İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2008/1921 K.2008/4596

Taraflar arasında görülen davada;

Esas2008/1921Karar2008/4596Tarih9 Nisan 2008Okuma4 dk · 734 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2008/1921 E., 2008/4596 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Nisan 2008
Mahkemesi
KÜÇÜKÇEKMECE 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
10/04/2007
Numarası
2006/302-2007/220
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

734 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davada;

Davacılar, kayden maliki oldukları çekişme konusu taşınmazla ilgili olarak kesinleşmiş mahkeme ilamı ile projeye aykırılığın giderilmesine ve ecrimisile karar verildiğini ancak, tahliyeye ilişkin hüküm kurulmadığını ileri sürerek davalıların taşınmaza elatmasının önlenmesi isteğinde bulunmuşlardır.

Davalılar, yanıt vermemiştir.

Mahkemece, kesinleşmiş mahkeme ilamında yer almayan bir hususta hüküm kurulmasının mümkün olmadığı davacıların keşif delilinede dayanmadıkları gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, karar, davacılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.

-KARAR-

Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi isteğine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair kurulan hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiş olmakla beraber verilen mehle rağmen temyiz giderlerinin yatırılmadığı gerekçesiyle 31.10.2007 tarih 2006/302 esas, 2007/220 sayılı kararla HUMK.'nun 434/3. maddesi hükmü gereğince "kararın temyiz edilmemiş sayılmasına" karar verilmiş ve bu kararın süresi içinde temyizi üzerine yapılan inceleme sonunda;

davacıların nöbetçi Trabzon Asliye Hukuk Mahkemesi aracılığıyla mahkemeye gönderilen temyiz dilekçelerinin arka yüzünde temyiz gideri olarak 32.-YTL pulun ekli olduğuna dair meşruat bulunduğu ve bunun aksinin kanıtlanamadığı görüldüğünden yerel mahkemenin "temyiz edilmemiş sayılma" kararının ortadan kaldırılmasına karar verilip işin esasının incelenmesine geçildi.

Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, davacıların, mülkiyet hakkına dayalı olarak dava konusu taşınmaza elatmanın önlenmesi isteğinde bulundukları; daha önce bu taşınmazla ilgili açmış oldukları elatmanın önlenmesi, ecrimisil istekli dava sonunda verilen kararla projye aykırılığın giderilmesi ve ecrimisile hükmedildiği, ancak elatmanın önlenmesi isteği yönünden olumla yada olumsuz bir karar verilmediği bu nedenle elatmanın önlenmesi bakımından ilamın infaz edilemediği,

davalıların taşınmazı kullanmaya devam ettiklerini ileri sürdükleri, mahkemece, davalıların keşif deliline dayanmadıkları, kesinleşmiş mahkeme ilamına görede müdahalenin men'ine karar verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.Bilindiği üzere; davaların kısa zamanda sonuçlandırılması, adaletin bir an önce tecellisi için, taraflarca veya Mahkemelerce yapılması gereken bir kısım adli işlemler sürelere bağlanmıştır.

Bilindiği üzere bu sürelerin bazılarını kanun bizzat belirlerken bir kısmını işin özelliğine, tarafların durumlarına göre belirlemesi için hakime bırakmıştır. Kanuni süreler açıkca belirtilen ayrıcalıklar dışında kesindir. Bu nedenle HUMK.'nun l59. maddesinde açık hükmünde belirtildiği gibi kanunun tayin ettiği süreler hakim tarafından azaltıp çoğaltılamaz. Buna karşın, aynı yasanın l63. maddesine göre hakimin belirlediği süreler ise kural olarak kesin değildir.

Hakim tayin ettiği süreyi henüz dolmadan azaltıp çoğaltacağı gibi, süre geçtikten sonra da tarafın isteği üzerine yeni bir süre tanıma yoluna da gidebilir. Bu takdirde verilen ikinci süre kesindir. Ancak, hakim kendi belirlediği sürenin kesin olduğuna da karar verebilir. Kesin sürenin tayin edilmesi halinde, karşı taraf yararına usulü kazanılmış hak doğacağı da kuşkusuzdur.

Hemen belirtmek gerekirki, ister kanun, isterse hakim tarafından tayin edilmiş olsun kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesine yasal olanak yoktur. Böylece kesin sürenin kaçırılması; o delile veya hakka dayanamamak gibi ağır sonuçları birlikte getirmekte, bazan davanın kaybedilmesine dahi neden olmaktadır.

Bu itibarla geciken adaletinde bir adaletsizlik olduğu düşüncesinden hareketle, davaların yok yere uzamasını veya uzatılmak istenmesini engellemek üzere konan kesin süre kuralı, kanunun amacına uygun olarak kullanılmalı, davanın reddi için bir araç sayılmamalıdır. Öncelikle, kesin süreye ilişkin ara kararı her türlü yanlış anlaşılmayı önliyecek biçimde açık ve eksiksiz yazılmalı, yapılacak işler teker teker belirtilmelidir.

Bunun yanında verilen süre yeterli, emredilen işler, gerekli ve yapılabilir nitelik taşımalı, ayrıca hakim süreye uyulmamanın sonuçlarını açıkca anlatmalı, tarafları uyarmalıdır. Öte yandan, kesin süre tarafların yanında hakimi de bağlayacağından uyulmaması halinde gereği hakim tarafından hemen yerine getirilmelidir.

Somut olayda, uyuşmazlığın çözümü, önceki davada düzenlenen krokinin ve eldeki davada keza çap ile projenin uygulanması; diğer bir deyişle taraf delillerinin keşif yapılarak uygulanması ile mümkün olacaktır.

Bunun için, HUMK'nun 414 maddesi hükmüne göre, mahkemece verilen keşif kararında ve keşif giderlerinin yatırılması için ayni kanunun 163. maddesi uyarınca ilgili tarafa tanınan önel ve kesin önele ilişkin ara kararında; yapılması gereken,işlerin neler olduğunun tam bir açıklıkla belirtilmesi,

sürenin yeterli ve elverişli olması;keşif giderlerinin (hakim ve mahkeme personelinin yol tazminatını,taşıt giderlerini, tanık ve bilirkişi ücretlerini ve bunlara çıkarılacak davetiye giderlerini kapsayacak biçimde) ayrıntılı olarak saptanması;davanın taraflarca bizzat takip edildiğinin anlaşılması halinde,önele uymamanın doğuracağı sonuçların kendilerine açıklanması ve tarafların uyarılması zorunludur.

SONUÇ / HÜKÜM

Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde işlem yapılması, sonucuna göre davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile kesin önelden söz edilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. Davacıların bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 09.04.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2008/1921, K. 2008/4596, 9 Nisan 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/1921
Karar No
2008/4596
Tarih
9 Nisan 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2008/1922 K.2008/3457
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/1922 K.2008/6065
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/1923 K.2008/5728
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2008/1923 K.2008/5556
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/1924 K.2008/5781
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2008/1924 K.2008/3779

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.