KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2010/13206 E., 2011/327 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ocak 2011
- Mahkemesi
- KADINHANI ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 11/06/2010
- Numarası
- 2009/255-2010/103
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden malik olduğu 17 ada 1 parsel sayılı taşınmazı, davalının tarım yaparak işgal ettiğini, yapılan sözlü ve yazılı bildirimlere rağmen davalının işgalini devam ettirdiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinde bulunmuş, aşamalarda ecrimisil miktarı yönünden dava dilekçesini ıslah etmiştir.
Davalı, çekişme konusu taşınmazın kendisine ait olup, dedesinden kaldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının kayden malik olduğu taşınmaza, davalının haklı ve geçerli bir neden olmaksızın elattığının sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kayden davacıya ait taşınmaza davalının haklı ve geçerli bir neden bulunmaksızın müdahale ettiği belirlenerek, elatmanın önlenmesine ve ecrimisile karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalının, bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Ancak, mahkemece elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istekleri bakımından davacı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedildiği görülmektedir.
Bilindiği üzere; 492 Sayılı Harçlar Yasası'nın 16.maddesi uyarınca, taşınmazın aynına yönelik davalarda, tapu iptali-tescil yada olayda olduğu gibi elatmanın önlenmesi yanın da ve onunla birlikte ecrimisil talebi de bulunduğu takdirde, dava değeri, taşınmazın değeri ve istenen ecrimisil miktarının toplamıdır.
Hal böyle olunca, yukarıda değinilen yasal düzenleme uyarınca, hüküm altına alınan ecrimisil miktarı ile tecavüzlü kısmın saptanan değerinin toplamı üzerinden tek bir avukatlık ücretinin hüküm altına alınması gerekirken, her iki değer için ayrı ayrı avukatlık ücretinin takdir edilmiş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/13206, K. 2011/327, 19 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama