KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2010/1988 E., 2010/3235 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2010
- Mahkemesi
- YAZIHAN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 03/11/2009
- Numarası
- 2009/26-2009/107
Karar Metni
230 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;Davacılar, kayden paydaş oldukları .ve . parsel sayılı taşınmazlardan, davalının izin almaksızın su borusu geçirmek suretiyle haksız el attığını ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve eski hale getirme isteğinde bulunmuşlardır.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davacılar iddiası sabit görülerek, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi .... raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden, davalı Y.K.'ya dava dilekçesinin "E.Köyü- Yazıhan" adresine tebliğe çıkarıldığı, köy muhtarı H. H.A.'a evrakın teslim edildiğinin tebligatta yazıldığı, aynı kişinin eldeki davanın davacısı olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davalıya dava dilekçesinin usulünce tebliğ edildiğinden söz edilemeyeceği açıktır. Davalı Y.'a, dava dilekçesi tebliğ edilemediğine göre, davalıya delillerini toplama olanağı ve savunma hakkı verilmeksizin usulü dairesince taraf teşkili sağlanmadan işin esası hakkında karar verilmesi isabetli değildir.
Hal böyle olunca, öncelikle taraf teşkilinin sağlanması, ondan sonra iddia ve savunma doğrultusunda delillerin toplanarak sonucuna göre işin esası hakkında bir hüküm kurulması gerekirken, anılan husus gözardı edilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/1988, K. 2010/3235, 22 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama