İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2009/7155 K.2009/11145

Taraflar arasında birleştirilerek görülen davalarda;

Esas2009/7155Karar2009/11145Tarih2008Okuma4 dk · 784 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2009/7155 E., 2009/11145 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2008
Mahkemesi
DEVELİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
07/04/2009
Numarası
2004/193-2009/154
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

784 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında birleştirilerek görülen davalarda;

Davacılar, miras bırakanları M.S..'in maliki olduğu 12 adet taşınmazını mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla davalı gelini ve torunlarına satış suretiyle muvazaalı temlik ettiğini ileri sürerek, miras payları oranında tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuşlardır.

Davalılar, iddiaların yersiz olduğunu bildirip, davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, 542 ada 9 parsel sayılı taşınmazın ölünceye kadar bakım koşuluyla temlik edildiği, 539 ada 29 ve 1585 ada 8 parsel sayılı taşınmazların davalı torun M.. tarafından bedeli karşılığı satın alındığı gerekçesiyle, bu taşınmazlar yönünden davanın reddine, 202 ada 9 parsel yönünden dava takip edilmediği için açılmamış sayılmasına, diğer taşınmazlar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karar, davacılar vekilince süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 03.11.2009 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat M. D.. geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilenler ve vekili avukatlar gelmediler, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

Dava ve birleşen dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Mahkemece, davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içeriğine ve toplanan delillere, özellikle hakkındaki davalar kabul edilen taşınmazlar ile ilgili olarak muvazaa olgusunun kanıtlanması sebebiyle davanın kabul edilmiş olmasında, öte yandan ölünceye kadar bakım akti ile temlik edilen 542 ada 9 parsel yönünden temlikin Borçlar Kanununun 511 ve müteakip maddelerinde öngörüldüğü şekilde bakım koşuluna bağlı ve ivazlı olduğu gözetilerek davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Buna göre, davacıların, bu taşınmaz hakkındaki temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine;

Ancak, miras bırakanın vekil aracılığıyla, satış suretiyle temlik ettiği ve imar uygulaması ile müfrez iki adet parsel olan çekişme konusu 539 ada 29 ve 1585 ada 8 parsel sayılı taşınmazlar ile ilgili davacıların temyiz itirazlarına gelince;

Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.

Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmeside Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tesbitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.

Hemen belirtmek gerekir ki; bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır.

Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmeside büyük önem taşımaktadır.

Bunun içinde ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, miras bırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alış gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.

Somut olaya gelince; davalı M..'in miras bırakanın torunu, davacılar ise miras bırakanın çocuk ve torunlarıdır. Taşınmazlar tek parsel iken 1995 yılında davalı toruna vekil gelin Sare tarafından temliki sırasında, M..'in 22 yaşında olduğu, düzenli bir gelirinin bulunmdığı, taşınmazın akit tarihindeki değeri ile gerçek değeri arasında fahis fark bulunduğu, satış bedelininde ödendiğinin yazılı bir belge ile kanıtlanamadığı görülmektedir.

Esasen miras bırakanın Bağ-Kur'lu olup sosyal güvencesinin bulunduğu ve mal satmaya ihtiyacının olmadığı dosya kapsamı ile sabittir. Diğer taraftan, kabul kapsamına alınan taşınmazların satış tarihi ile çekişmeye konu edilen bu taşınmazın temlik tarihleri birbirine yakındır. Bir kimsenin bu kadar taşınmazı kısa süreler içinde satış yoluyla elden çıkartması hayatın olağan akışına ters düşer.

Öyleyse, anılan bu olgular ve bulgular yukarıda değinilen ilkelerle birlikte değerlendirildiğinde miras bırakanın anılan taşınmazlarla ilgili olarak vekil aracılığıyla yapmış olduğu temlikinde mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu kabul edilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

Hal böyle olunca, 539 ada 29 ve 1585 ada 8 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki davanında kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere reddi yönünde hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.Davacıların, bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 19.12.2008 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 625.00.-TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına, 03.11.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2009/7155, K. 2009/11145 · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/7155
Karar No
2009/11145
Tarih
2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2009/7157 K.2009/11143
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2009/7169 K.2009/11146
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2009/7222 K.2009/11147
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2009/7228 K.2009/11148
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2009/7235 K.2009/11149
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2009/7261 K.2009/11150

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.