İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2009/9560 K.2009/13230

Taraflar arasında görülen davada;

Esas2009/9560Karar2009/13230Tarih16 Aralık 2009Okuma4 dk · 824 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2009/9560 E., 2009/13230 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Aralık 2009
Mahkemesi
ANKARA 14. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ,
Tarihi
18/11/2008
Numarası
2000/332-2008/377
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

824 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada;

Davacılar, miras bırakanları M.Ö..'in 15 parça taşınmazını kendilerinin miras hakkını ortadan kaldırmak için muvazaalı olarak davalı kızlarına intikal ettirmek üzere önce yabancı kişilere satış göstererek devrettiğini, onlardan da davalıların satın alma yoluyla edindiklerini ileri sürüp, tapu kayıtlarının iptali ile terekeye iadesini, olmazsa tenkis istemişler, yargılama sırasında taleplerini 6 parça taşınmaza hasretmişlerdir.

Davalılar, babalarının yabancılara sattıkları taşınmazların bir kısmını bedellerini ödeyerek satın aldıklarını, bazı taşınmazların kendileri ile ilgisi bulunmadığını bildirip, davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.

Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis isteklerine ilişkindir.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; miras bırakanın 53 ada 1 parsel, 149 ada 2 parsel, 31135 ada 1 parsel, 31212 ada 5 parsel ve 31204 ada 11 parsel sayılı taşınmazlarını 03.02.1995 tarihinde vekili M.. G.. aracılığı ile dava dışı E.. Y..'ye 158 ada 6 parsel, 149 ada 1 parsel, 31152 ada 4 parsel, 31210 ada 2 parsel ve 31198 ada 3 parsel sayılı taşınmazlarını 03.02.1995 tarihinde dava dışı K..

Ö..'e, 31197 ada 6 parsel, 148 ada 1 parsel, 212 parsel, 31210 ada 3 parsel ve 31210 ada 1 parsel sayılı taşınmazlarını 03.02.1995 tarihinde yine aynı vekil aracılığı ile dava dışı B. G..e satış yoluyla, ara malik E.Y..'nin 31135 ada 1 parsel, 31204 ada 11 parsel sayılı taşınmazları 11.09.1997 tarihinde miras bırakan M.

Ö..'in kızı davalı F..'ya satışla, ara malik K. Ö..'ün 149 ada 1 parsel, 31198 ada 3 parsel, 31152 ada 4 parsel, 31210 ada 2 parsel sayılı taşınmazları 25.12.1997 tarihinde miras bırakanın kızı davalı E..'ye, E. Y.'nin 53 ada 1 parsel, 149 ada 2 parsel ve 31212 ada 5 parsel sayılı taşınmazları 20.11.1998 tarihinde davalı F..'ya satış yoluyla, yine bir kısım taşınmazların da ara malikler tarafından dava dışı kişilere satış yoluyla temlik edildiği, bir kısmının ise halen ara malikler üzerinde bulunduğu görülmektedir.

Davacılar, sözü edilen temliklerin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, 31152 ada 4 parsel, 31198 ada 3 parsel, 31210 ada 2 parsel, 149 ada 1 parsel, 31204 ada 11 parsel, 31212 ada 5 parsel, 149 ada 2 parsel, 31135 ada 1 parsel, 31197 ada 6 parsel, 31210 ada 3 parsel, 53 ada 1 parsel, 148 ada 1 parsel, 158 ada 6 parsel, 209 ada 3 parsel ve 31210 ada 1 parseller bakımından tapu kayıtlarının iptali ile terekeye iadesi, olmazsa tenkis isteği ile eldeki davayı açmışlar, yargılama sırasında 31152 ada 4 parsel, 31198 ada 3 parsel, 31210 ada 2 parsel, 31204 ada 11 parsel, 31212 ada 5 parsel ve 149 ada 2 parsel olmak üzere toplam 6 parça taşınmaz dışındaki davalarını atiye bırakmışlardır.

Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.

Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmeside Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tesbitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.

Hemen belirtmek gerekir ki; bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır.

Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmeside büyük önem taşımaktadır.

Bunun içinde ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, miras bırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alış gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.

Somut olaya gelince; murisin ekonomik durumunun iyi olduğu, mal satmaya ihtiyacı bulunmadığı, miras bırakanın sağlığında bir kısım taşınmazlarını kızlarına verdiğini çevresindeki insanlara söylediği, temliklerin bozulmasını önlenmek düşüncesi ile aracı kişiler kullanmak suretiyle taşınmazların kızlarına devrini sağladığı, davalıların alım güçlerinin bulunmadığı, keza 2.el konumundaki kayıt maliklerininde Türk Medeni Kanununun 1023.maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacakları anlaşılmaktadır. Bu belirleme ve olgular yukarıda değinilen ilkeler çerçevesinde değerlendirildiğinde miras bırakanın temlik yapmasındaki amacının terekeden mal kaçırmaya yönelik olduğu kabul edilmelidir.

Hal böyle olunca, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davacıların, temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 16.12.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2009/9560, K. 2009/13230, 16 Aralık 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/9560
Karar No
2009/13230
Tarih
16 Aralık 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2009/9561 K.2009/11738
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2009/9561 K.2009/9111
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2009/9562 K.2009/9112
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2009/9563 K.2009/11410
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2009/9563 K.2009/9113
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2009/9564 K.2009/9114

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.