İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2009/13637 K.2010/489

Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada; Davacılar, ortak miras bırakan A.'nin 1156 ada 136 parsel sayılı taşınmazdaki 4000/260520 payını 30.12.1988 tarihinde ve satış suretiyle davalıların murisi olan kızı F.'ya temlik ettiğini, ancak yapılan…

Esas2009/13637Karar2010/489Tarih21 Şubat 2010Okuma3 dk · 682 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2009/13637 E., 2010/489 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Şubat 2010
Mahkemesi
ÜSKÜDAR 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
17/12/2008
Numarası
2007/20-2008/283
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

682 kelime·3 dk okuma

Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada; Davacılar, ortak miras bırakan A.'nin 1156 ada 136 parsel sayılı taşınmazdaki 4000/260520 payını 30.12.1988 tarihinde ve satış suretiyle davalıların murisi olan kızı F.'ya temlik ettiğini, ancak yapılan işlemin muvazaalı olduğunu, bilahare F. ile kendilerinin elbirliğiyle taşınmaz üzerine bina yaptıklarını ve uzun yıllardır ortaklaşa kullandıklarını ileri sürerek , tapu iptali ve miras payları oranında tescil ile bina mülkiyetinin tüm mirasçıların miras hisseleri oranında malik olduklarının tespit ve tescili isteklerinde bulunmuşlardır.

Davalılar (Bir. Dos. Davacıları) ; miras bırakanları F.'nın babası kök muris A.'nin borçlarının olması nedeniyle yaptığı teklif üzerine çekişmeli taşınmazı satın aldığını ve satış bedelinin bir kısmını alacaklılara , kalanını da babası A.'ye nakden ödediğini, davacıların binaya katkılarının olmadığını, olsa bile bunun alacak davasının konusunu teşkil edeceğini belirterek , davanın reddini savunmuşlar; birleşen davalarında ise maliki oldukları 136 parsel sayılı taşınmaza davalı A. O.'ın kullanmak suretiyle müdahale ettiğinden bahisle, elatmanın önlenmesini istemişlerdir.

Mahkemece, muvazaa olgusu sabit görülerek ve binanın da ortak yapıldığının tanık beyanlarıyla saptandığı gerekçesiyle , asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davalılar (Bir.dos. davacıları) vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 15.9.2009 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vs. vekili Avukat .... ile temyiz edilen vs. vekili Avukat .. .. geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

Asıl dava, tapu iptali ve tescil ile taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin tespiti ve tescili; birleşen dava ise, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi isteklerine ilişkindir.

Mahkemece, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; tarafların miras bırakanı A.A.’in çekişmeye konu 1151 ada 136 parsel sayılı taşınmazda maliki olduğu 4000/260520 payı, kızı ve davalıların miras bırakanı olan F.ya 30.12.1998 tarihinde ve satış suretiyle temlik ettiği anlaşılmaktadır.

Davacılar, miras bırakanın yapmış olduğu temlikin muvazaalı olduğunu ileri sürmüşler; yargılama sırasında dinlenilen tüm tanıklar, temlikin altında yatan gerçek sebebin kök miras bırakan A.’nin ahara borçlu bulunması olup, bu nedenle çekişmeli taşınmazını alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla kendisine güvendiği davalıların murisi F.’ya temlik ettiğini bildirmişlerdir. Esasen bu husus davacıların da kabulündedir.

O halde, dava dilekçesinin içeriği ve iddianın niteliğine göre, davada dayanılan hukuki sebebin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı muvazaalı işlem olmayıp, taraf muvazaası olduğu sabittir. Hemen belirtilmelidir ki, HUMK.nun 76. maddesi uyarınca iddiaları bildirmek taraflara, hukuki nitelemeyi yaparak kanun hükmünü tespit edip, uygulamak hakime aittir.

Oysa mahkemece, hukuki nitelemede yanılgıya düşülerek, muris muvazaası olarak kabul edilmek suretiyle neticeye gidilmiştir.

Hal böyle olunca, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda delillerinin toplanması, soruşturmanın eksiksiz tamamlanması,05.02.1947 tarih 20/6 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı da gözetilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir.

Öte yandan kabul tarzı itibariyle de, TMK.nun çifte mülkiyeti kabul etmediği, esasen 743 Sayılı Medeni Yasanın tatbik şeklini gösteren 864 Sayılı Mevkii Meriyetine Dair Yasanın 39. maddesinde, eski hukuka dayalı olarak başkasına ait olan taşınmaz üzerinde bulunan yapının mülkiyetinin zeminden ayrık olarak yapı sahibine ait olacağı ve yıkılıncaya kadar binadan kaynaklanan mülkiyet hakkının devam edeceği ve bina yıkıldıktan sonra da bundan kaynaklanan mülkiyet hakkının yok olacağı ve yeni bir mülkiyet hakkının kurulamayacağı öngörülmüş, böylece Medeni Yasa ile birlikte çifte mülkiyet olgusuna son verilmiştir.

Anılan husus 4721 Sayılı TMK.nun 684. maddesiyle yapının arzın mütemmim cüzü olacağı ve arzın mülkiyetine tabi olacağı şeklindeki düzenleme ile de teyit edilmiştir. Diğer yandan aynı Yasanın 718. maddesi ise; “arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını da kapsar” hükmüne amirdir.

Öyleyse, değinilen yasal düzenlemeler ve ilkeler gözetilerek taşınmaz üzerindeki binanın tüm mirasçılar tarafından yapıldığının tespitine karar verilmesi gerekirken, zemin üzerindeki bina bakımından ayrı bir mülkiyet oluşturulacak şekilde hüküm tesisi de doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davalıların ( birleşen dosya davacılarının) temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.12.2008 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 625,00.-TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 21.1.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2009/13637, K. 2010/489, 21 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/13637
Karar No
2010/489
Tarih
21 Şubat 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2009/13639 K.2010/1930
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2009/13639 K.2010/1720
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2009/13641 K.2010/1208
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2009/13642 K.2010/1361
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2009/13643 K.2010/1412
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/13645 K.2010/2256

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.