KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2009/7646 E., 2009/11679 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Kasım 2009
- Mahkemesi
- BAKIRKÖY 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/12/2008
- Numarası
- 2007/44-2008/389
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, miras bırakanları H. Ç..'in maliki olduğu 30 parsel sayılı taşınmazdaki 2 ve 3 nolu bağımsız bölümleri , mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla satış suretiyle muvazaalı temlik ettiğini ileri sürerek tapu iptali ve terekeye iade isteğinde bulunmuştur.
Davalı, iddiaların yersiz olduğunu, taşınmazları bedelini ödeyerek satın aldığını bildirip davanın reddini savunmuştur.
Davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece " dava dışı mirasçılar bulunduğu, iştirakin sağlanması veya tereke temsilcisi atanması ondan sonra işin esası yönünde karar verilmesi" gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonucu davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 10.11.2009 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat M.M.. ile temyiz edilen E. Ç.. vs. vekili Avukat A. Ö.. geldiler, davetiye tebliğine rağmen diğer temyiz edilen gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olup, mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda miras bırakanın terekesine temsilci atanmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Hemen belirtilmelidir ki, tereke adına (Türk Medeni Kanununun 640. maddesi uyarınca) temsilci atandığına göre, davanın sürdürülmesinin onun veya vekil kıldığı avukatı huzuru ile gerçekleştirileceği tartışmasızdır. Oysa, 15.07.2008 tarihinde tereke temsilcisine tebligat yapıldığı halde o tarihten sonraki oturumlara tereke temsilcisi iştirak etmemiştir. Kaldıki, tereke temsilcisi atandığına göre sıfatı bulunmayan tereke ortaklarından bir veya birkaçının davayı takip etmiş olmaları neticeye etkili değildir.
Hal böyle olunca, HUMK'nun 409. madesi hükmü uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken , işin esası yönünden hüküm kurulmuş olması doğru değlidir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2009/7646, K. 2009/11679, 10 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama