KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2008/262 E., 2008/2776 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2008
- Mahkemesi
- MERSİN 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/06/2007
- Numarası
- 2004/532-2007/342
Karar Metni
368 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden maliki olduğu 204 sayılı parselin 19.476/35.976 payını davalıya 9.10.1995 te, üzerindeki 3 adet tek katlı ev niteliğindeki muhdesatlara isabet eden 2976 m2'sini ifraz edip bu evlerde oturan çocukları adına tescil ettireceği şartıyla sattığını,bu yönde adi yazılı protokol düzenlendiğini ileri sürerek, tapu kaydının iptalini ve adına tesciline karar verilmesini, olmazsa 2976 m2'lik arsa ve üzerindeki evlerin bedelinin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının ileri sürdüğü protokolün aynı gün iptal edilerek yerine başka bir sözleşmenin imzalandığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, satış senedine eşdeğer resmi yazılı delille kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.Karar, davacı tarafından süresinde duruşmalı temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi .... raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, dava dilekçesindeki dava değerine göre talep reddedilip, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı tapu iptal tescil, olmazsa alacak isteğine ilişkindir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden davacının 9.10.1995 tarihinde paydaşı olduğu 204 nolu parseldeki payını davalıya satış suretiyle temlik ettiği, bu taşınmazda çocuklarına ait evlerin bulunduğu 2.976 m2’lik bölümün imar durumu elverdiğinde ifrazı ile davacı tarafa verileceğine ilişkin 9.10.1995 tarihli protokol düzenlenerek imzalandığı,davalının ise ikinci bir sözleşme ile ilk protokolün hükümsüz kılındığını iddia ettiği ,mahkemece de davacı tarafın iddiasını satış senedine eşdeğer resmi delille kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacının, inançlı işlemin delili olarak ibraz ettiği 9.10.1995 tarihli belge, davalının da kabulündedir. Davalı her ne kadar bu belgenin düzenlenmesinden sonra aynı gün düzenlendiğini belirttiği ve bir sureti dosyaya ibraz edilen “satış sözleşmesidir” başlıklı belge ile bir önceki protokolün hükümsüz hale geldiğini savunmakta ise de, bu belge davacı tarafından kabul edilmeyip usulüne uygun olarak ta düzenlenmediğinden, daha önce düzenlenen belgeyi hükümsüz hale getiren bir belge olarak kabul edilemez. Diğer taraftan 5.12.1947 tarih ve 20/6 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği gibi, inançlı işlem belgesinin resmi şekilde düzenlenmesi zorunlu olmayıp yazılı olması yeterlidir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2008/262, K. 2008/2776, 5 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama