KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2009/13434 E., 2010/1326 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2010
- Mahkemesi
- AYVALIK ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22/07/2009
- Numarası
- 2007/433-2009/452
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;Davacılar, ortak mirasbırakanları F.P.Kurul’un kayden malik olduğu dava konusu 596 ada, 33 parsel, kat mülkiyeti kurulu, 1 nolu bağımsız bölümü mirastan mal kaçırmak amacıyla davalı Yıldız İbrahim Bilmedik ve eşine ½ payla satış yoluyla temlik ettiğini, taşınmazın ara malik İhsan Bayram tarafından tekrar davalı İbrahim Yıldız Bilmedik’e satış yoluyla devredildiğini, temlik işlemlerinin bedelsiz muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu kaydının miras payları oranında iptali ile adlarına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, çekişmeli taşınmazı bedeli karşılığında satın aldığını, muvazaalı devir yapılmadığını, alım gücünün olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; muris tarafından yapılan temlikin muvazaalı olduğunun kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi .... raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı miras payı oranında tapu iptal-tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillere, mahkemece yapılan araştırma, inceleme sonucuna göre; mirasbırakanın yapmış olduğu temlikin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve bedelsiz olduğu saptanmak suretiyle davanın kabul edilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur, Bu yöne değinen davalının temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine,
Ancak dava 492 Sayılı Harçlar Yasası uyarınca nispi harca tabi olup, keşfen belirlenen dava değeri üzerinden yargılama sırasında harç ikmal edilmediğine göre dava dilekçesinde gösterilen 75.000 TL. değer üzerinden davacıların payına tekabül eden meblağ esas alınmak suretiyle avukatlık ücreti hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2009/13434, K. 2010/1326, 10 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama