İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2009/8492 K.2009/12699

Taraflar arasında görülen davada;

Esas2009/8492Karar2009/12699Tarih8 Aralık 2009Okuma6 dk · 1.124 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2009/8492 E., 2009/12699 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Aralık 2009
Mahkemesi
KÜÇÜKÇEKMECE 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
09/04/2009
Numarası
2006/133-2009/216
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.124 kelime·6 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada;

Davacı, kayden maliki bulunduğu 245 ada 14 parsel sayılı taşınmazın sahte nüfus cüzdanı ile tanzim edilen vekaletname kullanılarak C.B..’e, ondan da davalıya satış suretiyle temlik edildiğini ileri sürüp sahtecilik nedeniyle tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı, dava konusu taşınmazı bedelini ödeyerek ve tapu kaydına güvenerek satın aldığını, iyi niyetli olduğunu belirtip davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, çekişme konusu taşınmazın sahte olarak tanzim edilen vekaletname

ile C.B..’e, ondan da davalıya satış suretiyle temlik edildiği, davalının yolsuz işlemlerden haberdar olduğunun ispat edilemediği, sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan yargılanan davalının beraatine karar verildiği, davalının taşınmazı iyi niyetle iktisap ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 08.12.2009 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat T. T.. ile temyiz edilen vekili Avukat T. Ö.. geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

Dava, sahtecilik hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; davacı M.Y..’ın nüfus bilgilerini içeren sahte nüfus cüzdanı kullanılarak 16.02.2006 tarihinde Y.T..adına tanzim edilen vekaletname ile çekişme konusu 14 parsel sayılı taşınmaz 17.02.2006 tarihli akitle C. B..’e, ondan da 20.02.2006 tarihli akitle davalı N.D..’ye satış suretiyle temlik edildiği anlaşılmaktadır.

Davacı, anılan temliklerin sahtecilikle gerçekleştirildiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Hemen belirtilmelidir ki, tapu sicillerinin tutulmasının prensiplerinden biri, ‘sicilin aleniyeti(güvenilirliği)’, bir diğeri, ‘tescil’, bir başkası, ‘hazinenin kusursuz sorumluluğu’, sonuncusu ise, ‘geçerli bir hukuki sebebin bulunması’, bir başka deyişle illetten mücerret olmamasıdır.

Gerçekten de, ilk el durumunda bulunan C..’e yapılan temlikte kullanılan vekaletnamenin sahte belgelerle gerçekleştirildiği dosya kapsamı ile sabit olmuştur. Buna göre, C.. adına oluşan sicil kaydının 4721 sayılı Türk Medeni Yasasının 1025. maddesinde öngörüldüğü üzere yolsuz tescil niteliğinde bulunduğu açıktır.

Ne var ki, dava konusu yeri C..’ten edinen davalı N.. ikinci el durumunda olup, Türk Medeni Kanununun 1023. maddesinin koşullarının gerçekleşmesi halinde iktisabının korunacağı kuşkusuzdur.

Bilindiği üzere; hukukumuzda, diğer çağdaş hukuk sistemlerinde olduğu gibi kişilerin huzur ve güven içerisinde alış verişte bulunmaları satın aldıkları şeylerin ilerde kendilerinden alınabileceği endişelerini taşımamaları,dolayısıyla toplum düzenini sağlamak düşüncesiyle,alan kişinin iyi niyetinin korunması ilkesi kabul edilmiştir.

Bu amaçla Medeni Kanunun 2.maddesinin genel hükmü yanında menkul mallarda 988 ve 989, tapulu taşınmazların el değiştirmesinde ise 1023.maddesinin özel hükümleri getirilmiştir.

Öte yandan bir devleti oluşturan unsurlardan biri insan unsuru ise bunun kadar önemli olan ötekisi topraktır İşte bu nedenle Devlet, nüfus sicilleri gibi tapu sicillerinin de tutulmasını üstlenmiş, bunların aleniliğini (herkese açık olmasını) sağlamış,iyi ve doğru tutulmamasından doğan sorumluluğu kabul etmiş,değinilen tüm bu sebeplerin doğal sonucu olarakta tapuya itimat edip, taşınmaz mal edinen kişinin iyi niyetini korumak zorunluluğunu duymuştur.Belirtilen ilke M.K.nun 1023.maddesinde aynen "tapu kütüğündeki sicile iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan 3 ncü kişinin bu kazanımı korunur" şeklinde yer almış,

aynı ilke tamamlayıcı madde niteliğindeki 1024.maddenin 1.fıkrasına göre "Bir ayni hak yolsuz olarak tesçil edilmiş ise bunu bilen veya bilmesi gereken 3 ncü kişi bu tesçile dayanamaz" biçiminde öngörülmüştür.

Ne varki; tapulu taşınmazların intikallerinde, huzur ve güveni koruma, toplum düzenini sağlama uğruna, tapu kaydında ismi geçmeyen ama asıl malik olanın hakkı feda edildiğinden iktisapta bulunan kişinin,iyi niyetli olup olmadığının tam olarak tespiti büyük önem taşımaktadır.Gerçekten bir yanda tapu sicilinin doğruluğuna inanarak iktisapta bulunduğunu ileri süren kimse diğer yanda ise kendisi için maddi,hatta bazı hallerde manevi büyük değer taşıyan ayni hakkını yitirme tehlikesi ile karşı karşıya kalan önceki malik bulunmaktadır.Bu nedenle yüzeysel ve şekilci bir araştırma ve yaklaşımın büyük mağduriyetlere yol açacağı,kişilerin Devlete ve

adalete olan güven ve saygısını sarsacağı ve yasa koyucunun amacının ilk bakışta, şeklen iyi niyetli gözükeni değil,gerçekten iyiniyetli olan kişiyi korumak olduğu hususlarının daima göz önünde tutulması,bu yönde tüm delillerin toplanıp derinliğine irdelenmesi ve değerlendirilmesi gerekmektedir.

Nitekim bu görüşten hareketle "kötü niyet iddiasının def'i değil itiraz olduğu,iddia ve müdafaanın genişletilmesi yasağına tabii olmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve mahkemece kendiliğin den (resen) nazara alınacağı ilkeleri 8.ll.l99l tarih l990/4 esas l99l/3 sayılı İnançları Birleştirme Kararında kabul edilmiş, bilimsel görüşlerde aynı doğrultuda gelişmiştir.

Somut olaya gelince; davalı N..taşınmazı iyi niyetle edindiğini savunmuşsa da, hakkında sahtecilikten dolayı açılan dava neticesinde Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.06.2008 tarih, 2007/301 esas, 2008/171 sayılı kararı ile davalı Nadime’nin eldeki davaya konu taşınmazın sahtecilik suretiyle satışına iştirak ettiğine dair mahkumiyete yeterli bir delil elde edilemediği gerekçesiyle beraatine karar verildiği görülmektedir.

Bilindiği üzere; Borçlar Yasasının 53. maddesi hükmü uyarınca, ceza mahkemesinden verilen beraat kararlarının hukuk hakimini bağlamayacağı tartışmasızdır. Kaldı ki, ceza mahkemesi dosyasında dava konusu taşınmazın satışına dair işlemlerden davalı N..’nin eşi olan D. Ç..’ın sorumlu olması gerektiği belirtilmiş, anılan kişi hakkında da ceza davası açılmış olup o davanın da derdest bulunduğu anlaşılmaktadır. Yine dosya kapsamından ve özellikle beyanlardan sahte vekaletnamenin tanzimine yönelik işlemleri davalı N..eşi olan D..Ç..’ın organize ettiğinin söylendiği de görülmektedir. .

Esasen, davalı N..’nin ev hanımı olduğu halde ticari faaliyetlerde kullanılmak üzere vergi numaraları aldığı, buna karşın hiçbir ticari faaliyetinin bulunmadığı, evli olmasına rağmen bazen kızlık soyadı olan ‘D..’ soyadını, bazen de ‘Ç..’ soyadını kullanarak resmi işlemler yaptığı sabit olup bütün bu hususların davalı N..’nin eşinin isteği üzerine ve onun işlerine yardımcı olmak amacına ilişkin bulunduğu sonucuna varılmaktadır.

Diğer taraftan; çekişmeli taşınmazın dava dışı C..adına kayıtlı iken davalı N..’nin yeğeni olduğu söylenen E. T.. ile taşınmazın alımı hususunda 18.02.2006 tarihli ‘ortaklık protokolü’ adı altında belge düzenledikleri ve bu belgede davalının eşi D. Ç..’ın da yüklenici olarak imzasının bulunduğu, öte yandan, taşınmazın kısa aralıklarla el değiştirdiği ve gerçek değeri ile akitte gösterilen bedel arasında aşırı fiyat farkı bulunduğu, iddia edildiği gibi gerçek bedel üzerinden bir ödeme yapıldığının da belgelendirilmediği açıktır.

Bütün bu olgular ve özellikle hadisenin ilk başlangıcından beri içinde olan ve bu olguları gerçekleştirenler arasında yer alan D. Ç..’ın davalı N..’nin eşi olduğu gözetildiğinde, hadisenin işleyiş tarzının davalı N..tarafından bilinmediği veya bu olaylardan bihaber olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur. Başka bir ifadeyle, davalı N.., somut olguları bilen ve bilmesi gereken kişi konumundadır.

Türk Medeni kanununun 1024. maddesinde, “ bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz” hükmü öngörülmüştür. Anılan yasal düzenleme ve yukarıda değinilen ilkeler karşısında davalı N..’nin bu düzenlemeler dışında mütalaa edilmesinin kabulüne olanak yoktur.

SONUÇ / HÜKÜM

Hal böyle olunca; davalının çekişme konusu taşınmazı ediniminin iyi niyetli olduğu söylenemez. O halde, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir. Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 19.12.2008 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 625.00.-TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına, 08.12.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2009/8492, K. 2009/12699, 8 Aralık 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/8492
Karar No
2009/12699
Tarih
8 Aralık 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2009/8494 K.2009/8776
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2009/8494 K.2009/14533
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2009/8495 K.2009/8457
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2009/8495 K.2009/14534
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2009/8496 K.2009/14535
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2009/8498 K.2009/12013

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.