İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2007/3841 K.2007/5167

Taraflar arasında görülen davada;

Esas2007/3841Karar2007/5167Tarih8 Mayıs 2007Okuma5 dk · 963 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2007/3841 E., 2007/5167 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Mayıs 2007
Mahkemesi
ENEZ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
01/11/2006
Numarası
2006/38-214
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

963 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davada;

Davacılar, mirasbırakanlarından kalan taşınmazların adlarına intikali için dava takipçisine sınırlı yetkili bir vekalet vermek istediklerini, ancak davalı R....ın rızai taksim ve satış yetkisini de içeren bir vekalet hazırlatıp kendilerini yalnız intikal için vekalet verdiklerine inandırarak hile ile vekaleti imzalamalarını sağladığını, daha sonra bu vekaletname ile çekişme konusu taşınmazların davalı R..’a satıldığını, davalının kandırmaya yönelik beyanlarla iradelerini sakatladığını, amaçlarının rızai taksim ya da satış olmadığını, bu yönde bir talimatları bulunmadığını,

temsil yetkisini aşan ve kötüye kullanan vekilin satıştan kendilerini haberdar etmediği gibi satış sebebiyle para da ödemediğini, davalı Ramadan’ın dava konusu .. parsel sayılı taşınmazı muvazaalı olarak diğer davalı Ş...’e devrettiğini ileri sürüp .. parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile önceki halleri ile tapuya tescilini istemişlerdir.

Davalı R...davacıların satış yetkisini de içeren vekaletnameyi kendi özgür irade ve istekleri doğrultusunda düzenlettirerek noter huzurunda imzaladıklarını,geçerli vekalet ile tapuda işlem yapıldığını, hile iddiasının zamanaşımına uğradığını, davalı Ş.. tapu kaydına güvenerek ...no’lu parseli iyiniyetle satın aldığını bildirip davanın reddini savunmuşlardır.

Davanın zamanaşımı nedeniyle reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece, “ iddia ve savunma doğrultusunda taraf delillerinin toplanması, işin esası hakkında bir hüküm kurulması gerekirken BK 126. md.de öngörülen zamanaşımı süresine tabi olduğundan bahisle davanın reddinin doğru olmadığı” gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda mahkemece, ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacılar vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ....raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, duruşma isteği değerden reddedilerek gereği görüşülüp düşünüldü.

-KARAR-

Dava, vekaletin hile ile alındığı ve kötüye kullanıldığı iddiasına dayalı tapu iptali ve tescili isteğine ilişkin olup, mahkemece önceden kurulan davanın zamanaşımı sebebiyle reddine dair kararının temyizi üzerine Dairece, işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerektiğine değinilerek bozulduğu, mahkemece bozmaya uyulmak suretiyle bu defa sübut bulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olduğu görülmektedir.Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; tarafların ortak miras bırakanları R... oğlu T..

D...'nin 1994 yılında, T.. oğlu T..

Di..nin ise 1996 yılında ölümü ile çekişme konusu taşınmazların mirasçılarına kaldığı, her iki miras bırakanın davalı dışındaki tüm mirasçılarının E..Noterliğinde düzenlenen 23.7.1997 tarih 585 yevmiye nolu vekaletname ile dava takipcisi E..T...na intikal taksim ve satışı da kapsayacak şekilde geniş yetki verdikleri bu vekaletnameye dayanarak davacılar ve diğer miresçılar adına hareket eden vekil ile bizzat hareket eden davalının 14.1.1997 tarihinde R.. oğlu T..D..i adına kayıtlı iken mirasçılarına kalan ve dava konusu edilen ....ve ..parsel sayılı taşınmazları elbirliği mülkiyetinden paylı mülkiyete çevirip adlarına intikali sağlandıktan

sonra bedel farkı gözetmeksizin taksime tabi tutarak .. nolu parsellerin tamamının müstakilen davalı R.....parselin 1/8 'er paylarla davacılar ve diğer mirasçılara intikalini sağladıkları, bundan sonra aynı tarihte davacıların ve diğer mirasçıların ..parsel sayılı taşınmazdaki paylarının vekil tarafından davalıya satış yoluyla temlik edildiği, davalının da 25.5.2004 tarihinde diğer davalı Ş..... satarak devrettiği, davacıların vekili ile davalının yine 14.1.1997 tarihinde bu kez T...oğlu T...

D...'den kalan ve dava konusu edilen ..ve ...parsel sayılı taşınmazların mirasçılara intikalini sağladıktan sonra taksim sonucu ..parselin müstakilen davalı R..'a ..parselin 1/5'şer paylarla davacılar ve dava dışı N..adına tescil edildiği ve yine aynı tarihte davacıların ve dava dışı kişinin paylarının vekil tarafından davalıya satıldığı anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere;Borçlar Kanununun temsil ve vekalet bağıtını düzenleyen hükümlerine göre, vekalet sözleşmesi büyük ölçüde tarafların karşılıklı güvenine dayanır. Vekilin borçlarının çoğu bu güven unsurundan, onun vekil edenin yararına ve iradesine uygun davranış yükümlülüğünden doğar.

Borçlar Kanununda sadakat ve özen borcu, vekilin vekil edene karşı en önde gelen borcu kabul edilmiş ve 390/2 maddesinde "vekil, müvekkiline karşı vekaleti hüsnüniyetle ifa ile mükelleftir..." hükmüne yer verilmiştir. Bu itibarla vekil, vekil edenin yararına ve iradesine uygun hareket etme, onu zararlandırıcı davranışlardan kaçınma yükümlülüğü altındadır.

Sözleşmede vekaletin nasıl yerine getirileceği hakkında açık bir hüküm bulunmasa veya yapılan işlem dış temsil yetkisinin sınırları içerisinde kalsa dahi vekilin bu yükümlülüğü daima mevcuttur.

Hatta malik tarafından vekilin bir taşınmazın satışında, dilediği bedelle dilediği kimseye satış yapabileceği şeklinde yetkili kılınması, satacağı kimseyi dahi belirtmesi,ona dürüstlük kuralını, sadakat ve özen borcunu gözardı etmek suretiyle, makul sayılacak ölçüler dışına çıkarak satış yapma hakkını vermez. Vekil edenin yararı ile bağdaşmayacak bir eylem veya işlem yapan vekil değinilen maddenin birinci fıkrası uyarınca sorumlu olur.

Öte yandan, vekil ile sözleşme yapan kişi Medeni Kanunun 3. maddesi anlamında iyi niyetli ise yani vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını bilmiyor veya kendisinden beklenen özeni göstermesine rağmen bilmesine olanak yoksa, vekil ile yaptığı sözleşme geçerlidir ve vekil edeni bağlar. Vekil vekalet görevini kötüye kullansa dahi bu husus vekil ile vekalet eden arasında bir iç sorun olarak kalır, vekil ile sözleşme yapan kişinin kazandığı haklara etkili olamaz.

Nevarki, üçüncü kişi vekil ile çıkar ve işbirliği içerisinde ise veya kötü niyetli olup vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını biliyor veya bilmesi gerekiyorsa vekil edenin sözleşme ile bağlı sayılmaması, Medeni Kanunun 2. maddesinde yazılı dürüstlük kuralının doğal bir sonucu olarak kabul edilmelidir. Söz konusu yasa maddesi buyurucu nitelik taşıdığından hakim tarafından kendiliğinden (resen) göz önünde tutulması zorunludur. Aksine düşünce kötü niyeti teşvik etmek en azından ona göz yummak olur. Oysa bütün çağdaş hukuk sistemlerinde kötü niyet korunmamış daima mahkum edilmiştir. Nitekim uygulama ve bilimsel görüşler bu yönde gelişmiş ve kararlılık kazanmıştır.

Somut olaya gelince; vekil olan E...un yargılama aşamasında gerek R... oğlu T..'den, gerekse T..oğlu T...'den intikal eden taşınmazları ve bazı taşınmazlardaki paylarıda satış suretiyle davalı R.... temlik ettiğini, ancak davalıdan satış bedeli olarak herhangi bir bedel tahsil etmediği gibi, davacılara da satıştan kaynaklanan bir bedel ödemediğini bildirmiştir.Öte yandan aynı vekaletname kullanılmak suretiyle davacıların aynı yerde bulunan tüm taşınmazdaki haklarını davalı kardeşlerine aynı anda intikal ettirilmesinin hayatın olagan akışına uygun düştüğü söylenemez.

Anılan bu olgular yukarıda değinilen ilkelerle birlikte değerlendirildiğinde ve özellikle vekilen beyanı karşısında yapılan temliklerin vekalet görevini kötüye kullanmak suretiyle gerçekleştiği sonucuna varılmaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

Hal böyle olunca, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmelerle yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.Davacıların temyiz itirazları yerindedir kabulüyle hükmün HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 8.5.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2007/3841, K. 2007/5167, 8 Mayıs 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2007/3841
Karar No
2007/5167
Tarih
8 Mayıs 2007

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2007/3842 K.2007/4000
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2007/3846 K.2007/4508
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2007/3847 K.2007/4506
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2007/3847 K.2007/6361
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2007/3848 K.2007/4510
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2007/3849 K.2007/4509

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.