İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2010/13965 K.2011/4893

Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;

Esas2010/13965Karar2011/4893Tarih26 Nisan 2011Okuma4 dk · 840 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2010/13965 E., 2011/4893 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Nisan 2011
Mahkemesi
VAN 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
09/04/2010
Numarası
2006/367-2010/196
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

840 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;

Davacı Sona, S.A.ve M.aleyhine, diğer davacılar ise A.ve M.aleyhine açtıkları davada, miras bırakanları Ş.Karatekin'in ölümünden sonra davalı kardeşleri S. ve A.'nın veraset ilamı çıkartmak için vekalet vermeleri gerektiğini söylemeleri üzerine topluca M.t Ş.'ı vekil tayin ettiklerini, ancak miras bırakandan kalan taşınmazınların vekil tarafından mirasçılık haklarını ortadan kaldırmak için muvazaalı bir şekilde diğer mirasçı olan davalılar S.ve A.ya bedelsiz devredildiğini öğrendiklerini, işlemin gerçek bir satış olmadığını,

bu davanın açılmasından sonra davalı A.'nın 89 parseldeki 2 nolu bağımsız bölümü yine muvazaalı olarak akrabası olan K.'a, onun da davalı kardeşi M. sattığını ileri sürüp, satış işlemlerinin iptal edilerek hisse oranına göre hak sahipleri adına tescilini istemişler, yargılama sırasında davacı Sona vekili, davalılardan S. hakkındaki davadan 26 nolu bağımsız bölüm dışındaki taşınmazlar bakımından feragat etmiştir.

Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, işlemlerin danışıklı olduğunun anlaşıldığı, bir kısım davalılar ve taşınmazlar yönünden feragat beyanı bulunduğu gerekçeleri ile asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karar, davacı S.K.ve davalı M.İ.K.tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 26.4.2011 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden M.İ.K.vekili Avukat M.B.ve davalı S. K. vekili Avukat B.E.ile yine temyiz eden asil S. K. geldiler, davetiye tebliğine rağmen davalı A.K.ile davacı A. N. vd. vekili avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen asil ve vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi . tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

Dava ve birleşen davalar, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptal-tescil isteğine ilişkindir.

Mahkemece, işlemlerin danışıklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Davacı S.vekilinin, 4.6.2008 tarihli oturumdaki ve 3.6.2008 havale tarihli dilekçesindeki davalı S. yönünden 26 nolu bağımsız bölüm haricindeki taşınmazlarla ilgili feragat beyanının, davacının verdiği 14.2.2006 tarihli vekaletnamedeki yetkiye uygun olduğu öte yandan, HUMK.'nun 94. ve devamı maddeleri gereğince sonuç doğurduğu, diğer taraftan, müvekkilin iradesine uygun olmadığı ya da bu yetkinin kullanılması açısından bir izin ya da talimatın bulunmadığı yönündeki iddiaların vekil-müvekkil arasındaki iç ilişki ile ilgili olduğu tartışmasızdır. Davacı S.'nın temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.

Davalı M.in temyizine gelince; davacılar miras bırakanları Ş.K.ölümünden sonra davalılar Sabahattin ve A.nın veraset ilamı çıkartmak için vekalet vermeleri gerektiğini söylemeleri üzerine topluca vekil tayin ettiklerini; M. Ş.tarafından miras bırakandan kalan taşınmazların davalı S.ve A.'ya bedelsiz devredildiğini, yargılama sırasında 2 nolu bağımsız bölümün davalı Muhammet'e muvazaalı olarak temlik edildiğini ileri sürerek, eldeki davayı açmışlardır.

Bu durumda, davada miras bırakanın bizzat yaptığı temliklerin muvazaalı olduğu değil, miras bırakandan kalan taşınmazlarla ilgili bazı işlemlerin yapılması amacıyla verilen vekaletnamenin kötüye kullanıldığı iddiasına dayanılmıştır.

Borçlar Kanununun temsil ve vekalet bağıtını düzenleyen hükümlerine göre, vekalet sözleşmesi büyük ölçüde tarafların karşılıklı güvenine dayanır. Vekilin borçlarının çoğu bu güven unsurundan, onun vekil edenin yararına ve iradesine uygun davranış yükümlülüğünden doğar.

Borçlar Kanununda sadakat ve özen borcu, vekilin vekil edene karşı en önde gelen borcu kabul edilmiş ve 390/2 maddesinde "vekil, müvekkiline karşı vekaleti hüsnüniyetle ifa ile mükelleftir..." hükmüne yer verilmiştir. Bu itibarla vekil, vekil edenin yararına ve iradesine uygun hareket etme, onu zararlandırıcı davranışlardan kaçınma yükümlülüğü altındadır.

Sözleşmede vekaletin nasıl yerine getirileceği hakkında açık bir hüküm bulunmasa veya yapılan işlem dış temsil yetkisinin sınırları içerisinde kalsa dahi vekilin bu yükümlülüğü daima mevcuttur.

Hatta malik tarafından vekilin bir taşınmazın satışında, dilediği bedelle dilediği kimseye satış yapabileceği şeklinde yetkili kılınması, satacağı kimseyi dahi belirtmesi,ona dürüstlük kuralını, sadakat ve özen borcunu gözardı etmek suretiyle, makul sayılacak ölçüler dışına çıkarak satış yapma hakkını vermez. Vekil edenin yararı ile bağdaşmayacak bir eylem veya işlem yapan vekil değinilen maddenin birinci fıkrası uyarınca sorumlu olur.

Öte yandan, vekil ile sözleşme yapan kişi Medeni Kanunun 3. maddesi anlamında iyi niyetli ise yani vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını bilmiyor veya kendisinden beklenen özeni göstermesine rağmen bilmesine olanak yoksa, vekil ile yaptığı sözleşme geçerlidir ve vekil edeni bağlar. Vekil vekalet görevini kötüye kullansa dahi bu husus vekil ile vekalet eden arasında bir iç sorun olarak kalır, vekil ile sözleşme yapan kişinin kazandığı haklara etkili olamaz.

Ne varki, üçüncü kişi vekil ile çıkar ve işbirliği içerisinde ise veya kötü niyetli olup vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını biliyor veya bilmesi gerekiyorsa vekil edenin sözleşme ile bağlı sayılmaması, Medeni Kanunun 2. maddesinde yazılı dürüstlük kuralının doğal bir sonucu olarak kabul edilmelidir. Söz konusu yasa maddesi buyurucu nitelik taşıdığından hakim tarafından kendiliğinden (resen) göz önünde tutulması zorunludur. Aksine düşünce kötü niyeti teşvik etmek en azından ona göz yummak olur. Oysa bütün çağdaş hukuk sistemlerinde kötü niyet korunmamış daima mahkum edilmiştir. Nitekim uygulama ve bilimsel görüşler bu yönde gelişmiş ve kararlılık kazanmıştır.

O halde, toplanan ve gerektiğinde toplanması gereken delillerin bu iddia doğrultusunda incelenmesi ve değerlendirilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davalının, temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 03.12.2010 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden taraflar vekillerinden davalılar vekilleri için 825.00.-TL. duruşma avukatlık parasının diğer temyiz edenden alınmasına, 26.4.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/13965, K. 2011/4893, 26 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/13965
Karar No
2011/4893
Tarih
26 Nisan 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2010/13966 K.2011/5489
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2010/13967 K.2011/4837
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2010/13968 K.2011/4363
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2010/13970 K.2011/5632
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2010/13972 K.2011/3936
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2010/13975 K.2011/4439

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.