Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2025/926 E. , 2025/3756 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/2608 değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığ
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2025/926 E. , 2025/3756 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/2608 değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kasten öldürme suçundan meçhul şüpheli hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 04.07.2023 tarihli ve 2020/10179 soruşturma, 2023/3798 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Çanakkale 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 09.08.2023 tarihli ve 2023/2608 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 94660652-105-17-11521-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.02.2025 tarihli ve 2025/10987 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü; I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.02.2025 tarihli ve 2025/10987 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müşteki vekili tarafından sunulan şikayet dilekçesinde özetle, müteveffanın ölüm sebebinin hidrosefali olarak belirlendiğini, daha önce herhangi bir rahatsızlığı bulunmayan müteveffanın hidrosefaliye bağlı ölüm nedeninin ancak kafa bölgesine alınan bir darbe sonucu oluşabileceğinin ifade edildiği, bu durumun tespit edilmesine yönelik soruşturma işlemlerinin yapılması gerektiği şeklinde yapılan şikayet üzerine yürütülen soruşturma sonunda, Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığınca ölüm olayı ile ilgili olarak başkasına atfedilecek suç veya suç unsuru bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 17.05.2023 tarihli raporda, müteveffanın ölüm nedeninin hidrosefali ve gelişen komplikasyonlar olduğunun ifade edilmesine rağmen ölenin kafa muayenesinin yapılmadığı, raporda bu yönde bulgu yok ifadesinin kafa bölgesinin muayene edildiği anlamına gelmeyeceği, bu haliyle ölenin kafa bölgesine darbe alıp almadığının ortaya konulması gerektiği, bu kapsamda müteveffanın Çanakkale Boğaz Komutanlığında askerlik vazifesini yaptığı esnada rahatsızlanarak sevk edildiği hastanede vefat etmiş olması nedeniyle, olay tarihi itibariyle mütevaffa ile aynı yerde askerlik hizmetini yapan kişilerin tespiti ile tanık beyanlarına başvurularak olay tarihinde ölenin başına darbe aldığı bir durum olup olmadığının sorulması, gerekli olması halinde müteveffanın 5271 sayılı Kanun'un 87/4. maddesi gereği mezarının açılarak gerekli araştırma ve incelemenin sağlanması durumuna göre hukuki durumun tayin ve takdir edilmesi gerektiği cihetle, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları; (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar. Şeklinde düzenlenmiştir. 2. Kanun yararına bozma talebine dayanılarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamedeki eksik soruşturmaya ilişkin bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden kanun yararına bozma talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Çanakkale 1. Sulh Ceza Hakimliğince verilen 09.08.2023 tarihli ve 2023/2608 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.05.2025 tarihinde karar verildi.