KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2009/124 E., 2009/1318 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2009
- Mahkemesi
- ADIYAMAN 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/06/2008
- Numarası
- 2005/135-2008/304
Karar Metni
261 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, dava konusu 723 sayılı parselin miras bırakan eşi M.M.adına kayıtlı bulunduğunu ve 2001 yılında ölene kadar onun tarafından kullanıldığını, ölümünden sonra da bugüne kadar kendisinin tasarrufunda olduğunu, ancak taşınmazın eşinin sağlığında davalıya devredildiğini, kısa süre önce öğrendiğini ve davalının eşini hile ile kandırarak taşınmazı üzerine geçirdiğini anladığını ileri sürerek, tapu iptali-tescil istemiştir.
Davalı, taşınmazı 1993 yılında bedeli karşılığı satın aldığını, bunca süreye rağmen dava açılmadığını belirtip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taşınmazın davalı tarafından hile ile edinildiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi
raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, “hile” hukuksal nedenine dayalı tapu iptali-tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişmeli 723 sayılı parselin davacıların miras bırakanı M.M.adına kayıtlı iken, 28.10.1993 tarihinde davalıya temlik edildiği; bu temlike, hileli davranışları sonucunda taşınmazın aslında kendisine ait olduğu halde kadastro tespitinde yanlışlık yapıldığı kanısını M.M.’da uyandırarak onu yanıltan ve sözleşme yapmaya sevk eden davalının sebebiyet verdiği anlaşıldığından, davacıların miras bırakanı yönünden sözleşmenin bağlayıcı sayılamayacağı gözetilmek suretiyle davanın kabul edilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2009/124, K. 2009/1318, 4 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama