KÜNYE
1. Ceza Dairesi 2026/946 E., 2026/2602 K.
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2026
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2025/717 E., 2025/2925 K
- Suç
- Kasten yaralama
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması
Karar Detayı
1.065 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 03.12.2024 tarihli ve 2023/7700 Esas, 2024/8045 Karar sayılı bozma ilâmı üzerine kurulan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 24.09.2025 tarihli ve 2025/717 Esas, 2025/2925 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralamaya yardım suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/1, 86/3.e, 87/1.d, 39, 29, 62... . maddeleri uyarınca 1 yıl 10... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri Suçun işlendiğinin sabit olmadığına, B. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri İştirakin derecesine, ceza miktarına, haksız tahrik ve takdîri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, iştirakin derecesinin belirlenmesinde ve temel ceza tayininde isabetsizlik bulunmadığı,
dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, katılandan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının ve haksız tahrik uygulamasının isabetli olduğu, takdîri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi
11. Ceza Dairesinin 24.09.2025 tarihli ve 2025/717 Esas, 2025/2925 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Üye ... ve Üye ...'ın sanığın eyleme fail sıfatıyla iştirak ettiğine yönelik karşı oyları ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu
6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.04.2026 tarihinde karar verild KARŞIOY Dava konusu.
Katılan sanıklar ...,...ve ... ...Belediyesi Fen İşlerinde çalıştıkları, ... ve ...in arasında borç ve alacak konusunda anlaşmazlık bulunduğu, olay tarihinde iş yeri lokalinde tarafların bulunduğu sırada bu konuda tartışmanın başladığı, tarafların karşılıklı olarak birbirlerine hakaret ettiği, olayın devamında katılan sanık ...'nın aracına binip olay yerinden ayrılmak istediği sırada sanıklardan ...in oğlu ...'da bulunan bıçağı alarak ...'ya saldırması sonucu ...'nın göğsüne isabet eden bıçaktan hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği olayda;
sanık ... hakkında diğer sanık babası ...in eylemi TCK 39. maddesi kapsamında yardım eden sıfatıyla kurulan hükmün oy çokluğuyla onanmasına karar verilmiştir. Gerekçe.
Dosya içerisindeki dinlenen tanık beyanları, sanıkların daha önce yaptığı savunmalar ve katılan sanık ...'ün anlatımıyla uyumlu olarak gerçekleşen olayımızda, katılan sanık ... ile diğer katılan sanıklar ...ve ...'ın olayın başından itibaren olay mahallinde bulundukları, katılan ...'ün olay mahallinden ayrılmak istemesi sırasında ayrılmasını engelledikleri, sanık ...'ın babası ...e yanında bulunan bıçağı vererek sanık ...in katılan ...'ü hayati tehlike geçirecek şekilde yaraladığı, olayın başından sonuna kadar birlikte hareket eden baba ve oğlun olaya etkili olduğu,
katılan sanık ...'ün hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanmasının oğlu ...'ın babasına verdiği bıçak ile sağladığı birlikte değerlendirildiğinde; sanık ...'ın asıl fail olarak TCK 37. maddesi gereğince babasıyla birlikte yargılanması gerektiğinden, Sayın çoğunluğun hükmün onanması yönündeki TCK 39. maddesinin uygulanmasına ilişkin görüşüne katılmıyorum.
KARŞIOY Nitelikli kasten yaralama suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucunda sanığın nitelikli kasten yaralama suçuna yardım eden sıfatıyla katıldığından bahisle mahkûmiyetine ilişkin verilen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi
11. Ceza Dairesinin 24.09.2025 tarihli, 2025/717 Esas, 2025/2925 Karar sayılı kararına yönelik temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanmasına ilişkin Dairemiz çoğunluğunun tesis ettiği karara, sanığın iştirakinin derecesinin hatalı belirlenmesi nedeniyle katılmıyorum. Şöyle ki.
5237 sayılı TCK'nın 39. maddesinde şerikliğin bir türü olan "suça yardım" düzenlenmiş, hangi fiillerin "yardım" niteliğinde olduğu sayma metoduyla gösterilmiş, suça yardım maddi ve manevi yardım olarak iki başlıkta değerlendirilirken "maddi yardım" aynı maddenin 1-a ve 1-b bentlerinde "suçun işlenmesinde kullanılan araçları temin etmek" ve "suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında maddi yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırma" olarak iki ayrı hareket tarzı altında ele alınmıştır.
TCK'nın 37. maddesinde düzenlenen ve suça iştirakin temel şekli olan "faillik" açısından ise temel hareket noktası, işlenen suç bakımından hareket ve netice arasındaki nedensellik bağında suç ortağının/şerikin yaptığı davranışın suça sunduğu katkının fonksiyonel olup olmadığı, bu bağlamda o katkı sunulmadığı takdirde suçun icrasının hiç veya gerektiği gibi gerçekleşmeyeceğinin belirlenmesi halinde yardımın esaslı bir nitelikte bulunması nedeniyle artık bunu gerçekleştiren kişinin müşterek fail olarak kabul edilmesidir.
Nitekim uzun yıllardır Dairemiz uygulamalarında, fiil üzerinde müşterek hakimiyet kuran şerikler TCK'nın 37/1. maddesi bağlamında fail olarak kabul edilmekte ve uygulama bu doğrultuda devam etmektedir.
İnceleme konusu olay bakımından değerlendirmek gerekirse, Dairemiz suçun işlenmesi için silah temin eden suç ortağının eylemini suçun icrai hareketinin gerçekleşmesi bakımından bir katkı olarak görmekte, ancak silah temin eden kişinin suçun işlenmesine fonksiyonel bir katkısı bulunmadığından bu suç ortağını "yardım eden" sıfatıyla şerik olarak kabul etmektedir.
Bununla birlikte aynı suç ortağının olay sırasında, olay mahallinde doğrudan fail ile birlikte bulunması, silahlı çatışma veya kavganın devamı sırasında ona silah vermesi veya doğrudan failin silahına mermi doldurması gibi durumlarda gerçekleştirilen davranışın suçun icrai hareketlerine fonksiyonel bir katkı sağlaması nedeniyle "müşterek fail" olarak değerlendirilmektedir. Tüm bu açıklama ve uygulamalar doğrultusunda somut dosya incelendiğinde.
Sanık ...'ın babası olan ve hakkında nitelikli kasten yaralama suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü daha önce Dairemizce onanarak kesinleşen inceleme dışı ...in katılan ...'le tartıştığını haber alıp olay yerine geldiği ve bizzat burada babasına hamili bulunduğu bıçağı verdiği, nitekim ...in de oğlu olan sanıktan aldığı bu bıçakla katılanı hayati tehlike geçirmesine neden olacak biçimde yaraladığı anlaşılmakla, sanık ...'ın suçta kullanılan bıçağı bizzat olay mahallinde kavganın tarafı olan babasına vermek suretiyle babasının fail sıfatıyla gerçekleştirdiği eyleme esaslı nitelikte fonksiyonel katkı sağladığı,
olay mahallinde suç aleti temini olmaksızın fiilin bu şekilde gerçekleştirilebilmesinin olanaklı bulunmaması gözetildiğinde, sanık ...'ın kasten yaralama fiiline babası ...in yanında TCK'nın 37/1. maddesi kapsamında müşterek fail olarak iştirak ettiği düşüncesinde olmam nedeniyle sayın çoğunluğun sanığın eylemini yardım etme olarak nitelendiren görüş ve kabulüne katılmıyorum.