İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2007/12087 K.2008/1768

Taraflar arasında görülen davada;Davacılar, miras bırakanları N.'nin kayden maliki olduğu 805 ada 1 parsel sayılı 2.zemin kat 4 nolu meskeni, davalının, ihtarname tebliğine rağmen tahliye etmediğini ve fuzuli şagil olduğunu ileri sürerek, elatmanın…

Esas2007/12087Karar2008/1768Tarih14 Şubat 2008Okuma5 dk · 952 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2007/12087 E., 2008/1768 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Şubat 2008
Mahkemesi
ESKİŞEHİR 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
23/10/2007
Numarası
2007/242-2007/342
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

952 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasında görülen davada;Davacılar, miras bırakanları N.'nin kayden maliki olduğu 805 ada 1 parsel sayılı 2.zemin kat 4 nolu meskeni, davalının, ihtarname tebliğine rağmen tahliye etmediğini ve fuzuli şagil olduğunu ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinde bulunmuşlardır.

Davalı, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davalı ile davacıların miras bırakanı arasında sözlü kira akdinin kurulduğu, kira bedelinin belirtilmesinin sözleşmenin varlığı için bir koşul olmadığı, böylece eldeki davanın "tahliye ve kira alacağı" davası olduğu ve sulh hukuk mahkemesinin görevli bulunduğu gerekçesiyle, HUMK'nun 7,8 ve 27.maddeleri gereğince dava dilekçesinin görev yönünden reddine, mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.

Karar, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.

-KARAR-

Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil hukuksal nedenine dayalı olarak açılmış mahkemece verilen görevsizlik kararı davacılar tarafından temyiz edilmiştir.

Davacılar, 805 ada 1 parsel sayılı taşınmazın miras yolu ile babalarından kendilerine intikal ettiğini,babalarının sağlığında kira bedeli ödemeksizin davalının kullanımına onay verdiğini, ancak babalarının ölümünden sonra davalıya çekilen uyarı ile onayın geri alındığını,buna rağmen davalının kullanıma devam ettiğini belirterek eldeki davayı açmışlardır.Davalı tarafa tebligat yapıldığı halde savunmada bulunmamıştır.

23.10.2007 günlü celsede davacılar vekili bu yerin kira bedeli alınmamak üzere davalıya kiraya verildiğini beyan etmiştir. Mahkemece, bu beyan esas alınarak taraflar arasında bir kira sözleşmesi bulunduğu kabul edilmek suretiyle mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın görevli asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bilindiği üzere; özel yasa hükümleri saklı kalmak koşuluyla, gerek taşınır gerekse taşınmaz mallara ilişkin kira sözleşmelerinin geçerli olması hiçbir biçim koşuluna bağlı değildir.Kira sözleşmeleri yazılı veya sözlü yapılabileceği gibi zımni (üstü kapalı) olarakta vucuda getirilebilir. Yeterki taraflar kira sözleşmesinin esaslı unsurlarında anlaşmış olsunlar.Nitekim bu kural 18.3.1942 tarih 37/6 sayılı inançları birleştirme kararında açıkça vurgulanmıştır.

Ne varki; kira ilişkisi bir hukuki fiil (vakıa) değil,bir hakkın doğumuna,değiştirilmesine veya ortadan kaldırılmasına neden olma niteliği itibariyle bir hukuki işlem (muamele)dir.Bu nedenle, dava değeri 40.-YTL'yi aşan (23.6.1996 gün ve 4146 Sayılı Yasa uyarınca) sözleşmeler hakkında tanık dinlenilebilmesine olanak tanımayan HUMK.’nun 288.maddesi 21.7.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 Sayılı Yasanın 2/b maddesi ise değiştirilmiş ve tanıkla ispat yasağı 400.-YTL’nin üzerine yükseltilmiştir.

Bu oran, 5219 ve 5236 Sayılı Yasalara göre yapılan katsayı artışı sonucu 2006 yılı itibari ile 430.-YTL, 2007 yılında ise 460.-YTL, 2008 yılında ise 490.-YTL olmuştur. Bu düzenlemeye göre, bu miktarın üzerindeki sözleşmeler hakkında tanık dinlenmesine olanak yoktur. Kira sözleşmesinin varlığı ancak, yazılı delille ispat edilebilir. Hemen belirtilmelidir ki, sözü edilen miktar, yıllık kira tutarına bakılarak belli edilir.

Sözlü kira sözleşmesi kurulduğu yolundaki savunmanın, ilgilisine (davalıya yada davalılara) yemin teklif etme hakkı verebileceği; ayrıca HUMK.nun 292. ve 293.maddelerinde değinilen ayrıcalıklarında gözetilmesinin gerekeceği kuşkusuzdur.Somut olaya gelince;

davacıların dava dilekçesindeki kullanılan ibareler ve davalıya çektikleri uyarı, ayrıca 23.10.2007 günlü beyan bir bütün olarak değerlendirildiğinde her ne kadar “kira” ibaresi kullanılmış ise de beyanlarının kira sözleşmesinin varlığını kabul biçiminde olmayıp taşınmazın karşılıksız ve murisin onayına dayalı olarak kullanıldığı ve bu onayın uyarı ile birlikte geri alındığı biçiminde yorumlanması gerekmektedir.Bu husus özellikle davalıya çekilen uyarıda çok açık biçimde belirtilmiştir.

Kaldı ki, kira sözleşmesinin esaslı unsurlarından birisi kira bedelidir, adı kira olsa bile kira bedelini içermeyen bir sözleşme hukuki anlamda karşılıklı edimleri içermesi gereken kira sözleşmesi olarak kabul edilemez. O halde, davalının kullanımının muvafakata dayalı olduğunun kabulü gerekir. Kaldı ki, davalı savunmada bulunmamış, taraflar arasında mevcut bir kira ilişkisinin varlığı kanıtlanmamıştır.

Hal böyle olunca davacılar taşınmazın kullanımı konusunda onaylarını geri aldıklarına göre tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda delilleri toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken taraflar arasında kira sözleşmesinin varlığından söz edilerek görevsizlik kararı verilmesi doğru olmadığı gibi,kabule göre de kira sözleşmesinin varlığının benimsenmesi nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken görevsizlik kararı verilmesi de yerinde değildir.

Öyleyse, davacıların temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle yukarıda açıklanan nedenlerle usul ve yasaya aykırı bulunan yerel mahkeme kararının H.U.M.Y’nın 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 14.2.2008 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

-KARŞI OY YAZISI-

Davacılar, murislerinin sağlığında dava konusu taşınmazı (evi) "kira bedelsiz" oturmak (kullanmak) koşuluyla davalıya verdiğini, ancak murislerinin ölümü nedeniyle artık davalının bu evde oturmasını istemediklerini, davalıya ihtar gönderdiklerini, ne varki davalının evi terketmediğini ileri sürmüş ve eldeki davayı (elatmanın önlenmesi) açmışlardır.Davalı, duruşmaya gelmemiş, mahkemece hiçbir araştırma ve inceleme yapılmaksızın davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.

Uyuşmazlık, davalı ile davacıların miras bırakanları arasındaki ilişkinin geçerli bir kira sözleşmesi mi, yoksa muvafakata dayalı bedelsiz (bedava) bir kullanma (oturma) mı olduğu noktasında toplanmaktadır.

Çoğunluk görüşünde, bedelin kira aktinin esaslı unsuru olduğu, bedelsiz kullanımın kira sözleşmesi olarak değerlendirilmeyeceğine değinilmektedir.

Davacı vekili, ilk oturumda muris tarafından bu yerin kiraya verildiğini, ancak bedel kararlaştırılmadığını açıklamıştır. Bilindiği gibi, kira kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını ya da kullanmayla beraber yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini (ücreti) ödemeyi üstlendiği sözleşmeler olarak kabul edilmektedir. Borçlar Kanununda da vurgulandığı üzere gerek adi kira (B.K. 248 md.) gerek hasılat kirasının (B.K.

270 m.) bir ücret mukabilinde olacağı muhakkaktır.

Ancak, davacıların murisi tarafından bu yer davalıya kiraya verildiği bildirildiğine göre murisle davalı arasındaki ilişki açıklığa kavuşturulmadan başka bir anlatımla murisin bu taşınmazı hangi amaçla davalıya verdiği, örneğin borcuna karşılık mı ya da temin ettiği başka bir menfaat için mi (bu gibi durumların tesbiti halinde bununda bir bedel karşılığı olacağı kuşkusuzdur) yoksa bir bedel karşılığı olmaksızın bedava ya da merhamet duygusuyla mı,

bu yerde oturmasına müsaade ettiği daha açık bir ifadeyle murisle davalı arasındaki ilişkinin gerçek bir kira ilişkisi olup olmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklığa kuvuşturulmadan aradaki ilişkinin kira ilişkisi olduğunun kabulü doğru olmadığı gibi davalının taşınmaza bedel ödemeden kullanmasını fuzuli şagil olarak nitelemekte doğru değildir.

Bu durumda, taraf delillerinin (davacı delil listesi vermiştir) toplanıp değerlendirildikten sonra varılacak sonucu göre bir karar verilmesi gerekirken hiçbir araştırma yapmadan görevsizlik kararı verilmesi; ayrıca, açıklandığı şekilde araştırma yapmadan kiracılık ilişkisinin olmadığı sonucunu çıkarmakta isabetsizdir. Anılan gerekçelerle, kararın bozulması gerektiğinden çoğunluk görüşüne iştirak edilmemiştir.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2007/12087, K. 2008/1768, 14 Şubat 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2007/12087
Karar No
2008/1768
Tarih
14 Şubat 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2007/12088 K.2008/2442
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2007/12090 K.2008/2184
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2007/12091 K.2008/1440
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2007/12093 K.2008/1771
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2007/12095 K.2008/1719
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2007/12097 K.2008/1720

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.