KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2009/6572 E., 2009/7799 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2009
- Mahkemesi
- GÖRELE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/04/2008
- Numarası
- 2002/236-2008/148
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, ortak miras bırakan babasının S... Köyünde kain tapulu taşınmazı ile T... Mahallesinde 144 ada 1 sayılı parsele revizyon gören maliki olduğu payı ölünceye kadar bakma şartıyla davalıya temlik ettiğini; ancak davalının akit gereklerini yerine getirmeyip babasını öldürdüğünü ve mirasçı dahi olamayacağını ileri sürüp, tapu iptali ile adına tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalı, davacının önceden açtığı davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, ancak kesinleşmediğinden derdestlik itirazının olduğunu,144 ada 1 sayılı parseldeki payının kadastro ile adına tespit ve tescil edildiğini, davacının evlatlık görevlerini yerine getirmeyecek niteliklere sahip olmadığından bakım yönünden kendisinin tercih edildiğini, iddiaların doğru olmadığını belirtip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazların miras bırakan tarafından davalıya ölünceye kadar bakıp gözetmek şartıyla temlik edildiği, davalının ise muris babasını kasten öldürdüğü, bunun akit yükümlülüğünün ihlali olarak kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davalının yargılama sırasında cezaevinde tutuklu bulunduğu, Giresun Ağır Ceza Mahkemesinin 27.6.2006 tarih ve 213-237 sayılı kararıyla "neticeden 15 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına,cezanın infazının tamamlanıncaya kadar T.C.K 53/1 fıkrasındaki haklardan yoksun bırakılmasına" hükmolunduğu ve kararın 29.6.2007 tarihinde kesinleştiği ve cezanın infaza başladığı, davalının kararın kesinleşmesi ile hükümlü hale geldiği anlaşılmaktadır.
O halde, Türk Medeni Kanununun 407. maddesi gereğince, davalı 1 yıldan daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir ceza ile mahkum olduğuna göre, kendisine vasi atanması ve yargılamanın devamı için husumete izin alınmak suretiyle davanın vasi huzuruyla görülmesi gerekirken, anılan bu usul kuralı gözardı edilerek işin esası bakımından hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2009/6572, K. 2009/7799, 2 Temmuz 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama