Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2026/2519 E. , 2026/3535 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/203 Değişik İş SUÇ : Kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Genel hükümlere göre yargılama yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerin
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2026/2519 E. , 2026/3535 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/203 Değişik İş SUÇ : Kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Genel hükümlere göre yargılama yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara 64. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2023 tarihli ve 2023/255 Esas, 2023/427 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında basit yargılama usûlü uygulanması suretiyle kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 86/3-a ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251/3, 5237 sayılı Kanun'un 53, 58. maddeleri gereğince 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükme yönelik mağdur tarafından hükümlünün eşi sıfatıyla yapılan itirazın katılma hakkı hatırlatılmadığından kanun yollarına başvuru hakkı bulunduğundan bahisle genel hükümlere göre yargılama yapılmak üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine dair merci Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.03.2024 tarihli ve 2024/203 Değişik İş sayılı kararının kesin olmakla 11.03.2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 13.03.2026 tarihli ve 2024/34087 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.04.2026 tarihli ve KYB - 2026/43210 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.04.2026 tarihli ve KYB - 2026/43210 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 04.04.2023 tarihli ve 2023/80203 soruşturma, 2023/19991 esas, 2023/13712 sayılı iddianamenin kabulünü müteakip, Ankara 64. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.04.2023 tarihli tensip zaptı ile yargılamanın basit yargılama usulüne göre yapılmasına karar verilerek, müştekiye 25.04.2024 tarihinde tebliğ edilen müzekkere ile tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde mahkemeye beyan dilekçesi vermesi gerektiği, aksi takdirde beyanda bulunmaktan vazgeçmiş sayılacağı hususunun ihtar edildiği, ancak müşteki vekili tarafından dosyaya sunulan yazılı bir beyan ya da şikâyet dilekçesi olmadığı gibi, davaya katılma yönünde de bir talebinin bulunmadığı anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun'un 252/6. maddesinde yer alan, 'Birinci fıkradaki itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir. Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir.' şeklindeki, Aynı Kanun'un 'Kanun yollarına başvurma hakkı' başlıklı 260/1. maddesinde yer alan, 'Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır.' şeklindeki düzenlemeler ile; Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 17.05.2022 tarihli ve 2022/3684 esas, 2022/12501 karar sayılı ilâmında yer alan 'Mahkemece yargılamanın basit yargılama usulüne göre yapılmasına karar verilerek, müşteki ve vekiline davetiye tebliğ edilerek beyanlarını yazılı olarak 15 gün içerisinde bildirmesi, bu süre sonunda duruşma yapılmaksızın karar verilebileceği, sanıktan şikayetçi olup olmadığı, davaya katılmak isteyip istemediği hususlarının beyanları ile birlikte mahkemeye bildirilmesinin, müşteki vekiline 09.01.2021 müştekiye ise 27.01.2021 tarihlerinde tebliğ edilerek ihtar olunduğu, ancak müşteki ve vekili tarafından dosyaya sunulan yazılı bir beyan olmadığı gibi davaya katılma yönünde de bir talebinin bulunmadığı, bu kapsamda müşteki vekilinin ...itiraz hakkının bulunmadığı gözetilerek, itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne ilişkin....kararında isabet bulunmamaktadır.' şeklindeki açıklamalar nazara alındığında; Katılma talebinde bulunmayan müştekinin Ankara 64. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2023 tarihli ve 2023/255 esas, 2023/427 sayılı kararına karşı itiraz hakkının bulunmadığı gözetilerek, mercii Mahkemesince 5271 sayılı Kanun'un 252/6. maddesi gereğince itirazın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde genel hükümlere göre yargılama yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un, Basit yargılama usûlü başlıklı 251. maddesinin inceleme konusu ile ilgili bölümleri; "(1) Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir. (5) Hükümde itiraz usulü ile itirazın sonuçları belirtilir." şeklinde düzenlenmişken aynı Kanun'un, Basit yargılama usûlünde itiraz başlıklı 252. maddesinin ilgili bölümleri; "(1) 251 inci madde uyarınca verilen hükümlere karşı itiraz edilebilir. Süresi içinde itiraz edilmeyen hükümler kesinleşir. (2) (Değişik:2/3/2024-7499/17 md.) İtiraz üzerine hükmü veren mahkemece dosya, o yerde birden fazla asliye ceza mahkemesi bulunması hâlinde tevzi kriterlerine göre belirlenen asliye ceza mahkemesine gönderilir ve bu mahkemece duruşma açılarak genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Tek asliye ceza mahkemesinin bulunduğu yerlerde ise, aynı mahkemede yetkili başka bir hakim varsa bu hakim tarafından; aksi hâlde adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonu başkanınca görevlendirilen hakim tarafından duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Taraflar gelmese bile duruşma yapılır ve yokluklarında 223 üncü madde uyarınca hüküm verilebilir. Taraflara gönderilecek davetiyede bu husus yazılır. Duruşmadan önce itirazdan vazgeçilmesi hâlinde duruşma yapılmaz ve itiraz edilmemiş sayılır. (6) (Değişik:2/3/2024-7499/17 md.) Birinci fıkradaki itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir. Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir." şeklinde hükümleri haizdir. 5271 sayılı Kanun'un, İtiraz usulü ve inceleme mercilerini düzenleyen ve karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 268. maddesinin ilgili bölümleri uyarınca; "(1) Hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde 35. maddeye göre ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren yedi gün içinde kararı veren mercie verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır. Tutanakla tespit edilen beyanı ve imzayı mahkeme başkanı veya hâkim onaylar. 263. madde hükmü saklıdır. (2) Kararına itiraz edilen hâkim veya mahkeme, itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse en çok üç gün içinde, itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderir." 5271 sayılı Kanun'un, Kanun yollarına başvurma hakkı başlıklı 260/1. maddesinde yer alan; “Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanun'a göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır.” ve 5271 sayılı Kanun'un, Yasal temsilcinin ve eşin başvurma hakkı başlıklı 262/1. maddesinde yer alan; "(1) Şüpheli veya sanığın yasal temsilcisi ve eşi, şüpheli veya sanığa açık olan kanun yollarına süresi içinde kendiliklerinden başvurabilirler. Şüphelinin veya sanığın başvurusuna ilişkin hükümler, bunlar tarafından yapılacak başvuru ve onu izleyen işlemler için de geçerlidir." şeklindeki düzenlemeler uyarınca 5271 sayılı Kanun'a göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar ile birlikte sanığın eşine de kanun yoluna başvurma hakkı tanınmıştır. 2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyasının değerlendirilmesinde; sanık hakkında açılan davanın basit yargılama usûlü uygulanması suretiyle yürütülüp aynı zamanda sanığın eşi olan mağdura bu durumun ihtar edildiği, ihtara ilişkin tebligatın mağdura tebliğ edildiği hâlde mağdur tarafından davaya katılma isteğini bildiren dilekçe sunulmadığı anlaşılmış ise de, yargılama sonucunda sanık hakkında verilen Ankara 64. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2023 tarihli ve 2023/255 Esas, 2023/427 Karar sayılı kararına ilişkin tebligatın sanığa 27.07.2023 tarihinde tebliğ edildiği, anılan karara yönelik mağdur tarafından sanığın eşi sıfatı ile 12.02.2024 tarihinde itiraz edilmesi üzerine dosyanın eski hale getirme talebi ile itirazın incelenmek üzere itiraz merciine gönderildiği anlaşılmıştır. 3. İtiraz merciince inceleme konusu karar ile mağdura katılma hakkının hatırlatılmadığından bahisle itirazın kabulüne ve genel hükümlere göre yargılama yapılmak üzere dosyanın Mahkemesine iadesine karar verilmiş ise de; şikâyetçi olmayan mağdurun davaya katılma hakkı olmadığı gibi mağdurun karara yönelik hükümlünün eşi sıfatıyla itirazda bulunduğu ve bu itibarla merci tarafından eski hale getirme talebi ile süre yönünden itirazın değerlendirilmesi gerektiği hâlde yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi değişik gerekçeyle yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.03.2024 tarihli ve 2024/203 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.05.2026 tarihinde karar verildi.