İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2008/1998 K.2008/6509

Taraflar arasında görülen davada;

Esas2008/1998Karar2008/6509Tarih27 Mayıs 2008Okuma5 dk · 987 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2008/1998 E., 2008/6509 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Mayıs 2008
Mahkemesi
ADANA 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
26/12/2006
Numarası
2004/1158-2006/518
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

987 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davada;

Davacı, gözlerinin iyi görmemesi üzerine katarakt ameliyatının masraflarını karşılamak için komşusu aracılığı ile tanıştığı emlakçı olan davalı A.Ö. tavsiyesi ile 5735 ada 1 parseldeki 7/1523, 5735 ada 2 parseldeki 23/1523 payı ile 5941 ada 4 parseli toplam 5.000.000.000 TL bedelle satmak üzere davalılardan E.u vekil tayin ettiğini, vekilin kendisini kandırarak 5941 ada 4 parsel yerine 5872 ada 4 parseldeki 15/20 payın satış yetkisini de ilave ederek diğer davalılar Ö. B.ve K.e taşınmazlarını sattığını, onlarında en son malik M.’ya devrettiklerini ileri sürerek 5872 ada 4 taşınmazın tapusunun iptal ve tescilini olmadığı takdirde 80.000.000.000 TL satış bedelinin davalılardan faizi ile tahsili isteklerinde bulunmuştur.

Davalı M., 5872 ada 4 parselin 15/20 payını K.’ten aldığını diğer 5/20 payını da M.’tan aldığını, iyiniyetli 3. kişi olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.Davalılardan Ö.B.da taşınmazı babasının talimatı ile aldığını daha sonrada K.’e devrettiğini para almadığını beyan etmiş, davalı A.de dava dilekçesinde belirtilen olayları aynen kabul ettiğini savunmuştur.Davalı K.’te taşınmazı bedeli ile aldığını iddia etmiştir.

Mahkemece, vekil E.un vekalet görevini kötüye kullandığı, bedeli ödediğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davacının tapu iptal ve tescil isteğinin reddine, davalılar A.Ö. B., M. ve K. hakkındaki davaların reddine, davalı E. Yarım hakkındaki tazminat davasını kabulü ile 80.000.-YTL tazminatın yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Karar, davacı ve davalı E. tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 27.5.2008 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden E. G. vekili Avukat H.Y.geldi, davetiye tebliğine rağmen diğer temyiz eden ile temyiz edilenler ve vekili avukatlar gelmediler, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

-KARAR-

Dava hile ile alınan vekaletin kötüye kullanılması nedeniyle açılan tapu iptal tescil olmadığı takdirde tazminat isteğine ilişkindir.

Mahkemece tazminat isteğinin kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden,davacı E.’in 10.12.2003 tarihli vekaletname ile E.u vekil tayin ettiği ve maliki olduğu 5735 ada 1,5735 ada 2 parsel sayılı taşınmazlar ile 5872 ada 4 parseldeki 15/20 payın vekil tarafından 12.12.2003 tarihinde davalılardan Ö.B.ya temlik edildiği, Ö.in diğer parselleri üzerinde tutarak 5872 ada 4 parseldeki 15/20 payı 17.12.2003 tarihinde K., onunda 19.1.2004 tarihinde satış suretiyle M.’ya temlik ettiği anlaşılmaktadır.

Davacı çekişme konusu olan taşınmaz dışındaki taşınmazda bulunan paylarının satışını arzulayarak davalı E.a vekalet vermek niyetinde iken emlakçilik yapan A.in hilesi sebebiyle çekişmeye konu olan taşınmazın da satışını içerecek şekilde hileye düşürülerek vekalet vermesinin temin edildiğini belirterek eldeki davayı açmıştır.

Hemen belirtilmelidir ki, noter huzurunda verilen vekaletin davacıyı hileye düşürmek suretiyle verildiğini söyleyebilme olanağı yoktur.Nevarki, vekaletin hile ile alınması iddiası aynı zamanda vekaletin kötüye kullanılması iddiasını da içereceği açıktır.

Bilindiği üzere,Borçlar Kanununun temsil ve vekalet bağıtını düzenleyen hükümlerine göre, vekalet sözleşmesi büyük ölçüde tarafların karşılıklı güvenine dayanır. Vekilin borçlarının çoğu bu güven unsurundan, onun vekil edenin yararına ve iradesine uygun davranış yükümlülüğünden doğar.

Borçlar Kanununda sadakat ve özen borcu, vekilin vekil edene karşı en önde gelen borcu kabul edilmiş ve 390/2 maddesinde "vekil, müvekkiline karşı vekaleti hüsnüniyetle ifa ile mükelleftir..." hükmüne yer verilmiştir. Bu itibarla vekil, vekil edenin yararına ve iradesine uygun hareket etme, onu zararlandırıcı davranışlardan kaçınma yükümlülüğü altındadır.

Sözleşmede vekaletin nasıl yerine getirileceği hakkında açık bir hüküm bulunmasa veya yapılan işlem dış temsil yetkisinin sınırları içerisinde kalsa dahi vekilin bu yükümlülüğü daima mevcuttur.

Hatta malik tarafından vekilin bir taşınmazın satışında, dilediği bedelle dilediği kimseye satış yapabileceği şeklinde yetkili kılınması, satacağı kimseyi dahi belirtmesi,ona dürüstlük kuralını, sadakat ve özen borcunu gözardı etmek suretiyle, makul sayılacak ölçüler dışına çıkarak satış yapma hakkını vermez. Vekil edenin yararı ile bağdaşmayacak bir eylem veya işlem yapan vekil değinilen maddenin birinci fıkrası uyarınca sorumlu olur.

Öte yandan, vekil ile sözleşme yapan kişi Medeni Kanunun 3. maddesi anlamında iyi niyetli ise yani vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını bilmiyor veya kendisinden beklenen özeni göstermesine rağmen bilmesine olanak yoksa, vekil ile yaptığı sözleşme geçerlidir ve vekil edeni bağlar. Vekil vekalet görevini kötüye kullansa dahi bu husus vekil ile vekalet eden arasında bir iç sorun olarak kalır, vekil ile sözleşme yapan kişinin kazandığı haklara etkili olamaz.

Ne varki, üçüncü kişi vekil ile çıkar ve işbirliği içerisinde ise veya kötü niyetli olup vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını biliyor veya bilmesi gerekiyorsa vekil edenin sözleşme ile bağlı sayılmaması, Medeni Kanunun 2. maddesinde yazılı dürüstlük kuralının doğal bir sonucu olarak kabul edilmelidir. Söz konusu yasa maddesi buyurucu nitelik taşıdığından hakim tarafından kendiliğinden (resen) göz önünde tutulması zorunludur. Aksine düşünce kötü niyeti teşvik etmek en azından ona göz yummak olur. Oysa bütün çağdaş hukuk sistemlerinde kötü niyet korunmamış daima mahkum edilmiştir. Nitekim uygulama ve bilimsel görüşler bu yönde gelişmiş ve kararlılık kazanmıştır.

Somut olaya gelince; vekil E.’un davalılardan emlakçı olan A.in yanında çalıştığı, kendisine taşınmaz temlik edilen ilk el konumunda bulunan Ö.B.’nun ise A.’in kızı olduğu, ondan edinen K.’ünde A.in yakın arkadaşı olup ticari ilişki içinde bulundukları, son kayıt maliki M.’nın ise bir kısım tanık ifadelerinden de anlaşıldığı üzere yapılan taşınmaz satış işlemleri ilgili işleyiş tarzının hukuka aykırı olduğunun kendisine hatırlatıldığı, buna karşın taşınmazdaki payı almakta tereddüt göstermediği, kaldı ki yapılan temlik işlemlerinin kısa aralıklarla cereyan ettiği ve gerçek satış bedelinin akit bedelinin çok üzerinde olduğu dosya kapsamı ile sabittir.

O halde, somut bu olgular yukarıda değinilen ilkeler çerçevesinde değerlendirildiğinde yapılan temliklerin vekalet görevinin kötüye kullanılması suretiyle, el ve işbirliği içersinde gerçekleştirildiği kabul edilmelidir. Bu durum karşısında, son kayıt maliki M.’nın Türk Medeni Kanununun 1024. maddesi hükmü aracılığı ile aynı yasanın 1023. maddesinde öngörülen iyiniyetli müktesebin iyiniyetinin korunacağı ilkesinden yararlanabileceğini söyleyebilme olanağı yoktur.

SONUÇ / HÜKÜM

Hal böyle olunca, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.Davacı ile davalı E.un temyiz itirazları yerindedir.Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 13.12.2007 tarihinde yürürlüğe giren avukatlık ücret tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 550.00.-YTL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına, 27.5.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2008/1998, K. 2008/6509, 27 Mayıs 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/1998
Karar No
2008/6509
Tarih
27 Mayıs 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/1999 K.2008/7160
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2008/1999 K.2008/7572
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2008/2000 K.2008/4811
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/2000 K.2008/7174
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/2001 K.2008/7156
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2008/2001 K.2008/7304

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.