İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2009/13585 K.2010/628

Taraflar arasında görülen davada;Davacılar, çekişme konusu taşınmazlardaki paylarını ileride geri almak üzere emaneten davalılardan A. B.'a satış vaadi sözleşmesi ile devrettiklerini ve karşılığında teminat bonosu da aldıklarını, ancak adı geçen davalının…

Esas2009/13585Karar2010/628Tarih27 Ocak 2010Okuma4 dk · 717 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2009/13585 E., 2010/628 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Ocak 2010
Mahkemesi
ANTALYA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
20/02/2007
Numarası
2005/78-2007/46
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

717 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada;Davacılar, çekişme konusu taşınmazlardaki paylarını ileride geri almak üzere emaneten davalılardan A. B.'a satış vaadi sözleşmesi ile devrettiklerini ve karşılığında teminat bonosu da aldıklarını, ancak adı geçen davalının iadeye yanaşmadığı gibi bu payları muvazaalı biçimde diğer davalılar N.B. ve B. S.'a yine satış vaadi sözleşmesi ile temlik ettiğini, ferağa icbar davası sonucunda da davalı B. adına tescil edildiğini ileri sürerek, davalı B. üzerindeki paylar ile satış vaadi sözleşmelerinin iptalini ve 25.000.-YTL. alacağın tahsilini istemişlerdir.

Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, çekişmeli payların davalı Bünyamin tarafından açılan ferağa icbar davası ile tescil edildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi .. ... raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.

Dava, inançlı işlemden kaynaklanan tapu ve sözleşmenin iptali ve alacak isteklerine ilişkindir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişmeli taşınmazlarla ilgili Kadastro Mahkemesinde tespite itiraz davası devam ederken, davacıların kadastro öncesi tapu kayıtları üzerinden ve tespite itiraz davasını bilerek pay satın aldıkları, bu paylarını sonradan satış vaadi sözleşmesi ile davalı A.ya sattıkları, ayrıca aralarında 5.7.1995 tarihli senet düzenleniği ve senedin arkasına da iş bu senedin 24.3.1995 ve 5.7.1995 tarihli satış vaadi sözleşmelerinde belirtilen taşınmazların teminatı olarak düzenlendiği yönünde açıklama yazıldığı, ilerleyen zamanda da aynı ilişki kapsamında birtakım protokoller yapıldığı;

davalı A.ın diğer davalılar N. ve B. ile de satış vaadi sözleşmeleri düzenlediği; gerek davacı T.'un gerekse davalıların devam etmekte olan tespite itiraz davasına müdahil sıfatıyla katıldıkları ancak tespitten sonraki nedene dayandıklarından bahisle haklarında görevsizlik kararı verildiği, çekişmeli taşınmazların da M. D.mirasçıları adlarına tesciline hükmedildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Diğer taraftan, davalılar B. ile N.'nin satış vaadi sözleşmelerine dayanarak ayrı ayrı cebri tescil davası açtıkları, davalı B.in bu yolla 2003/173 esas sayılı dava sonucunda taşınmazlarda pay edindiği, ancak, anılan davanın davalılarından A. D.ve arkadaşları tarafından eldeki davanın tarafları ve başka bir kısım kişiler hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, nitelikli dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma, şartlı tehdit suçlamasıyla şikayette bulunulduğu, Cumhuriyet Savcılığınca açılan soruşturmanın devam ettiği, aynı zamanda 2003/173 esas sayılı davanın yargılamasının yenilenmesini de istedikleri ve mahkemesince isteğin kabul edilip işin esasına girildiği; davalı Naci'nin açtığı cebri tescil davasının ise halen derdest olduğu görülmektedir.

Davacılar, davalı A..kendilerinden satış vaadi sözleşmeleri ile emaneten aldığı yerleri danışıklı biçimde düzenlenen satış vaadi sözleşmeleri ile diğer davalılara sattığını ileri sürerek sözleşmelerin iptalini, cebri tescil yoluyla davalı Bünyamin adına oluşan payların iptalini ve uğradıklar zarar nedeniyle 25.000 YTL. alacağın tahsilini istemişlerdir.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.

Ne varki, yapılan soruşturmanın hükme yeterli bulunduğunu söyleyebilme olanağı yoktur.

Bilindiği gibi, inanç sözleşmeleri tarafların karşılıklı iradelerine uygun bulunduğu için, onlara karşılıklı borç yükleyen ve alacak hakkı veren geçerli sözleşmelerdir (Borçlar Kanunu mad.81). Anılan sözleşmelerde taraflar, sözleşmenin kendilerine yüklediği hak ve borçları belirlerken, inançlı işlemin sona erme sebeplerini, devredilen hakkın inanılan tarafından inanana iade şartlarını, bu arada tabii ki süresini de belirleyebilirler. Bunun dışında, akde aykırı davranışın yaptırımına da sözleşmelerinde yer verebilirler. Buna dair akit hükümleri de Borçlar Kanununun 19 ve 20 maddelerine aykırılık teşkil etmediği sürece geçerli sayılır.

İnanç sözleşmesi ve buna bağlı işlemle alacaklı olan taraf, ödeme günü gelince alacağını elde etmek için dilerse teminat için temlik edilen şeyi “ifa uğruna edim” olarak kendisinde alıkoyabileceği gibi, o şeyi açık artırma yoluyla veya serbestçe satıp satış bedelinden alma yoluna da başvurabilir. Bu sonuçlar kendine özgü bu akdin tabiatında mevcuttur. Sözleşme ile öngörülen ifa süresi içerisinde, sırf sözleşmeyi imkansız kılmak amacıyla muvazaalı olarak yapılan temliklerin yasal koruma altında tutulamıyacağı izahtan varestedir. Meri hukuk sistemimizde her hangi bir düzenleme olmamasına karşın, inanç sözleşmelerinin yukarıda değinilen ilkeler çerçevesinde uygulama yeri bulan kendine özgü bir müessese olduğu öğreti ve uygulamada kabul edilegelen bir olgudur.

Hal böyle olunca, tüm delillerin eksiksiz toplanması, davacıların hangi satış vaadi sözleşmelerini davaya konu ettiklerinin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde saptanması, taraflar arasında düzenlenen 5.7.1995 tarihli senet arkasında yazılanların ve sonradan düzenlenen protokollerin yukarıda değinilen ilke ve olgular ışığında değerlendirilmesi; bunun yanında, taraflar hakkında C.Savcılığınca yürütülen soruşturma ile 2003/173 esas sayılı davanın yargılamasının yenilenmesine yönelik davanın da yapılacak değerlendirmede dikkate alınması, davalıların Türk Medeni Kanununun iyiniyete ilişkin hükümleri karşısındaki konumlarının da gözetilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm kurulması doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davacıların, temyiz itirazı açıklanan nedenlerden ötürü yerindedir. Kabulüyle, hükmün HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 27.1.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2009/13585, K. 2010/628, 27 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/13585
Karar No
2010/628
Tarih
27 Ocak 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2009/13586 K.2010/85
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2009/13587 K.2010/106
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/13593 K.2010/417
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2009/13593 K.2010/176
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2009/13594 K.2010/837
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2009/13595 K.2010/838

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.