KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2010/162 E., 2010/1605 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2010
- Mahkemesi
- SİLİFKE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28/07/2009
- Numarası
- 2008/17-2009/329
Karar Metni
310 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada; Davacı, adına kayıtlı 1108 sayılı parselin tamamını davalının işgal etiğini ileri sürerek elatmasının önlenmesini ve beş yıllık 7.000 YTL. ecrimisilin tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının 1108 sayılı parsel ile dava dışı 1105 sayılı parselde muris babasından intikal edecek payını satış vaadi sözleşmesiyle satın aldığını, ödediği paranın uyarlama suretiyle tahsili için Sulh Hukuk mahkemesinde dava açtığını,, hapis hakkı bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, haksız elatmanın keşfen saptandığı gerekçesiyle davalının elatmasının önlenmesine ve kısmen ecrimisile karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi .. .....raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, 1108 sayılı parselin davacı adına kayıtlı bulunduğu, davanın 7.000 YTL. değerle açıldığı ve el atmanın önlenmesi ile 7.000 YTL. ecrimisil istendiği, keşif sırasında dava değeri yönünden bir hesaplama yapılmadığı, yargılama sonunda ise el atmanın önlenmesine ve kısmen ecrimisile karar verildiği görülmektedir.
Ne var ki, el atmanın önlenmesi isteği bakımından çekişmeli taşınmazın değerinin keşfen saptanması ve ortaya çıkacak dava değeri üzerinden harcın tamamlatılması gerekeceği gözden kaçırılmıştır.
Bilindiği üzere, 492 Sayılı Harçlar Yasası, harcın alınmasını veya tamamlanmasını tarafların isteklerine bırakmayıp, anılan hususun mahkemece kendiliğinden gözetileceğini düzenlemiş ve buyurucu nitelikteki 32. maddesinde, yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağını öngörmüştür.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/162, K. 2010/1605, 17 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama