İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2007/8884 K.2008/182

Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;

Esas2007/8884Karar2008/182Tarih15 Ocak 2008Okuma5 dk · 1.017 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2007/8884 E., 2008/182 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Ocak 2008
Mahkemesi
NİĞDE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
02/02/2006
Numarası
1993/24-2006/14
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.017 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;

Davacılar, miras bırakanın mahfuz hisselere tecavüz etmek kastıyla 358 ada 88 parsel sayılı taşınmazdaki 122/192 payını davalıya ölünceye kadar bakma akdi ile temlik ettiğini, davalının bakım borcunu yerine getirmediğini, ölünceye kadar bakma akdinin şekil koşullarını taşımadığını ileri sürüp, ölünceye kadar bakma akdinin feshine, olmadığı taktirde tenkise karar verilmesini istemişlerdir.

Asli müdahil A. miras bırakanın mal kaçırmak amacıyla 358 ada 88 parsel sayılı taşınmazdaki 122/192 payını davalıya ölünceye kadar bakma akdi ile temlik ettiğini, ölünceye kadar bakma akdinin şekil koşullarını taşımadığını ileri sürüp, muvazaa nedeniyle tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

Asli müdahil F., miras bırakanın mal kaçırmak amacıyla 358 ada 88 parsel sayılı taşınmazdaki 122/192 payını davalıya ölünceye kadar bakma akdi ile temlik ettiğini, murisin tek mirasçısı olup diğer davacıların sahte mirasçılık belgeleri ile murisle evlatlık ilişkisi kurduklarını, mirasçılık belgesinin iptali için derdest dava bulunduğunu, davalının bakım borucunu yerine getirmediğini ileri sürüp, ölünceye kadar bakma akdinin iptaline, taşınmazın adına tesciline, olmadığı taktirde tenkisine karar verilmesini istemiştir.

Davalı, dava konusu taşınmazın temlikinin bakım ihtiyacı nedeniyle yapıldığını, bakım ödevini yerine getirdiğini belirtip, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, çekişme konusu taşınmazın davalıya temlikine dair ölünceye kadar bakma akdinin şekil koşullarına uygun olarak yapılmadığı, davalının akitten doğan bakım borcunu yerine getirmediği, murisin akitten kısa bir süre sonra ölmüş olup akdin iptalini isteme hakkının mirasçılarına geçtiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karar, davalı ve asli müdahil S. G.. tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 15.01.2008 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden D..G.. vekili Av. ile temyiz edilen v.s. vekili Avukat geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi r tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

-KARAR-

Davacılar ve birleşen davacı, akdin şekil koşulları oluşmadığından ve akde aykırılıktan dolayı tapu iptali ve tescil, olmadığı taktirde tenkis, asli müdahiller ise, akde aykırılıktan dolayı ve muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak tapu iptali ve tescil, olmadığı taktirde tenkis isteğinde bulunmuşlardır.

Mahkemece,davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; çekişme konusu 88 parsel sayılı taşınmazın 122/192 payını miras bırakanın 26.10.1992 tarihli akitle ölünceye kadar bakma akdiyle davalıya temlik ettiği anlaşılmaktadır.

Davacılar, ölünceye kadar bakma akdinin koşullarının bulunmadığını, temlikin tasarruf nisabını aştığını, bakım ödevinin yerine getirilmediğini, asli müdahiller ise, temlik her ne kadar ölünceye kadar bakma akdi ile yapılmışsa da, esasen akdin şekil unsurlarından yoksun bulunduğunu, işlemin tapu sicil müdürlüğünde değil, başka bir işhanındaki büroda gerçekleştirildiğini, yine davalının akitten doğan bakım ödevini yerine getirmediğini, temlikin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak yapıldığını ileri sürerek, eldeki davayı açtıkları görülmektedir.

Hemen belirtilmelidir ki, akde aykırılıktan dolayı davacıların iddiaları gözetildiğinde, miras bırakanın sağlığında akde aykırılıktan dolayı açmadığı davayı mirasçıların açmasına yasal olanak bulunmamaktadır. Bir başka ifadeyle, akde aykırılık iddiasında bulunmak Borçlar Yasasının 511 ve devam eden maddeleri hükümleri gereğince, akdin tarafı olan miras bırakana aittir. Mirasçıların böyle bir talebi ileri sürmelerine imkan olmadığı gibi, bu istekle açılan davanın dinlenilmesine de yasal açıdan olanak yoktur.

Diğer taraftan, ölünceye kadar bakma akdi ivazlı akitlerden olup, tenkis hükümlerinin de uygulanmayacağı tartışmasızdır. Ayrıca, Tapu Sicil Tüzüğünün 19. maddesi hükmü karşısında daire dışında istem belgesinin düzenlenmesine veya akdin yapılmasına yasal açıdan bir mani bulunmadığı açıktır.

