KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2007/1424 E., 2007/3649 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2007
- Mahkemesi
- ARAKLI ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/11/2006
- Numarası
- 2005/303-231
Karar Metni
375 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden davalılar ile birlikte paydaşı olduğu ada ve parsel sayılı taşınmazları davalıların kullandıklarını, esaslı değişiklikler yaptıklarını ileri sürerek elatmanın önlenmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalılar, davacı ile aralarında yapılan rızai anlaşmaya göre çekişme konusu taşınmazların ise davacıya verildiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davacının dava konusu taşınmazlar yönünden intifadan men edildiğini davalıların ise rızai taksim savunmalarını kanıtlayamadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, paydaşlar arasında çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve eski hale getirilmesi isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillere göre çekişme konusu parsel sayılı taşınmazın paylı mülkiyet üzere bulunduğu, dava dışı kişi ile birlikte tarafların taşınmazda paydaş oldukları taşınmaz üzerinde kat mülkiyeti veya kat irtifakı tesis edilmemiş yapının mevcut olduğu anlaşılmaktadır.
Davacının önceden eldeki davanın davalıları aleyhine aynı yer mahkemesinde açmış olduğu elatmanın önlenmesi davasının davacı yönünden intifaden men olgusunun gerçekleştiği belirlenmek suretiyle kabulle sonuçlandığı ve derecattan geçmek suretiyle kesinleştiği tartışmasızdır.
Davacı, anılan davanın açılmasından sonra ve dava süreci içinde, taşınmaz üzerindeki binada bir takım değişiklikler yapılmak ve duvarlar yıkılmak suretiyle genişletilerek dükkan niteliğindeki yerin market haline geterildiğini, ayrıca kendisininde kullanımına mani olduklarını ileri sürerek eldeki davayı açtığı görülmektedir.
Öte yandan taşınmazın üzerindeki binanın inşaat (yapı) ruhsatının bulunduğu ve mimari projesinin varlığı dosya kapsamı ile sabittir
Oysa mahkemece yapılan araştırma ve inceleme sonunda özellikle keşfen elde edilen teknik bilirkişi raporuna göre gerçektende binada sonradan bir takım değişikliklerin yapıldığı ve yapının kullanım tarzının değiştirildiği, söz konusu değişikliklerin mimari projesine aykırılık teşkil ettiği açıktır.
Diğer taraftan paydaşlar arasında taşınmazın kullanım tarzını belirleyen ve tüm paydaşları bağlayıcı nitelikte harici bir taksim olgusu bulunmadığı gibi paydaşlar arasında fiili bir kullanım tarzının oluşmadığı ayrıca taşınmazda davacının kullanacağı veya kullanabileceği bir yerinde kendisine bırakılmadığı anlaşılmaktadır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2007/1424, K. 2007/3649, 4 Nisan 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama