İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2009/7596 K.2010/591

Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, miras bırakan M.Ç.'nin mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak çekişmeli taşınmazlarını davalılara temlik ettiğini ileri sürerek tapu iptal tescil olmazsa tenkis isteğinde bulunmuşlardır.

Esas2009/7596Karar2010/591Tarih26 Ocak 2010Okuma6 dk · 1.263 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2009/7596 E., 2010/591 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Ocak 2010
Mahkemesi
BOZYAZI ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
10/07/2008
Numarası
2005/27-2008/161
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.263 kelime·6 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, miras bırakan M.Ç.'nin mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak çekişmeli taşınmazlarını davalılara temlik ettiğini ileri sürerek tapu iptal tescil olmazsa tenkis isteğinde bulunmuşlardır.

Asli müdahil, miras bırakanın malvarlığını davacılara ve davalılara paylaştırdığını, kendisine birşey vermediğini ileri sürerek tüm mirasçılar adına tapu iptal ve tescil isteğinde bulunmuş, bilahare mirasbırakanın tasarrufuna bir diyeceğinin olmadığını sadece çekişme konusu 618 parsel sayılı taşınmazdaki davalı M.' e ait evin yıkılmasını istediğini beyan etmiştir.

Davalılar, davanın reddini savunmuşlar, davalı Z. karşı dava yoluyla, maliki olduğu 618 parsel sayılı taşınmaza davacı M.'in elatmasının önlenmesi ve yıkım isteğinde bulunmuştur.

Mahkemece, asıl davanın ve asli müdahilin talebinin reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karar, davacılar vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 26.01.2010 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden M. Ç. vs. vekili Avukat .... geldi davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen Z. Ç. vekili Avukat ile temyiz edilen davalılar gelmediler, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ....tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde tenkis; karşı dava, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğine ilişkindir.

Mahkemece, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiş, karar davacılar tarafından temyiz edilmiştir.

Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden miras bırakan 1913 doğumlu M.Ç.nin 22.11.2004 tarihinde öldüğü, mirasçıları olarak davacılar kızı Z. ve oğlu M., asli müdahil oğlu H. ile dava dışı eşi A.'nin kaldığı, eşi A.'de de yargılamanın devamı sırasında 21.1.2007 tarihinde öldüğü, miras bırakanın çekişmeli taşınmazlardan, 364 ve 367 sayılı parselleri 05.07.1996 tarihinde bağış yoluyla oğlu H.'dan olma torunu davalı H.'e. 387 sayılı parselin tamamını 21.3.1997 tarihinde.

618 sayılı parseldeki 1/2 payını üzerinde bırakarak 1/2 payını ise 01.07.1997 tarihinde satış suretiyle oğlu H.'ın eşi olan davalı Z.e temlik ettiği; sonradan 618 sayılı parselde üzerinde bıraktığı 1/2 payınında miras bırakana vekaleten davalı torunu H. tarafından dava dışı M.G.isimli kişiye satışının yapıldığı, davalı Z.in şufa hakkını kullanarak M.

G. aleyhine açmış olduğu şufa davası sonucu Bozyazı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2000/88 Esas, 2001/54 sayılı kararıyla 618 sayılı parseldeki 1/2 payı da hükmen edinerek taşınmazın tamamında malik duruma geldiği anlaşılmaktadır.

Davacıların, çekişme konusu taşınmazlara ilişkin olarak yukarıda sözü edilen tüm temliklerin mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak yapıldığını ileri sürerek eldeki davayı açtıkları. Davalı Z.'in ise karşı davasında; kayden malik olduğu 618 parsel sayılı taşınmaza davacı M.'in ev yapmak ve kullanmak suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinde bulunduğu.

Asli müdahil H.'ın da miras bırakanın tüm mal varlığını davacılar ile davalılara paylaştırdığını, kendisine yer vermediğini iddia ederek tapu iptali ile terekeye iade isteğinde bulunduğu, bilahare yargılama sırasında miras bırakanın yaptığı tasarruflara bir diyeceğinin olmadığı sadece çekişmeli 618 sayılı parseldeki davacı M.'e ait evin yıkılmasını isteği yönünde açıklama yaptığı görülmektedir.

Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçek-ten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirascısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.

Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmeside Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirascılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.

Hemen belirtmek gerekirki bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır.

Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmeside büyük önem taşınmaktadır.

Bunun içinde ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı,miras bırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı,davalı yanın alış gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.

Öte yandan miras bırakan sağlığında hak dengesini gözeten kabul edilebilir ölçüde ve tüm mirasçıları kapsar biçimde bir paylaştırma yapmışsa mal kaçırmak kastından söz edilmeyeceğinden olayda 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı Yargıtay İnançları Birleştirme Kararının uygulanamıyacağıda kuşkusuzdur.

Somut olaya gelince ;miras bırakan tarafından çekişme konusu 364 ve 367 parsel sayılı taşınmazların davalı H.'e bağış yoluyla temlikine ilişkin işlem yönünden 1.4.1974 gün,1/2 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulama yeri bulunmadığından tapu iptal ve tescil talebi ile mirasbırakanın kendisine bakılması amacıyla bağışta bulunduğu, davalı H.'in de uzun süre miras bırakana baktığı gözetildiğinde, yapılan bağış işleminde saklı payı zedeleme katsı olmadığından tenkis isteğinin reddine karar verilmiş olmasında da bir isabetsizlik yoktur.Davacıların, davalı H. hakkındaki temyiz itirazları yerinde değildir.Reddine.

Davacıların, davalı Z.hakkındaki temyiz itirazlarına gelince; miras bırakanın, ekonomik durumu iyi olup, mal satmaya ihtiyacının olmadığı, esasen bu hususun mahkemenin de kabulünde olduğu, satış bedelinin ödendiğinin de kanıtlanamadığı, öte yandan denkleştirme savunması yapılmış ise de, miras bırakan tarafından eşi A. ve oğlu H.'a yapılan bir temlik bulunmadığı gibi, davacı kızı Z. adına kayıtlı taşınmazda bedelinin miras bırakan tarafından ödendiğine ilişkin savunmasının da belgelendirilemediği dosya kapsamıyla sabittir.

O halde, belirlenen bu olgular yukarıda açıklanan ilkelerle çerçevesinde birlikte değerlendirildiğinde, miras bırakan tarafından tüm mirasçıları kapsar şekilde yapılan bir paylaştırmanın varlığından söz edilemeyeceği, miras bırakan tarafından çekişmeli 618 sayılı parseldeki 1/2 pay ile 387 sayılı parselin tamamına ilişkin olarak davalı Z.'e yapılan satış işleminin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu anlaşıldığından, miras bırakanın, malvarlığını mirasçılarına paylaştırmak amacıyla hareket ettiği, mirasçılardan mal kaçırma amacının bulunmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmadığı gibi;

davalı Z.'in şufa davası sonucu dava dışı M. G.ten hükmen edindiği 618 sayılı parseldeki 1/2 pay yönünden davacıların, miras bırakan adına vekil tarafından dava dışı M. G.'e yapılan pay temlikininde mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürdükleri halde, mahkemece, bu yönde bir araştırma yapılmaksızın, M.

G.'in taraflarla yakınlığı bulunup bulunmadığı, aracı olarak kullanılıp kullanılmadığı, şufa davasının muvazaalı işlemi sonuçlandırma amacına yönelik olup olmadığı kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulmadan 618 sayılı parselde davalı Z.'in şufa davası sonucu edindiği 1/2 payı yönünden de davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir.

Hal böyle olunca; miras bırakan tarafından davalı Z.'e satış suretiyle temlik edilen 387 parsel sayılı taşınmaz ile 618 parsel sayılı taşınmazdaki 1/2 pay yönünden davanın kabulüne karar verilmesi; karşı davanında, oluşacak yeni mülkiyet durumuna göre değerlendirilmesi; diğer taraftan davalı Z.'in şufa davası sonucu dava dışı M.

G.'ten edindiği 618 sayılı parseldeki 1/2 pay yönünden ise yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde gerekli araştırmanın yapılması, tarafların tüm delillerinin toplanması, soruşturmanın eksiksiz tamamlanması, toplanan ve toplanacak tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi, M.

G.e yapılan pay temlikinin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olup olmadığının ayrıca, şufa davasının da muvaazalı işlemi sonuçlandırma amacına yönelik bulunup bulunmadığının kuşkuya ver vermeyecek şekilde saptanması, sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek ve eksik soruşturmaya dayalı olarak davalı Zehit' hakkındaki dava ile karşı dava yönünden yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davacıların bu yönlere ilişkin temyiz itirazları yerindedir.Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 24.12.2009 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 750.00.-TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 26.1.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2009/7596, K. 2010/591, 26 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/7596
Karar No
2010/591
Tarih
26 Ocak 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2009/7599 K.2010/808
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2009/7600 K.2010/652
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2009/7601 K.2010/653
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2009/7603 K.2010/541
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2009/7609 K.2010/430
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2009/7610 K.2010/452

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.