KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2008/4948 E., 2008/6467 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2008
- Mahkemesi
- KIRIKHAN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ,
- Tarihi
- 15/11/2007
- Numarası
- 2007/436-2007/617
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, kayden maliki oldukları 72 ada 3 parsel sayılı taşınmaza davalının duvar çekmek, forseptik çukuru açmak, balkon yapmak ve imara aykırı olarak pencere açmak suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi, yıkım ve pencerelerin kapatılması isteminde bulunmuşlardır. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, müdahale olgusunun sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, kayden davacılara ait çekişme konusu 72 ada 3 parsel sayılı taşınmaza davalının haklı ve geçerli bir nedeni bulunmaksızın foseptik çukuru açmak ve balkon taşırmak suretiyle elattığı mahkemece belirlenerek çukurun kapatılmasına ve balkonların yıkılmak suretiyle elatmanın önlenmesine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
Ancak, davalının kendi mülkiyet alanındaki 2 nolu parsele yapmış olduğu binanın davacıların taşınmazına bakan bölümüne pencere açtığı ve davacıların da anılan pencerelerin kapatılmasını istediği mahkemece de bu isteğin kabul edildiği görülmektedir.
Hemen belirtilmelidir ki, bir kimsenin kendi mülkiyet alanında bulunan yapıda pencere açma olgusunun Türk Medeni Kanununun 683. maddesinde öngörülen mülkiyet hakkının kullanılmasından ibaret olduğunda kuşku yoktur. Mahremiyet iddiasınında dinlenemeyeceği açıktır.
Diğer yandan, pencere açma olgusunun imara aykırı olması durumunda ise 3194 Sayılı İmar Yasasının 32 ve 42. maddeleri hükmü uyarınca idari yaptırımı ve idareyi ilgilendireceği tartışmasızdır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2008/4948, K. 2008/6467, 26 Mayıs 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama