İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2010/2604 K.2010/5349

Taraflar arasında görülen davada;

Esas2010/2604Karar2010/5349Tarih6 Mayıs 2010Okuma7 dk · 1.422 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2010/2604 E., 2010/5349 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Mayıs 2010
Mahkemesi
ANKARA 19. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ,
Tarihi
17/09/2009
Numarası
2007/344-2009/269
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.422 kelime·7 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada;

Davacı, dava dışı D. A.A.adına eksik belge ile 2981 ve 2805 Sayılı Yasalara aykırı olarak tahsis işlemi yapılıp, .ada 6 sayılı parselden 201/550 pay tescil edildiğini, bilahare Encümen Kararıyla belediyenin 19 m² ve 56 m² lik paylarının da D.

A.ye satıldığını, 6 sayılı parselin 7 sayılı parselle tevhidi sonucu oluşan 13 sayılı parselde kat irtifakı tesis edildiğini ve sonra taşınmazın yeni düzenleme ile 61300 ada 5 sayılı parsel olduğunu, D.A.'nin kendine isabet eden bağımsız bölümleri davalılara satış suretiyle temlik ettiğinden belediyece re'sen iptal işleminin yapılamadığını, D..A.adına oluşan Kaydın yolsuz tescil olup, davalıların da kötü niyetli olduklarını ileri sürerek,

5 sayılı parselde davalılar adına kayıtlı 276/933 payın iptali ve belediye adına tescilini istemiş, 17.11.2008 tarihli dilekçeyle 2, 7, 8 nolu bağımsız bölümlerin dava tarihinden sonra el değiştirmesi nedeniyle davalılar N., M.ve F.e yönelik davasını tazminata dönüştürmüştür.

Davalılar M.K.ve M., iddiaların doğru olmadığını, yükleniciye ait bağımsız bölümleri satın aldıklarını ve dairelerinin D.A.ile ilgisinin bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.

Davalı N., belediyenin kendi kusurundan yararlanmaya çalıştığını, hatta Encümen Kararına dayalı olarak usulüne uygun şekilde yapılan satışların dahi iptal konusu yapıldığını, Türk Medeni Kanununun 2, 1023 ve 712.maddelerinin gözetilmesi gerektiğini, iktisabının iyiniyetli olduğunu beyan ederek, davanın reddini istemiş, diğer davalılar davaya yanıt vermemişlerdir.

Mahkemece, dava dışı D. A.'nin adına oluşturulan 276/933 payın yolsuz tescil olup, bu paya 2, 7, 8 ve 16 nolu bağımsız bölümlerin özgülendiği, D.A.ile davalı N.arasında baba oğul ilişkisi bulunduğu; 1, 3 ve 13 nolu bağımsız bölümlerin D.A.'nin arsa payına karşılık verilmediği, alınan bilirkişi raporunun hükme yeterli ve elverişli olduğu gerekçesiyle, davalı Naci yönünden iptal-tescile, davalılar N., F.ve M.bakımından tazminata, diğer davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili ile davalılar N., N., M.ve F.vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ....'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.

Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacı belediyenin maliki olduğu 40016 ada 6 parsel sayılı taşınmazda 201/550 payın 3290 sayılı yasa ile değişik 2981 sayılı yasa gereğince dava dışı D.A.A. adına tahsis ve tescil edildiği, bilahare belediyenin 56 payının 17.11.1994 tarih 4229 sayılı Encümen Kararıyla ve 19 hissesinin de 16.12.2004 tarih 3054 sayılı Encümen Kararıyla adı geçene satılmasına karar verildiği ve sonrasında 40016 ada 6 parsel sayılı taşınmazın aynı ada 7 sayılı parselle 07.01.2005 tarihinde tevhit edilerek 40016 ada 13 parsel sayılı taşınmazın oluşturulduğu,

D.A.’nin adına kayıtlı 276/933 payından 19/933 payın 09.02.2005 tarihinde tahsis iptali ile davalı belediye adına tescil edildikten sonra anılan payın yeniden satışı ile 28.02.2005 tarihinde 276/933 pay D.A.adına tescilliyken taşınmazda 01.11.2005 günü kat irtifakı tesis edildiği ve 1,2,3,7,8,16 nolu bağımsız bölümlerin müstakilen, 13 nolu bağımsız bölümde 27/35 payın adı geçen adına kaydedildiği, D.A.tarafından da 24.3.2006 tarihinde 2,7,8 ve 16 nolu bağımsız bölümlerin sırasıyla davalılar N., F.M.ve H.’ya.

08.05.2006 tarihinde de 1 nolu konutun davalı M.’a, 3 nolu meskenin davalı K.’e, 13 nolu konuttaki 27/35 payının da davalı M.’e satış suretiyle temlik edildiği, 40016 ada 6 sayılı parsel malikleri D.A.,M.A.ve Ü.D. ile yüklenici H.H.K.arasında !6.03.2004 tarihli ve aynı ada 7 sayılı parsel maliki D.A.ile aynı yüklenici arasında 22.1.2003 tarihli Gayrımenkul Satış Vaadi ve Daire karşılığı inşaat sözleşmelerinin düzenlendiği,

mahkemece yapılan uygulama sonucu alınan bilirkişi kurulu raporunda, 6 ve 7 sayılı parsellerin tevhidi ile oluşan 13 sayılı parsel bakımından düzenlenmiş kat karşılığı inşaat sözleşmesinin belediyedeki dosyasında bulunması gerektiğinin bildirildiği;13 sayılı parselin maliklerinden M.ve Ü.’ın 1 nolu meskeni Davalı M.’a ve 3 nolu meskeni davalı K.e satması hususunda diğer arsa paydaşı D.A.’ye 05.05.2006 tarihli muvafakatname verdikleri; davalılar N.F.M.ve H.’nın D.A.’nin çocukları olduğu, taşınmazın ada ve parsel numarasının da 61300 ada 5 sayılı parsel haline geldiği,

yargılama sırasında davalılar N., F.ve M.nın adlarına kayıtlı bağımsız bölümleri ahara temlikleri nedeniyle davacının anılan davalılar bakımından davasını HUMK.nun 186. maddesi uyarınca tazminata dönüştürdüğü anlaşılmaktadır.

Davacı belediye, D.A.adına yapılan tahsis ve tescilin, eksik belgeye dayalı yani yatırılması gereken bedelin ödenmemesi nedeniyle yolsuz olduğunu, davalıların da edinimlerinde iyiniyetli olmadıklarını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.

Dava dışı D.A. A. adına 201/550 payın tahsis ve tescilinin yolsuz olduğu; davalılar N. F., M.ve H.’nın da bunu bilen ve bilmesi gereken kişi konumunda bulundukları dosya kapsamıyla sabittir.

Ne var ki, belediyeye ait 56 m² ye ve 19 m² ye ilişkin payların D. A.ye Belediye Encümen Kararları ile satıldığı ve Encümen Kararlarının halen hukuksal varlıklarını korudukları, başka bir ifadeyle anılan miktarlara ilişkin payların hukuksal dayanağının halen ayakta olan belediye Encümen Kararları olup, geçerliliklerini sürdürdükleri anlaşıldığına göre, bu paylar bakımından yolsuz tescilden söz edilemeyeceği açıktır.

Bu durumda, dava dışı D.A.nin 40016 ada 6 sayılı parselde 201/550 payının yolsuz tescil edildiğinin ve bilahare bu parselin 7 sayılı parselle tevhidi sonucu oluşan 13 sayılı parseldeki adı geçene ait 276/933 payından 201/933 payının yolsuz olduğunun gözetilmesi; başka bir ifadeyle, 75/933 payın D.A.adına tescilinin belediyenin encümen kararına dayalı satışı nedeniyle geçerli olup, kabul kapsamı dışında bırakılması gerekeceği kuşkusuzdur.

Öte yandan. 13 sayılı parselde kat irtifakı tesis edilerek D.A.adına çekişmeli bağımsız bölümlerin tescil edildiği, bilahare taşınmazın çekişmeli 5 sayılı parsel olduğu, bilirkişi kurulu raporu ile, önce 2,7,8 ve 16 nolu bağımsız bölümlerin D.

A.’ye özgülendiğinin, bilahare çekişmeli 1 ve 3 nolu meskenler ile 13 nolu bağımsız bölümdeki 27/35 payın D.A.’ye isabet edip etmediğinin anılan parselle ilgili kat karşılığı inşaat sözleşmesinin belediyeden araştırılarak tespiti gerektiğinin bildirildiği, davalılar M. K.ve M.in yükleniciye isabet eden bağımsız bölümlerin kendilerine satışının yapıldığını savundukları, 1 ve 3 nolu bağımsız bölümlerin satışının ise D.

A.tarafından diğer bir kısım arsa maliklerinin muvafakatıyla yapıldığı anlaşıldığına göre. D.A.’nin arsa payına karşılık adına hangi bağımsız bölümlerin özgülendiğinin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi, çekişmeli bağımsız bölümlerin D.A.ye isabet ettiğinin saptanması halinde 1,3 ve 13 nolu bağımsız bölüm malikleri davalılar M., K.ve M.in edinimlerinde iyiniyetli olup olmadıklarının araştırılması gerektiği tartışmasızdır.

Bilindiği üzere; hukukumuzda, diğer çağdaş hukuk sistemlerinde olduğu gibi kişilerin huzur ve güven içerisinde alış verişte bulunmaları satın aldıkları şeylerin ilerde kendilerinden alınabileceği endişelerini taşımamaları,dolayısıyla toplum düzenini sağlamak düşüncesiyle,alan kişinin iyi niyetinin korunması ilkesi kabul edilmiştir.

Bu amaçla Medeni Kanunun 2.maddesinin genel hükmü yanında menkul mallarda 988 ve 989, tapulu taşınmazların el değiştirmesinde ise 1023.maddesinin özel hükümleri getirilmiştir.

Öte yandan bir devleti oluşturan unsurlardan biri insan unsuru ise bunun kadar önemli olan ötekisi topraktır İşte bu nedenle Devlet, nüfus sicilleri gibi tapu sicillerinin de tutulmasını üstlenmiş,bunların aleniliğini (herkese açık olmasını) sağlamış,iyi ve doğru tutulmamasından doğan sorumluluğu kabul etmiş,değinilen tüm bu sebeplerin doğal sonucu olarakta tapuya itimat edip, taşınmaz mal edinen kişinin iyi niyetini korumak zorunluluğunu duymuştur.Belirtilen ilke M.K.nun 1023.maddesinde aynen "tapu kütüğündeki sicile iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan 3 ncü kişinin bu kazanımı korunur" şeklinde yer almış,

aynı ilke tamamlayıcı madde niteliğindeki 1024.maddenin 1.fıkrasına göre "Bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise bunu bilen veya bilmesi gereken 3 ncü kişi bu tescile dayanamaz" biçiminde öngörülmüştür.

Ne varki; tapulu taşınmazların intikallerinde,huzur ve güveni koruma,toplum düzenini sağlama uğruna, tapu kaydında ismi geçmeyen ama asıl malik olanın hakkı feda edildiğinden iktisapta bulunan kişinin,iyi niyetli olup olmadığının tam olarak tespiti büyük önem taşımaktadır.Gerçekten bir yanda tapu sicilinin doğruluğuna inanarak iktisapta bulunduğunu ileri süren kimse diğer yanda ise kendisi için maddi,hatta bazı hallerde manevi büyük değer taşıyan ayni hakkını yitirme tehlikesi ile karşı karşıya kalan önceki malik bulunmaktadır.Bu nedenle yüzeysel ve şekilci bir araştırma ve yaklaşımın büyük mağduriyetlere yol açacağı,kişilerin Devlete ve

adalete olan güven ve saygısını sarsacağı ve yasa koyucunun amacının ilk bakışta,şeklen iyi niyetli gözükeni değil,gerçekten iyiniyetli olan kişiyi korumak olduğu hususlarının daima göz önünde tutulması,bu yönde tüm delillerin toplanıp derinliğine irdelenmesi ve değerlendirilmesi gerekmektedir.

Nitekim bu görüşten hareketle "kötü niyet iddiasının def'i değil itiraz olduğu,iddia ve müdafaanın genişletilmesi yasağına tabii olmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve mahkemece kendiliğin den (resen) nazara alınacağı ilkeleri 8.ll.l99l tarih l990/4 esas l99l/3 sayılı İnançları Birleştirme Kararında kabul edilmiş, bilimsel görüşlerde aynı doğrultuda gelişmişti

Hal böyle olunca; öncelikle D.A.nin arsa payına çekişme konusu bağımsız bölümlerden hangilerinin özgülendiğinin belirlenmesi, tüm dava konusu bağımsız bölümlerin D.A.’ye isabet ettiğinin saptanması halinde, D.A.’nin çocukları olan davalılar yönünden D.A.nin 201/933 arsa payının yolsuz olduğunu bilen veya bilmesi gereken kişi konumunda olup, iyiniyetli olduklarından söz edilemeyeceğinden, D.A.tarafından onlara temlik edilen 2,7,8 ve 16 nolu bağımsız bölümlere ilişkin olarak davanın D.

A.’nin usulüne uygun edindiği 75/933 pay gözetilerek oranlama yapılmak suretiyle kabulüne karar verilmesi, anılan davalılar dışındaki davalılar bakımından yukarıda değinilen ilkeler gözetilmek suretiyle edinimlerinde iyiniyetli olup olmadıklarının araştırılması, iyiniyetli olmadıklarının belirlenmesi halinde aynı şekilde D.A.den yolsuz tescille gelen pay yansıtılarak davanın kabulüne hükmolunması gerekirken, yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davacı ile davalılar H.N.M.ve F.in temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 06.5.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/2604, K. 2010/5349, 6 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/2604
Karar No
2010/5349
Tarih
6 Mayıs 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2010/2605 K.2010/3836
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2010/2605 K.2010/5673
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2010/2605 K.2010/7339
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2010/2606 K.2010/3515
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2010/2606 K.2010/2782
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2010/2606 K.2010/6862

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.