KÜNYE
1. Ceza Dairesi 2026/1851 E., 2026/3888 K.
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2026
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/107 E., 2025/260 K. SUÇA SÜRÜKLENEN
- Suç
- Nitelikli kasten öldürme
- Hüküm
- Mahkumiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Detayı
568 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine verilen hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu,
1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.05.2015 tarihli ve 2010/119 Esas, 2015/91 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir. 2.Hükmün Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 07.02.2024 tarihli ve 2023/8512 Esas, 2024/767 Karar sayılı ilamı ile özetle "eksik araştırma" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Kırıkkale
1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.09.2025 tarihli ve 2024/107 Esas, 2025/260 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında maktule yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-d, e, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri özetle; suça sürüklenen çocuğun cezai sorumluluğu bulunmadığına, eksik incelemeye, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, suça sürüklenen çocuğun beraatine karar verilmesi gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir.
III. GEREKÇE
1.Suça sürüklenen çocuk ...'nin 18 yaşından küçükken yaşadığı istismar sonucu hamile kaldığı, durumu fark etmediği, olay tarihinde rahatsızlanarak hastaneye gitmesi üzerine hastane tuvaletinde doğum yaptığı, bebeği orada terk ederek hastaneden ayrıldığı, bebeğin hastane görevlilerince kalbi durmuş olarak bulunduğu, yeniden çalıştırılan kalbin tekrar durduğu, bebeğin ölümünün kafa travmasına bağlı kafa kubbe kemik kırıkları ile karakterli beyin zarları kanaması sonucu meydana geldiği anlaşılmıştır.
2.Suça sürüklenen çocuk ...'nin küçük yaşta cinsel istismara maruz kaldığı, savunmalarına göre hamile olduğunu uzun süre anlayamadığı, karın ağrısı şikayeti ile hastaneye gittiğinde bebeği hastane tuvaletinde doğurduğu olayda.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 02.07.2025 tarihli ve 2024/1-322 Esas, 2025/300 Karar numaralı ilamında ayrıntılarına yer verildiği üzere, suça sürüklenen çocuğun yaşı, istismar sonucu hamile kalması, olay anını hatırlamadığına dair savunmaları da gözetilerek, suça sürüklenen çocuğun eylemi gerçekleştirdiği sırada, algılama ve irade yeteneğini önemli ölçüde yitirmesine sebep olacak şekilde lohusalık psikozunun etkisi altında bulunup bulunmadığının tespitini teminen;
ani ve beklenmedik doğum yapan suça sürüklenen çocuğun psikotik bir travma yaşamasının ve bebeğe yönelik bilinç dışı harekette bulunmasının, bu bağlamda, 5237 sayılı Kanun'un 34. maddesi uyarınca algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğini arızi olarak kaybetmesinin mümkün olup olmadığının Adli Tıp Kurumundan rapor alınarak saptanmasından sonra, suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tüm bilimsel veriler ve dosya kapsamına göre değerlendirilmesi gerekirken Adli Tıp Kurumu
6. İhtisas Kurulu ve Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu tarafından 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca düzenlenen suça sürüklenen çocuğun cezai ehliyetinin tam olduğu yönündeki raporlarla yetinilmek suretiyle kusurluluğun tespiti bakımından eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması hukuka aykırılık bulunmuştur.