KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2010/2224 E., 2010/3384 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2010
- Mahkemesi
- ŞİŞLİ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 03/12/2009
- Numarası
- 2009/90-2009/548
Karar Metni
271 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;Davacı, dava konusu ... ada .parsel 5 nolu bağımsız bölümün miras bırakan babası Avadis’ten mirasçılarına intikal ettiğini, taşınmazın murisin eşinin oğlu olan davalı tarafından haksız olarak işgal edildiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerinde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, intifadan men koşulunun gerçekleşmemesi nedeniyle davanın reddine karar vermiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi .....raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, çaplı taşınmazda bulunan bağımsız bölüme elatmanın önlenmesi isteğiyle Sulh Hukuk Mahkemesine açılmış; Sulh Hukuk Mahkemesince verilen görevsizlik kararı temyiz edilmeksizin 6.10.2008 tarihinde kesinleşmiştir.
Bilindiği üzere, görevsizlik kararı veren mahkeme bu kararında dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesine karar vermekle yetinir. Dava dosyasını kendiliğinden (re’sen) görevli mahkemeye gönderemez. Dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi ve davaya görevli mahkemede devam edilebilmesi için görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren 10 gün içinde taraflardan birinin görevli mahkemeye başvurarak tebligat yaptırması gerekir. (H.U.M.K.’nun 193. maddesi) 10 günlük süre hak düşürücü nitelikte olup, mahkemece re’sen gözetilir.
Somut olayda görevsizlik kararı 6.10.2008 tarihinde kesinleştiği halde davacı vekili 21.10.2008 günü Sulh Hukuk Mahkemesine verdiği dilekçe ile dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi isteğinde bulunmuştur.Görevsizlik kararının kesinleştiği gün ile başvurma günü arasında 10 günden fazla bir süre geçtiğinden görevli mahkemede görülen dava görevsiz mahkemede açılan davanın devamı sayılamaz.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/2224, K. 2010/3384, 25 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama