KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2009/4592 E., 2009/5768 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2009
- Mahkemesi
- MENDERES ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/02/2008
- Numarası
- 2007/629-2008/57
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, mülkiyeti hazineye ait 2395 ada 36 parsel sayılı taşınmaza davalının ev ve bahçe yapmak suretiyle müdahale ettiğini ileri sürüp, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, "davanın kabulü ile çekişme konusu taşınmaza ve yolda kalan bölüme elatmanın önlenmesi ve yıkıma" dair önceden verilen kararın Dairece; "...hakkında usulü dairesinde açılmış bir dava bulunmayan yolun hüküm kapsamına alınması doğru olmadığı gibi, davacı hazineye sicilde muhdesat sahibi olarak görünen kişiye karşı dava açma olanağı tanınması, açıldığı takdirde eldeki dava ile birleştirilmesi, ondan sonra bir karar verilmesi..." gereğine değinilerek bozulması üzerine, bozma ilamına uyularak "davanın kabulü ile dava konusu 36 sayılı parselde 63.61 m2'lik alana elatmanın önlenmesine, inşai ve zirai muhtesatların kaldırılmasına ve hakkında usulü dairesince açılmış bir dava bulunmayan "yol" hakkında karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkin olup, mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamından sonra davanın kabulüne karar verilmiş ve hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Bilindiği üzere; bozma kararına uyulmakla, tarafları yararına usulü kazanılmış haklar doğar ve mahkemece bozma kararında gösterilen biçimde işlem yapılması zorunlu hale gelir.
Ne var ki, mahkemece bozma kararına uyulmasına rağmen bozma gereklerinin tümünün yerine getirildiği söylenemez.
O halde, bozma ilamında davacı hazineye sicilde muhtesat sahibi olarak görünen kişiye karşı dava açma olanağı tanınması, açıldığı taktirde eldeki dava ile birleştirilmesi gereğine değinildiği ve mahkemece bozmaya uyulduğu halde, anılan husus yerine getirilmeksizin yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2009/4592, K. 2009/5768, 14 Mayıs 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama