KÜNYE
1. Ceza Dairesi 2026/696 E., 2026/1740 K.
- Karar tarihi
- 9 Mart 2026
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2013/136 E., 2013/240 K
- Suç
- Müessir fiil İNCELEME KONUSU
- Karar
- Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.06.2013 tarihli ve 2013/136 Esas, 2013/240 Karar sayılı kararı ile hükümlünün, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile hükümlü hakkında müessir fiil suçundan, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (765 sayılı Kanun) 456/2, 59. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, temyiz edilmeksizin usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı
Karar Detayı
507 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, bila tarihli ve 2024/36451 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.01.2026 tarihli ve KYB - 2026/658 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.01.2026 tarihli ve KYB - 2026/658 sayılı kanun yararına bozma isteminin; olağan dava zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. Olay günü hükümlünün mağdura taş atmak suretiyle hayati tehlike geçirmesine neden olacak, 25 gün mutad iştigale engel teşkil edecek şekilde yaraladığı anlaşılmakla, suç tarihi itibarıyla hükümlünün eylemine uyan suç için, dava zamanaşımı süresi yönünden lehe olan 765 sayılı Kanun'un 456/2. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 102/4. maddesi gereği 5 yıl asli zamanaşımı süresi, 104/2. maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay kesintili zamanaşımı süresi öngörülmüştür.
2. Hükümlünün atılı suçu 14.04.2004 tarihinde işlediği, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 19.03.2009 tarihinde kesinleştiği, hükümlünün 01.11.2011 tarihinde yeniden suç işlediği, 5271 sayılı Kanun'un 231/8. maddesi uyarınca zamanaşımının 19.03.2009 ilâ 01.11.2011 tarihleri arasında 2 yıl 7 ay 12 gün süreyle durduğu, deneme süresinde işlenen suç tarihi olan 01.11.2011 tarihinden itibaren yeniden işlediği anlaşılmakla.
22.06.2004 tarihli savunmadan itibaren durma süresi de gözetildiğinde hükmün açıklandığı 25.06.2013 tarihine kadar 5 yıllık olağan zamanaşımı süresinin 04.02.2012 tarihinde dolması nedeniyle davanın düşmesine karar verilmesi gerektiğinden kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesinde yer alan.
“Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklindeki düzenlenme uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
3. Bununla birlikte, Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.06.2013 tarihli ve 2013/136 Esas, 2013/240 Karar sayılı kararından sonra mükerrer olarak hükmün açıklanması suretiyle verilen Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.05.2024 tarihli ve 2024/140 Esas, 2024/368 Karar sayılı kararının hukuki değerden yoksun olup yok hükmünde olduğu belirlenmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,