İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2008/6493 K.2008/11967

Taraflar arasında görülen davada;

Esas2008/6493Karar2008/11967Tarih18 Kasım 2008Okuma5 dk · 903 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2008/6493 E., 2008/11967 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Kasım 2008
Mahkemesi
ÜSKÜDAR 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
31/01/2008
Numarası
2005/189-2008/21
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

903 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada;

Davacı,kayden maliki bulunduğu 1429 ada 5 parsel sayılı taşınmazının başka bir iş nedeniyle oğlu davalı A.İ.’a verdiği vekaletname ile tevkil kılınan S.. E. tarafından davalı S.’e,ondan da davalı M.’e satış suretiyle temlik edildiğini,satışların gerçek olmadığını,kendisine bir bedel ödenmediğini ileri sürüp vekalet görevinin kötüye kullanılması ve muvazaa nedeniyle tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalılar M.ve S.dava konusu taşınmazın bedeli karşılığında satışlara konu edildiğini,satışların geçerli vekaletnamelere istinaden yapıldığını,iyi niyetli olduklarını belirtip davanın reddini savunmuşlardır. Diğer davalı A.İ.yargılamaya katılmadığı gibi davaya cevap da vermemiştir.

Davalı M. birleşen davasında;kayden maliki bulunduğu 1429 ada 5 parsel sayılı taşınmazı davalı H.’nin haksız olarak kullandığını ileri sürüp elatmanın önlenmesi ile 1.500,00 YTL ecrimisilin tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece,çekişme konusu taşınmazın satış yetkisini de içerir vekaletname kullanılarak temlike konu edildiği,davacının iddiasını kanıtlayamadığı birleşen dava bakımından davalının taşınmazı haksız kullandığı gerekçesiyle asıl davanın reddine,birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karar, davacı H.tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 18.11.2008 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat Y.Y.ile temyiz edilen M.E. vs. vekili Avukat S. D.geldiler,davetiye tebliğine rağmen diğer temyiz edilen gelmedi,yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali-tescil isteğine ilişkindir.

Davalı M.tarafından davacı aleyhine 5 nolu parseldeki binanın ikinci katında oturduğu iddiası ile açılan elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istekli dava eldeki dava ile birleştirilerek görülmüştür.

Davalılar M.ve S., iyiniyetli olduklarını, davacı ile vekili arasındaki uyuşmazlığın kendilerini bağlamayacağını bildirip davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, asıl davanın reddine,birleşen davada elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne,ecrimisil isteğinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Davacının 2.2.2005 tarihinde adına taşınmaz alımı, bunlarla ilgili tüm işlemlerin yapılması ve 5 nolu taşınmazın satılması yetkisini de içerir biçimde davalı oğlu A. İ. vekil tayin ettiği, A.İ.'ın aynı gün bir başka noterde çekişmeli taşınmazın davalı S. satılması için dava dışı S.ı vekil tayin ettiği, vekil S.ın davacıya ait 5 nolu parseli 3.2.2005 tarihinde kardeşi davalı S.e 51.400 YTL. bedelle satış buretiyle temlik ettiği,S.'ün de 7.6.2005 tarihinde annesi diğer davalı M.'e 52.000 YTL. bedel gösterip devrettiği,M.arafından 7.6.2005 tarihinde davacıya kira bedeli ödemesi hususunda ihtarname keşide edildiği kayden sabittir.

Bilindiği üzere;Borçlar Kanununun temsil ve vekalet bağıtını düzenleyen hükümlerine göre, vekalet sözleşmesi büyük ölçüde tarafların karşılıklı güvenine dayanır. Vekilin borçlarının çoğu bu güven unsurundan, onun vekil edenin yararına ve iradesine uygun davranış yükümlülüğünden doğar.

Borçlar Kanununda sadakat ve özen borcu, vekilin vekil edene karşı en önde gelen borcu kabul edilmiş ve 390/2 maddesinde "vekil, müvekkiline karşı vekaleti hüsnüniyetle ifa ile mükelleftir..." hükmüne yer verilmiştir. Bu itibarla vekil, vekil edenin yararına ve iradesine uygun hareket etme, onu zararlandırıcı davranışlardan kaçınma yükümlülüğü altındadır.

Sözleşmede vekaletin nasıl yerine getirileceği hakkında açık bir hüküm bulunmasa veya yapılan işlem dış temsil yetkisinin sınırları içerisinde kalsa dahi vekilin bu yükümlülüğü daima mevcuttur.

Hatta malik tarafından vekilin bir taşınmazın satışında, dilediği bedelle dilediği kimseye satış yapabileceği şeklinde yetkili kılınması, satacağı kimseyi dahi belirtmesi,ona dürüstlük kuralını, sadakat ve özen borcunu gözardı etmek suretiyle, makul sayılacak ölçüler dışına çıkarak satış yapma hakkını vermez. Vekil edenin yararı ile bağdaşmayacak bir eylem veya işlem yapan vekil değinilen maddenin birinci fıkrası uyarınca sorumlu olur.

Öte yandan, vekil ile sözleşme yapan kişi Medeni Kanunun 3. maddesi anlamında iyi niyetli ise yani vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını bilmiyor veya kendisinden beklenen özeni göstermesine rağmen bilmesine olanak yoksa, vekil ile yaptığı sözleşme geçerlidir ve vekil edeni bağlar. Vekil vekalet görevini kötüye kullansa dahi bu husus vekil ile vekalet eden arasında bir iç sorun olarak kalır, vekil ile sözleşme yapan kişinin kazandığı haklara etkili olamaz.

Ne varki, üçüncü kişi vekil ile çıkar ve işbirliği içerisinde ise veya kötü niyetli olup vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını biliyor veya bilmesi gerekiyorsa vekil edenin sözleşme ile bağlı sayılmaması, Medeni Kanunun 2. maddesinde yazılı dürüstlük kuralının doğal bir sonucu olarak kabul edilmelidir. Söz konusu yasa maddesi buyurucu nitelik taşıdığından hakim tarafından kendiliğinden (resen) göz önünde tutulması zorunludur.

Aksine düşünce kötü niyeti teşvik etmek en azından ona göz yummak olur. Oysa bütün çağdaş hukuk sistemlerinde kötü niyet korunmamış daima mahkum edilmiştir. Nitekim uygulama ve bilimsel görüşler bu yönde gelişmiş ve kararlılık kazanmıştır.

Somut olaya gelince; davacının oğlu A.İ.ile davalı S.'ün ticari ilişki içinde oldukları hususu, davalılar S.ve M.tarafından verilen 24.8.2005 günlü cevap dilekçesi ile kabul edilmiştir.Çekişmeli taşınmazın davacının oturduğu ev olduğu da tartışmasızdır.Davacının oturduğu evi satması için makul bir nedeninin olduğu iddia ve ispat edilemediği gibi bu durum hayatın olağan akışına da terstir.Öte yandan davalı M. davalı S.ün annesi olup,durumu bilen yada bilmesi gereken kişi konumundadır.

Tüm bu olgular yukardaki ilkelerle birlikte değerlendirildiğinde davalıların, davacının vekil olan oğlu A.İ.ile el ve işbirliği içinde hareket ederek temlikleri gerçekleştirdikleri sonucuna varılmaktadır.Kaldı ki, akitlerde gösterilen bedeller ile saptanan gerçek değerler arasındaki aşırı oransızlık da, davacıyı zararlandırma kastı ile hareket edildiğinin bir göstergesidir.

SONUÇ / HÜKÜM

Hal böyle olunca, iptal-tescil isteğine ilişkin asıl davanın kabulüne, birleştirilen elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davasının reddine karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Davacının temyiz itirazları yerindedir.Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü H.U.K.'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,13.12.2007 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 550.00.-YTL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine,18.11.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2008/6493, K. 2008/11967, 18 Kasım 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/6493
Karar No
2008/11967
Tarih
18 Kasım 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2008/6494 K.2008/7131
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2008/6497 K.2008/6929
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2008/6499 K.2008/6930
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2008/6500 K.2008/13145
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2008/6501 K.2008/6938
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2008/6502 K.2008/6939

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.