Dairesi 2025/8363 E. , 2026/967 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/98 E., 2025/374 K. SUÇLAR : Kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 53

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2025/8363 E. , 2026/967 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/98 E., 2025/374 K. SUÇLAR : Kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 53

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2025/8363 E. , 2026/967 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/98 E., 2025/374 K. SUÇLAR : Kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Bozma üzerine verilen Kozan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.07.2021 tarihli ve 2019/553 Esas, 2021/911 Karar sayılı kararının lehe ve aleyhe temyizi üzerine, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 19.12.2023 tarihli ve 2023/4202 Esas, 2023/8096 Karar sayılı ilâmı ile özetle; katılan ve vekiline usulüne uygun duruşma gününü bildiren tebligat çıkarılmadan ve bozma ilâmına karşı beyanları alınmadan yargılama yapılarak hüküm kurulması, aralarında hukuksal menfaat uyuşmazlığı bulunan sanıklar ... ve ...'ın savunmalarının ayrı müdafiiler yerine aynı müdafii tarafından yapılması, katılandan sanıklara yönelen haksız söz ve eylem bulunmadığı halde sanıklar hakkında haksız tahrik indirimi uygulanmak suretiyle eksik cezalar verilmesi nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 2.Kozan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.05.2025 tarihli ve 2024/98 Esas, 2025/374 Karar sayılı kararı ile; sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 62, 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; ceza tayininde alt sınırdan yeterince uzaklaşılmadığına, kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmediğine ilişkindir. 2.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; savunma haklarının kısıtlandığına, davanın zamanaşımına uğradığına, sanığın atılı suça iştirak ettiğine dair delil bulunmadığına ilişkindir. 3.Sanıklar ..., ... ve ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; savunma haklarının kısıtlandığına, davanın zamanaşımına uğradığına, sanıkların atılı suça iştirak ettiğine dair delil bulunmadığına ilişkindir. 4.Sanık ...'ın temyiz sebepleri özetle; avukat olmadan ifadesinin alındığına ilişkindir. III. GEREKÇE 1.Sanıkların katılana karşı kasten yaralama eylemlerinin, 5237 sayılı Kanun’un 86/1, 86/3-e, 87/1-d-son maddesi kapsamında kaldığı ve alt sınırı beş yıl hapis cezasını gerektiren suçlardan olduğu, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.10.2011 tarihli ve 2011/10-182 Esas - 2011/204 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun'la değişik 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi ile "alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda" müdafii görevlendirilmesinin zorunlu olduğunun hükme bağlanması karşısında, alt sınırı beş yıl hapis cezasını gerektiren suçlar yönünden müdafii görevlendirilmesinin zorunlu olmadığı, savunmalarının alındığı 16.07.2024 tarihli celsede sanıkların müdafii istemediklerini beyan ettikleri, savunmalarının alındığı sırada müdafiilerinin hazır bulunmalarının gerekmediği, sanıklar ..., ..., ... ve ... 'in 16.07.2024 tarihli celsede, sanık ...'ın ise 23.01.2025 tarihli celsede duruşmadan bağışık tutulmak istediklerini beyan ettikleri, sanık ... müdafiinin 23.01.2025 tarihli celsede ve bir sonraki kısa kararın verildiği 06.05.2025 tarihli celsede mazeret dilekçeleri verdiği, sanıklar ..., ... ve ... müdafiinin 23.01.2025 tarihli celseye katılmadığı, kısa kararın verildiği 06.05.2025 tarihli celsede ise mazeret dilekçesi verdiği, Mahkemece "geçen celsede esasa ilişkin mütalaanın alındığı, sanık ... müdafiine savunmada bulunmak üzere süre verildiği, dosyanın sürüncemede kalmaması için sanıklar müdafiilerinin mazeretlerinin ayrı ayrı reddine karar verildiğinin" belirtildiği ve yokluklarında hüküm verilmek suretiyle savunma haklarının kısıtlanmadığı anlaşıldığından Tebliğname'nin bozma istemli (1), (2) ve (3) numaralı görüşlerine iştirak edilmemiştir. 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, (1) numaralı paragrafta açıklandığı üzere adil yargılanma ve savunma haklarının ihlalinin söz konusu olmadığı, hükümlere esas alınan adlî raporun yeterli olduğu, eylemin sanıklar tarafından tarafından fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek fiil üzerinde ortak hakimiyet kurarak gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, 15 yıllık olağan ve 22... aylık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin dolmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçeleri gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, hükümlerde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesindeki "Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir." şeklindeki hükmü karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine sanıklar aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. IV. KARAR Gerekçe başlığı altında (3) numaralı paragrafta açıklanan nedenle, Kozan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.05.2025 tarihli ve 2024/98 Esas, 2025/374 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili, sanık ... müdafii, sanıklar ..., ... ve ... müdafii ile sanık ...'ın temyiz istekleri vekalet ücreti yönünden yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca yargılama giderlerine ilişkin fıkradan sonra gelmek üzere "Katılan kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 30.000 TL maktu vekâlet ücretinin sanıklardan alınarak katılana ödenmesine" cümlesinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2026 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla