İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2007/8549 K.2007/10112

Taraflar arasında görülen davada; Davacı Hazine temsilcisi, davalı adına kayıtlı 22 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının kıyıda kaldığını ileri sürüp, bu kısmın kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir. Davalı, ölü olduğundan tebligat…

Esas2007/8549Karar2007/10112Tarih25 Ekim 2007Okuma4 dk · 810 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2007/8549 E., 2007/10112 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Ekim 2007
Mahkemesi
ARDEŞEN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
05/10/2005
Numarası
2002/126-2005/652
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

810 kelime·4 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasında görülen davada; Davacı Hazine temsilcisi, davalı adına kayıtlı 22 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının kıyıda kaldığını ileri sürüp, bu kısmın kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir. Davalı, ölü olduğundan tebligat yapılamamıştır. Mahkemece, ölü kişi aleyhine dava açılamayacağı, davalının taraf ehliyetinin bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.

-KARAR-

Dava, 3621 Sayılı Yasa gereğince çekişmeli taşınmazın sicilinin kütükten terkini isteğine ilişkindir.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden özellikle, davada husumet kendisine tevcih edilen kayıt maliki Mustafa Yılmaztürk'ün dava tarihinden önce ölü olduğu kayden belirlenmek suretiyle, 04.05.1978 tarih 4/5 Sayılı İçtihatı Birleştirme Kararı gereğince mahkemece davanın reddine karar verilmiş olması doğrudur. Bu yöne değinen davacının temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.

Ancak, davacı Hazinenin isteği üzerine dava tarihinde ölü olduğu belirlenen kayıt maliki Mustafa'nın mirasçıları mahkemece kendilerine yapılan tebligat üzerine tayin ettikleri vekil aracılığı ile davayı takip etmişler, yargılama sonunda da mahkemece isabetle dava reddedilmekle beraber, davayı vekille takip edenler yararına avukatlık ücretine hükmedilmiştir.

Hemen belirtilmelidir ki, sonuç bölümünde ölü kişi aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi gereğine değinen 04.05.1978 tarih 4/5 Sayılı İçtihatı Birleştirme Kararının gerekçesinde aynen "......ölen bir kimse hakkında açılan davaya bakılmasına, davacı tarafın isteği üzerine mirasçıların duruşmaya davalı olarak çağrılmalarına, yahut ıslah yolu ile kendilerinin davalı sayılmasına mevzuatta yer verilmediğine" değinildikten sonra, mirasçılar hakkında ayrı bir dava açılmasının zorunlu olduğu belirtilmiştir. İçtihatı Birleştirme Kararı ile getirilen bu düzenleme kamu düzeniyle ilgili olup mahkemece res'en gözetilmesi gereken bir kuraldır.

O halde, bu yasal düzenlemeler ışığında, somut olay değerlendirildiğinde, dava tarihinde ölü olduğu saptanan kayıt malikinin mirasçılarına davacının isteği üzerine mahkemece tebligat çıkartılmasının yasal dayanağının bulunduğu söylenemeyeceği gibi mesnetsiz istek üzerine ve gereği olmadığı halde yapılan çağırıya yine gereksiz yere uyarak davayı takip edenlere davada taraf sıfatı verilemeyeceği ve taraf sıfatı kazanamayacakları tartışmasızdır.

Öyleyse, usulü dairesinde davada taraf olmayan veya taraf sıfatı bulunmayan kişiler yararına mahkemece avukatlık ücreti tayin ve takdir edilmesi doğru değildir.

Davacı Hazinenin temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile hükmün HUMK.'nun 428.maddesi gereğince bu yöne hasren oy çokluğu ile BOZULMASINA, 25.10.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

-KARŞI OY YAZISI-

Davacı tarafından açılan taşınmazın kıyı kenar içerisinde kaldığı iddiasına dayalı tapu iptali davasında davalı olarak gösterilen M... Y... dava açıldığı tarihte ölmüş olduğunun anlaşılması üzerine davacı Hazine temsilcisi mahkemeye verdiği 19.2.2003 tarihli dilekçesinde davalının mirasçılarının davaya dahil edileceğini,bunun için mahkemece öncelikle adı geçenin veraset ilamının çıkartılması amacı ile yetki verilmesini istemiş,mahkeme de bu istemi yerinde görerek davacıya veraset ilamının çıkartılması için yetki vermiştir.

Verilen bu yetki ile ölü kişinin veraset ilamı çıkartılmış ve bu kişilerin davaya dahil edilmesi için mahkemenin 22.10.2002 günlü celsesinde ara kararı verilmiş, daha sonra bu kişilerin tebligata yarar adresleri mahkemece araştırılmış bu durumu öğrenen mirasçılar kendilerine vekil tayin ettirmişler, mahkeme de 17.9.2003 günlü celsede avukatın davalılar vekili olarak duruşmaya kabulüne karar vermiş ve bu tarihten sonra mahkemede yapılan tüm yargılama aşamasında bu kişiler vekilleri aracılığı ile temsil edilmişler,keşifte de vekil sıfatı ile hazır bulunmuştur.Ancak sonuçta mahkemece ölü kişi aleyhine dava açılamayacağı ve mirasçılarının da davaya katılamayacağı gerekçesi ile ve doğru olarak davanın taraf ehliyeti bulunmamasından dolayı 5.10.2005 tarihinde reddine karar verilmiştir.

Bilindiği gibi bazı istisnalar dışında ölü kişi aleyhine açılan davanın taraf ehilyetinin bulunmamasından dolayı reddi gerekmekte olup bu dava da ölü kişi aleyhine açılabilecek davalardan değildir ve bunun sonucu olarak da mirasçılarının davaya dahil edilmeleri Hukuk Muhakemeleri Usulü Yasasına aykırıdır.

Ancak bu durum davacının yanlış talebi ve mahkemenin bu yanlış talebi kabul ederek davalı konumuna getirdiği kişilerin kendilerini vekille temsil ettirmeleri halinde yararlarına vekalet ücreti hükmedilmesine engel değildir.Usule uygun olmasa dahi diğer tarafın talebi ve mahkemenin kararı ile taraf durumuna getirilmeye zorlanan kişinin mahkemede vekil aracılığı ile kendisini savunmasını engelleyen bir yasa hükmü bulunmamaktadır.Kişinin öyle veya böyle davada taraf durumuna getirilmesi halinde o davada gerçekten bulunması gerekip gerekmediği konusunda mahkeme dışı kişinin,

karar vermesi ve buna göre dava ile ilgili masraf yapmaması ve davaya girmeme konusunda karar vermesi, bunun sonucu olarak da vekil tutmaması gerektiği, vekil tutmanın sorumluluğunun kendisine ait olduğunu

söyleme olanağı yoktur. Çünkü sonuçta davada ne karar verileceği, davanın taraf ehliyetinden dolayı reddi gerekip gerekmediği hakimin yetkisinde olan bir konudur. Varsayalım ki, gerekmediği halde taraf durumuna getirilen kişi yargılama sırasında masraf yapmış ise örneğin keşif gideri yatırmış, tanık dinletmiş v.s.

Bu durumda davanın taraf ehliyetinin bulunmaması nedeni ile ret edilmesinde davada ehliyetin olmadığı halde masraf yaptı diye bu giderlerin kendisine ödenmemesi söz konusu olacak mıdır.

Yasal olarak bu giderlerin hepsinin bu kişiye ödenmesi keza yargılama giderlerinden olan avukatlık ücretinin de ödenmesi gerekecektir.17.9.2003 tarihinde mirasçıların vekililinin duruşmaya kabulüne karar verilmiş ve o tarihten davanın sonuçlandığı 5.10.2005 tarihine kadar da vekil görevine devam etmiştir.

Sonuç olarak davada davacının istemi ve mahkemenin kararı ile taraf durumuna getirilen kişilere davanın reddi nedeni ile mahkemece avukatlık ücreti takdirinde bir usulsüzlük bulunmadığından yerel mahkeme kararının onanması gerektiği düşüncesindeyiz.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2007/8549, K. 2007/10112, 25 Ekim 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2007/8549
Karar No
2007/10112
Tarih
25 Ekim 2007

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2007/8550 K.2007/8200
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2007/8550 K.2007/13009
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2007/8551 K.2007/12278
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2007/8556 K.2007/9673
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2007/8557 K.2007/8343
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2007/8558 K.2007/8113

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.