O halde, davacılar ile birleşen davacının ve müdahillerin açmış olduğu akde aykırılık iddiasına dayalı davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı ve yerinde olmayan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.

Öte yandan; dava konusu taşınmazın davalıya temlikinin muvazaalı olduğu yönündeki asli müdahillerin iddiası bakımından mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur.

Bilindiği üzere; ölünceye kadar bakıp gözetme sözleşmesi, taraflarına karşılıklı hak ve borçlar yükleyen bir bağıttır.

(B.K.m.5ll).Başka bir anlatımla ivazlı sözleşme türlerindendir.Bu sözleşme ile bakım alacaklısı, sözleşme konusu malın mülkiyetini bakım borçlusuna geçirme; bakım borçlu suda bakım alacaklısına yasanın öngördüğü anlamda ölünceye kadar bakıp gözetme yükümlülüğü altına girer.(B.K.m.5l4).Hemen belirtmek gerekirki, bakıp gözetme koşulu ile yapılan temliki işlemin geçerliliği için sözleşmenin düzenlendiği tarihte bakım alacaklısının özel bakım gereksinimi içerisinde bulunması zorunlu değildir.

Bu gereksinmenin sözleşmeden sonra doğması, yada alacaklının ölümüne kadar çok kısa bir süre sürmüş bulunması da sözleşmenin geçerliliğine etkili olamaz.Kural olarak bu tür sözleşmeye dayalı bir temlikinde muvazaa ile illetli olduğunun ileri sürülmesi her zaman mümkündür.

En sade anlatımla muvazaa,irade ile beyan arasında kasten yaratılan aykırılık olarak tanımlanabilir.Böyle bir iddia karşısında, aslolan tarafların akitteki gerçek ve müşterek amaçlarının saptanmasıdır.(B.K.m.l8).Şayet bakım alacaklısının temliki işlemde bakıp gözetilme koşulunun değil de, bir başka amacı gerçekleştirme iradesini taşıdığı belirlenirse (örneğin mirasçılarından mal kaçırma düşüncesinde ise), bu takdirde akdin ivazlı (bedel karşılığı) olduğundan söz edilemez;akitte bağış amacının üstün tutulduğu sonucuna varılır.

Bu haldede Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun l.4.l974 gün ve l/2 Sayılı İnançları Birleştirme Kararı olayda, uygulama yeri bulur.

Miras bırakanın, ölünceye kadar bakıp gözetme karşılığı yaptığı temlikin muvazaa ile illetli olup olmadığının belirlenebilmesi içinde, sözleşme tarihinde murisin yaşı, fiziki ve genel sağlık durumu, aile koşulları ve ilişkileri,elinde bulunan mal varlığının miktarı,temlik edilen malın,tüm mamelekine oranı,bunun makul karşılanabilecek bir sınırda kalıp kalmadığı gibi bilgi ve olguların gözönünde tutulması gerekir.

Diğer taraftan, hükme esas alınan mirasçılık belgesinin dosya kapsamında bulunan mirasçılık belgeleri ve iddialar gözetildiğinde murisin gerçek mirasçılarını ve doğru pay oranlarını gösterdiğini kabule olanak yoktur. Karardan sonra dosyaya ibraz edilen ve hasımlı olarak alınan mirasçılık belgesi ile hükme esas alınan mirasçılık belgesi arasında çelişki bulunduğu da tartışmasızdır. Öyle ise, mirasçılık belgeleri arasındaki çelişkinin de giderilip ondan sonra bir hüküm kurulması gerekeceği kuşkusuzdur.

Hal böyle olunca; öncelikle mirasçılık belgeleri arasındaki çelişkinin giderilmesi konusunda davacılara olanak sağlanması, ondan sonra yukarıda değinilen ilkelerde gözetilmek suretiyle muris muvazaası iddiası yönünden gerekli inceleme ve araştırmanın yapılması, soruşturmanın eksiksiz tamamlanması, sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir. Tarafların bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir.

SONUÇ / HÜKÜM

Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 13.12.2007 tarihinde yürürlüğe giren avukatlık ücret tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekilleri için 550.00'şer.-YTL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına ve alınan peşin harcın temyiz edenlere geri verilmesine, 15.01.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2007/8884, K. 2008/182, 15 Ocak 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2007/8884
Karar No
2008/182
Tarih
15 Ocak 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2007/8885 K.2008/1171
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2007/8886 K.2008/1327
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2007/8887 K.2008/1328
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2007/8890 K.2008/1330
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2007/8891 K.2008/1329
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2007/8893 K.2008/1361

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.